Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
Şer’î mahkemelerde yahut İslâm hukukunda, bugunki kriminal laborutuarından alınan bilgiler  (parmak izi, DNA testi vs.)  yahut kamera kayıtları delil olarak vasıflandırılabilir mi? Yine de şahid aranır mı?

Cevap;
Kanunî delil sistemine tâbi hadd cezaları hâricinde, vicdanî delilin câiz olduğu her davada her delil muteberdir. Bunlar müstakil delil olmasa bile, karine veya delil başlangıcı olarak değer taşır. Had cezalarında, aranan delil şahidlerdir veya zina için ikrardır. Bunlar varsa ve elverişli ise, hâkimin yapacağı bir şey yoktur. Kul hakkına dair davalarda, iki elverişli şâhid varsa, yine hâkimin yapacağı bir şey yoktur. Mesela bir alacak davasında, davacı iddiasını iki âdil şâhid ile veya makbul bir sened ile ispat ederse, hâkimin bunu reddetme hakkı yoktur. Ama edememişse, her çeşit delil, davanın neticelenmesinde kıymet taşır. Ta’zir cezalarında da böyledir. burada vicdanî delil sistemi câridir.

12 Mart 2015 Perşembe

    Geri Dön