Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
Münakaşa esnasında zevcesine kızıp, talâk vâki olacak şekilde konuşsa, talâk kast etmese, fakat sarih bir ifade kullansa, ne lâzım gelir?

Cevap;
Kızmak üç kısımdır: Birincisi kendisinde öfkenin mukaddimeleri hâsıl olur. Öyle ki aklı değişmez. Ne söylediğini ve ne istediğini bilir. Bunun talâkı vâkidir. İkincisi öfkenin son haddine varır. Ne söylediğini ve ne istediğini bilmez. Böylesinin hiçbir sözü muteber değildir. Üçüncüsü bu iki mertebenin arasında bulunandır. Bunun talâkının vâki olması ihtilâflıdır. Bazılarına göre vâki olmaz. İbni Âbidîn hazretleri talâkı istemiş ve söylemiş ise, ama sonradan hatırlamıyorsa, iki şâhidin beyanı ile talâk vâki olur. Yoksa talâkı istemeyerek kızgınlıkla söylemiş olsa medhûş (dehşetten ne söylediğini bilmez) hükmündedir. Yani sonradan iki şâhid boşadığını söylese bile talâk vâki olmaz diyor. Söz açıkça talâk sözü ise, niyet etsin etmesin, kızgın olsun olmasın boşanmış olur.

08 Aralık 2011 Perşembe

    Geri Dön