Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
"Mâlikî mezhebinde mestin deriden olması şarttır" deniyor. Mâlikî mezhebini taklid eden bir Hanefî, deri olmayan şeye, meselâ asker botuna mesh edebilir mi?

Cevap;
Mâlikî mezhebinde mestin deriden olması; bu derinin eti yenen hayvanların derisi olması ve tutkalla değil, dikişle imal edilmiş bulunması şarttır. Deri dışındaki keten, keçe, pamuk; yünden ve lastik, kauçuk, kalın çorap, hatta piyasada “dört mezhebe uygun mest çorabı” diye satılan mamullerden mest olmaz. Asker botu deridir. İçi de deridir. Yalnızca altı lastiktir. Buna meshetmek Mâlikî mezhebinde câizdir. Zira mestin üzerine meshetmek şarttır. Altını meshetmek ise müstehabdır. Bazılarına göre vâcibdir. Mestin elle meshedilmesi müstehabdır. Binaenaleyh asker botunu suya tutsa, mesh için kâfi gelir. (el-Muhtasar li-Halîl, Mevâhibü’l-Celîl, et-Tâc ve’l-Iklîl (üçü beraber) I/466; Tenûhî ve Zerrûk’un İbnü Ebî Zeyd’in Risâlesine şerhleri; el-Fıkhu ale’l-Mezâhibi’l-Erbaa).

13 Şubat 2012 Pazartesi

    Geri Dön