Sosyal medyada imparatorluk devrinde 30.839 kitap basıldığı; cumhuriyet devrinin ilk 10 yılında bunun kadar basıldı şeklinde paylaşımlar vardır. Ne dersiniz?
İmparatorluk devrinde ne kadar kitap basıldığına dair sahih bir istatistik yoktur. Bu bilgiyi, bu sahada yazılmış tek bir kaynaktaki mehazsız bilgiden alıyorlar. Doğru bile olsa, nüfus artışı ve teknik inkişafları nazara almak icap eder. Kitabın matbu olup olmaması değil, okunup okunmaması mühimdir. Osmanlı cemiyetinde gayrı matbu kitap her zaman makbuldür. Mesela 1950 senesinde İstanbul nüfusu 1 milyon iken, kütüphanelerdeki kitap sayısı da 1 milyondur. Çok kitap basılmış olsa neye yarar? Az, ama iyi kitap mühimdir. Şimdi matbu milyonlarca kitabın ne kadarı insanlara faydalıdır? Aynı iddia Osmanlı Devleti ile Avrupa arasındaki mukayesede de caridir. 15. asırda Avrupa’da 20 milyon kitap basıldığını iddia ediliyor ki, Gutenberg’den itibaren olsa bile, 50 senede bu miktarın 20’de birinin dahi basılmasına teknik olarak imkân yoktu. 18. asırda Avrupa’da 1 milyar; Osmanlı’da ise 30 bin kitap basıldı iddiası da problemlidir. Osmanlı Devleti’ne mukabil onlarca devlet arasında; üstelik aradaki muazzam nüfus farkını; yaşanan siyasi, ictimai ve iktisadi problemleri nazara almadan yapılan sübjektif ve usule aykırı bir mukayeseden ibarettir. IRCICA’nın eski direktörü Ekmeleddin Bey’in neşrettiği Osmanlılarda ilim ve fenne dair onlarca cilt bibliyografya kitabı, bu iddiaya güzel cevap vermektedir.
8 Eylül 2020 Salı
Alakalı Başlıklar