Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
Muhammed İkbal ve görüşleri dinen makbul müdür?

Cevap;
Kitaplarında zikrettiği fıkhî bazı fikirlerinin makbul ve muteber olmadığını İslâm Hukukunda Değişmenin Sınırı kitabımda beyan ettim. Muhammed İkbal, Sünnî Hanefi mezhebinde bir aileye mensuptur. Büyük kardeşi Ata Muhammed, Gulam Ahmed’in takipçisi ve Kâdiyânî olmuştu. İkbal ise açıkça Kâdiyânîlerin kâfir olduklarını söylerdi. Sûfîlere olan inancını hayatı boyunca sürdürmüştür ve onları Urduca ve Farsça kaleme aldığı şiirlerinde ve Urduca ve İngilizce mektuplarında övmüştür. İkbal hakkında yazılan bazı ilmî eserlerde şöyle deniyor: İkbal'in düşünce yapısının inkişafını anlamak için hayatını 3 safhaya bölmek gerekir: 1-Bu devrede, vahdet-i vücudu müdafaa eder. Namaz, oruç gibi ibadetlere lâkayddır. Müzik dinlemek için kulüplere giderdi. Hindu-Müslüman birliğini müdafaa ederdi. 2-Bu safhada, liberal bir filozoftur. İslâm Hukuku'nda zamanın icaplarına göre ve maslahat icabı bazı değişiklerin yapılmasını istemektedir. Bu mevzu hakkında dersler vermiştir. Ehl-i Sünnet âlimleri ona çok şiddetli bir şekilde karşı çıkmışlardır. Hatta bazıları onun küfrüne fetvâ vermiştir. Bu devirde, Hindu ve İngilizlere muhaliftir. Hazret-i Müceddid'in görüşlerinden tesir görmüş ve bazı şiirlerinde onu övmüştür. Namaz, cuma ve oruç gibi ibadetleri ifa etmeye çalışırdı. 3-Bu son safha mühimdir. Gerçek bir müslüman ve sûfî mütefekkir ve şâirdir. Kendini cihad ve mücâdeleye adamıştır. Oğlu ile beraber Serhend'de İmam-ı Rabbânî hazretlerinin türbesini ziyaret etmiştir. Bu ziyaret, kendisine çok tesir etmiş, âdetâ dünyasını değiştirmiştir. İkbal ve oğlu Kâdirî tarikatına mensuptu. İkbal bundan defalarca bahsetmiştir. Çocukluğundan itibaren Kur’an-ı Kerimi okurdu. Hayatının ilk iki safhasında ve Avrupa'da iken bile bundan vazgeçmemiştir. Hazret-i Peygamber’in âşığı idi. Urduca ve Farsça şiirleri bu zaviyeden mühimdir. Oğlu Dr. Cavid İkbal, ictihada meyillidir. İkbal, bugün Pakistan’da Mevlânâ Celâleddin Rûmî gibi alâka ve hürmet gören bir şahsiyettir.

23 Kasım 2014 Pazar

    Geri Dön