Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
Fıkıh kitaplarında “Oturanların ve ayakta duranların arkalarına doğru namaz kılmak, konuşsalar bile, mekruh değildir. Bir kimsenin yüzüne karşı ve yüksek sesle konuşanların sırtına karşı mekruhtur” diyor. Bu iki ifadenin arasını bulmak nasıl mümkün olur?

Cevap;
İbni Abidin namazın mekruhları bahsinde der ki: İnsanların yüzüne doğru namaz kılmak mekruhtur. Arkasına doğru kılmak mekruh değildir. Konuşsa da böyledir. Ancak konuşması sebebiyle yanılmaktan korkulursa mekruh olur. Mamafih uyuyan ve konuşanlara karşı namaz kılmanın mekruh olduğunu söyleyenler vardır. Ancak Resulullah aleyhisselâmdan rivâyet olunan: «Uyuyan ve konuşan kimsenin arkasında namaz kılmayın!» hadisi zaîftir. Sahih rivâyetle nakl edilen bir hadiste Hazreti Âişe radıyallahü anha şöyle demiştir: «Resûlullah aleyhisselâm bütün gece namazlarını kılarken ben onunla kıble arasında bulunurdum. Vitir namazını kılacağı vakit beni uyandırır; ben de vitri kılardım.» Bu hadisi Buhari ile Müslim rivâyet etmişlerdir. Gerçi Bezzar'ın Müsnedinde: “Resulullah aleyhisselâm: «Ben uyuyanlarla konuşanlara karşı namaz kılmaktan nehiy olundum» buyurmuştur” deniliyorsa da, o hadis sesle konuştukları ve bundan yanılır veya meşgul olur diye korkulduğu zamana haml edildiği gibi, uyuyanlar hakkında da güldürecek bir hal zuhur edeceğinden korkulduğu zamana haml edilmiştir. Netice itibariyle konuşan kimsenin arkasına doğru namaz kılmak mekruh değildir. Kerahet, bundan dolayı şaşırmaktan korkulduğu zaman bahis mevzuu olur.

16 Aralık 2011 Cuma

    Geri Dön