Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
Gusl abdesti sebebiyle Mâlikî mezhebini taklid eden Hanefî, sehv secdesi gerekip gerekmediğine karar veremeyip, gerekmediği halde secde-i sehv yaparsa, selâmı çıkmak niyetiyle vermemiş ve Mâlikî’de farz olan selâmı geciktirmiş oluyor. Namaz sahih oluyor mu? Böyle karar veremediğimiz zaman secde-i sehv yapmak mı, yapmamak mı daha ihtiyatlı olur? Eğer yapmak ihtiyatlı ise kaç tane selamdan sonra sehv secdesine gitmek en ihtiyatlı olur?

Cevap;
Secde-i sehv için teyakkun lâzımdır. Vehm ile secde-i sehv lâzım olmaz. İhtiyat için secde-i sehv yapılmaz. Sehv secdesinin gerektiğine karar veremeyen, secde etmez. Etmişse, namazdan kendi sun’uyla çıkmayı geciktirdiği için mekruh olur. Ancak böyle yapan kişinin namazı Mâlikî’yi taklid ediyorsa bile sahihtir.

    Geri Dön