Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
Beş vakit namazını kılan, orucunu tutan, zekât veren, Ehl-i sünnet büyüklerini seven bir beyim var. Evlenirken bu hususiyetlerinden dolayı kabul ettim. Ancak daha sonra öğrendim ki bir takım kötü alışkanlıkları ve kötü arkadaşları var. Konsere gitmek, kısa şortla denize girmek, içki-kadın bulunan masada yemek yemek ve benzeri şeyler. Bunları yapmasının günah olduğunu söylüyorum. Kendisi de biliyor. Ama yine de sürekli olmasa da yapıyor. Çok mutsuzum. Bana dinî hususta engel olmuyor. Böyle birine itaat ve hürmet etmem lâzım mıdır? Ayrılmalı mıyım?

Cevap;
Bunlar büyük günahlar değildir. Günahsız kimse de yoktur. Küçük günahlar, sâlih amellerle veya tevbe ile silinir. Sabretmek, dua etmek lâzımdır. Saydığınız hususiyetler bu zamanda az meziyet değildir. İnsan kendisine bakmalı, hareketlerinde falso varsa düzeltmelidir. Şu halde ailesi ve sevdiklerindeki sevmediği işler de düzelir. Koca, günahkâr olsa, büyük günahlar işlese, zina etse, kumar oynasa, şarap içse, yine zevcesinin meşru dairede itaat etmesi ve hürmetkâr davranması lâzımdır. Kadın, kocasının amellerinden mes’ul değildir. Ayrılmak çare değildir. Daha iyisini bulmak da kolay değildir.

28 Aralık 2014 Pazar

    Geri Dön