Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sualler:

 Allahü teâlânın zâtî ve sübûtî sıfatları sonsuz deniyor. Gadab sıfatı gibi diğer bütün sıfatları da sonsuz mudur? Mesela merhameti sonsuz deniyor. Buradaki sonsuz ifadesi varlığı gibi ezelî ve ebedî olması mıdır veya merhameti çok büyüktür manasında mı yoksa er ikisi de mi?

 Farzın son iki rek’atinde zammı sure okumak secde-i sehvi gerektirir mi?

 Kaç rek’at kıldığını şaşırıp, namazda düşünmesi, sonraki rüknün veya vâcibin, bir rükn zamanı kadar gecikmesine sebep olursa, bu arada, âyet ve dua okusa secde-i sehv gerekir mi?

 Birinci rek’atte zammı sure okumayı unutan ikinci ve üçüncü rek’atta okuyamaz mı? İllâ üçüncü ve dördüncü rek’atte mi okumalıdır?

 Kazâ namazı kıldıktan sonra normal namazlardaki tesbihat yapılır mı? Kazâ namazı olan bir kişi, Kur’an-ı kerimden ezber mi yapmalı veya dinî ilimler mi öğrenmeli, yoksa kazâ namazı mı kılmalıdır?

 Sâlih olup olmadığını bilmediğimiz doktorun/eczacının verdiği ilaçları, içinde alkol olup olmadığını anlayamıyorsak kullanabilir miyiz? Aynı vazifeyi yapan alkolsüz ilaç olup olmadığını sormamız şart mıdır? Sormadan alınmışsa ne yapılacaktır? Alkolü ilaç olarak kullanmak ile içinde alkol karışık ilacı kullanmanın hükmü farklı mıdır?

 Türkiye'de İslâmî banka adı altında iş yapan müesseselerin yaptıkları işler ne kadar İslâm hukukuna uygundur? Kâr payı denilen şey tam olarak nedir? Fâizden farklı olduğunu söylüyorlar; ancak nihayetinde kredi verip bunun fâizini alarak buradan kazandıkları parayı kar payı diye dağıtıyorlar. Dârülharbdeki vaziyet nedir?

 Müslüman bir erkeğin gayrimüslim olan karısı, hamile olduğu halde ölse, karnındaki çocuk da İslâm fıtratı üzerine olduğundan, böyle bir durumda cenaze namazı kılınacak mı? Müslüman mezarlığına mı küffar mezarlığına mı defnedilir? Müslüman bir erkeğin Gayrimüslim olan karısı, hamile olduğu halde ölse; karnındaki çocuk da uzuvlar henüz teşekkül etmemiş yani dört aylık olmamış olsa, bu çocuğun uzuvları henüz teşekkül etmediğinden yok hükmünde kabul edilip kadının cenaze namazı kılınmaz kendi batıl dini üzere gömülür demek doğru olur mu?

 Namazda sübhaneke okunurken "Ve celle senâüke" kısmının okunmayıp da cenaze namazında okunmasının belli bir sebebi var mıdır?

 Cenaze namazında üçüncü tekbirden sonra fatihayı besmelesiz dua niyeti ile okuyabiliyoruz. Sehven veya bilmeden besmele çekerek okunsa namaz sahih olur mu? Dua makamında âyet okumak namazı mekruh eder mi?

 Kadınlara cenaze namazı kılmaları lazım değilken kılmaları halinde ellerini koyma biçimi namazda olduğu gibi göğüs üzerine mi olacaktır?

 Cenaze namazı kıldırmakta olan bir imamın abdesti bozulsa yerine başkasını geçirmesi caiz olur mu? Eğer caiz olursa bir sualim daha var. İmamın yerine geçen kimse nereden devam eder. İmam okumaları sessiz yapıyor. Kaldığı yeri nasıl tayin eder?

 Mevkufat kitabında ölü için birden fazla cenaze namazı kılmak mekruhtur buyuruluyor. Bir cenaze yıkanmadan önce namazı kılınmış sonra da defnedilmiş olsa bu cenazenin namazı yeniden kılınır mı? Yıkanmak için tekrar kabir açılır mı?

 Çocuğun cenaze namazında niyet bakımından erkek ve dişilik tayin olur mu?

 Cenaze namazında çocuk ve deli için üçüncü tekbirden sonra mağfiret duası okunur mu?

 İmam efendi dördüncü tekbirden sonra ve selamdan önce dua okumaması gerekirken sehven veya dalgınlıkla dua okumuş olsa, besmele çekse veya ayet okusa, cenaze namazı sahih olur mu?

 Cenaze namazında birinci tekbirin ve diğer üç tekbirin hükümleri nedir? Bu tekbirlerden birisi terk edilmiş olsa namaz caiz olur mu? Tekbirlerden birini unutup selam veren imam efendi namazı nasıl kurtarır?

 İmamın dördüncü tekbirinden sonra cenaze namazına yetişen kimsenin durumu nedir?

 Cenaze namazının bazı tekbirlerine yetişemeyen kimse imam efendiyi bekleyip tekbiri imamla mı alacak... Beklemez ve namaza girer girmez tekbir alırsa namazı sahih olur mu?

 Kadınlarla aynı hizada bulunma hali cenaze namazını bozar mı?

 İmam cenaze namazı kıldırırken cenaze imamın göğsü hizasında durmazsa imamın kıldırdığı namaz caiz olur mu? Mutlaka lazım olan bir durma biçimi bildirilmiştir?

 İmam bir cenaze namazı kılmaya başladıktan sonra başka bir cenaze musallaya getirilmiş olsa ilk cenazenin namazı sonra gelen cenazeye kifayet eder mi? İkinci için yeniden mi kılınır?

 Evde veya bir insana ait olan arazide cenaze namazı kılanları işittim. Bu bid’at değil midir? Cenaze namazı kılmak için belli bir mekân var mıdır?

 Namazda rükûdan kalkarken semî’ allahü limen hamideh diyoruz. Semî’ derken ayına cezmetmesek, yani semî’ demesek, düz olarak semi desek, mânâ bozulur mu? Namazı kazâ etmek gerekir mi?

 Sünneti beğenmemenin küfre sebep olduğunu ve takke kullanmanın sünnet olduğunu biliyoruz. Çevremizdeki nice kişiler "Takke Türklere yakışmıyor” diyor. Yukarıdaki kaideleri anlatıyoruz. Maalesef bu kanaatlerinde devam ediyorlar. Bunlara karşı muamelemiz nasıl olmalıdır?

 Kur'an-ı kerimi ezberlemek istiyorum. Nasıl ezberlemeliyim? Unutmamamak için ne yapmalıyım? Kazâ namazlarım var; onları kıldıktan sonra mı ezberlemeliyim?

 Benim gaz problemim vardı. Abdestte Mâlikî mezhebini taklid etmemi tavsiye ettiler. Bir iki sene böyle yaptım. Ama ben Mâlikî mezhebinin abdestteki farzlarını yapmadım. Meselâ başın tamamını meshetmeyi ve gusülde vücudun tamamını ovalamayı bilmiyordum. Hanefî mezhebine göre abdest aldım. Şimdi ne yapmam gerekir?

 Sitenizde tıbben zararlı olmayan her türlü destekleyici ilacı kullanmak câizdir diye yazıyor. Mesela tıbben tavada kızartma zararlı ve kanserojendir. Tam sağlıklı bir insan tavada kızartma yese fakat tıbben zararlı olduğundan günaha girer mi?

 Abdesti bozan sebep, guslü gerektiren bir şey olmuş olsa o arada namazı bozacak bir iş yapmasa hemen gusül yapıp da namazın geri kalanını tamamlayabilir mi?

 Abdest bozulmasından sonra, namaz kılanın daha önce abdestinin bozulmuş olduğu ortaya çıksa. Mesela, abdesti bozulan bu kimsenin ayağındaki mestin müddetinin dolmuş olduğu anlaşılmış olsa, veya kanama,akıntı olduğunu hatırlasa abdestini alıp da namazının geri kalanını tamamlayabilir mi?

 Abdesti bozulan bir kimse, abdestini yenilemek için herhangi bir özür de yokken kendine yakın yerdeki suyu bırakıp da az daha uzaktaki bir yere gidip abdest alsa bu hükümden faydalanamayacak hale getirir mi? Yani bunun gibi zaruri olmayan bir işi yapmış olmak bu hükümden istifadeye engel midir?

 Bir kimsenin elinde olmayan bir sebeple abdestinin bozulmasından sonra, herhangi bir özrü yok iken eğlenip de abdest almayı geciktirmesi, velev ki namazı ve abdesti bozan bir şey yapmasın, abdestin bozulmasından sonra, özürsüz bir gecikme yapmak o kimseyi bu hükümden faydalanamayacak hale getirir mi?

 Elinde olmayan bir sebeple abdesti bozulduğu zaman, kasten abdestini bozmak, yemek, içmek ve konuşmak, avret yerini açmak gibi namaza zıt bir şeyi yani bunlardan birini yapan kimse, abdestini alarak namazının üzerini tamamlayabilir mi?

 Rükû veya secde veya tehıyyatta bozulursa abdestini tazeleyip gelince nereden başlayacaktır?

 Kıyamda Kur'an-ı Kerim okumakta iken abdesti bozulan kimse abdestini tazeleyip gelince nereden başlayacaktır?

 Kasten abdest bozma ile elinde olmayan bir sebeple abdestin bozulmasının bu meseledeki hükmü nedir?

 Bayılma, gibi nadiren vukubulan bir şey ile abdest bozulacak olsa, abdesti alıp üzerine tamamlamak caiz olur mu?

 Münferid veya cemaatle namaz kılan bir kimsenin Namaz içinde abdesti bozulup gidip abdest aldıktan sonra namazını tamamlamasının caiz olmasında bazı şartlar var mıdır?

 Mehdî’nin zuhuru hakkında tasavvuf büyüklerinin bazı keşifleri vardır. İmam-ı Rabbanî hazretleri kıyametin kopmasının hicrî 1500 ile 2000 yılları arasında olacağını keşif buyurmuştur. Kendisi ikinci bin yılın müceddidi olup, mehdî de üçüncü bin yılın müceddidi olacağına göre, daha Mehdî’nin ortaya çıkmasına zaman vardır. Bunları kimse bilemez. Dinin kaynaklarında, âyet-i kerime ve hadîs-i şeriflerde Mehdî’nin ne zaman zuhur edeceği açıkça bildirilmemiştir. İmamı rabbani hazretleri hicri bin yılında geldiğine göre hazreti mehdi de kendi beyanına göre ondan bin sene sonra yani hicri iki bin senelerinde gelecektir. İmam-ı Rabbanî hazretlerinin keşfine göre kıyamet hicri 1500-2000 arasında ise kıyametin hazreti mehdinin zuhurundan önce olması gibi bir durum ortaya çıkıyor. Acaba ben mi yanlış anladım?

 Akıl ve zekâ kader ile mi alâkalıdır? Bir insana kafası çalışmadığı için aptal deniyor; ama o kişi elbette daha akıllı olmak isterdi. Onun aptal olup olmaması onun elinde değildir. Bir insan âhirette "Eğer daha akıllı olsaydım, İslâma daha iyi uyardım" diyemez mi?

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 >>