Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Aktüel Makaleler


9/14/2015 - ‘VÂLİDE-İ ŞEHİDE’ MAHPEYKER KÖSEM SULTAN
Mahpeyker Kösem Sultan, en az Hürrem Sultan kadar Türk tarihinin meşhur hanımlarındandır. Hakkındaki imaj da çok çeşitlidir. Devlet işlerine karışan bir entrikacı mı, yoksa büyük bâdireler sırasında millete hizmet etmiş bir imparatoriçe mi?

9/7/2015 - “ERMENİ MESELESİ HALLOLMUŞTUR!”
1918’lere kadar dünya amme efkârı, Ermeni meselesi sebebiyle Türklere çok menfiydi. Ancak bazı baskılarla bu hava değişti. Ecnebiler, Ankara’ya destek vermeye başladı. Acaba ne değişti?

8/31/2015 - İKİLİ OYUN: ERMENİ MESELESİNİN ARKA PLANI
Osmanlı Ermenileri, bir yandan Rusya’nın politik emelleri için elverişli bir topluluk; öte yandan 19.asırdaki ekonomik güçleri yüzünden Rum, Yahudi ve Kürtlerin düşman olduğu bir halk idi. Bütün bunlar Ermenilerin sonunu hazırladı.

8/24/2015 - HAMUR İŞLERİNDEN UZAK DURMAK NE MÜMKÜN?
Doktorlar “Üç beyazdan uzak durun” dese de, hamur işlerinin hatırını sormamak Türk terbiyesine yakışmaz.

8/17/2015 - SAHTE OSMANLILAR
Osmanlıların, İslâm tarihindeki parlak rolünü ve itibarını gören bazıları, kendilerini hânedana nisbet iddiasında bulunmuşlardır. Bu sahte iddiaları ile çok safdilleri de kandırmaya muvaffak olmuşlardır. Böylesine, Romanov, Habsburg gibi Avrupa hânedanlarında da rastlanır.

8/10/2015 - “ZEYTİNE AND OLSUN Kİ...”
Zeytin, Mukaddes Kitaplarda ismi övgüyle geçen bir yiyecek. Kur’an-ı kerim’de en çok ismi geçen meyvelerden biri. Hatta zeytine yemin edilerek başlayan bir sure bile var.

8/3/2015 - İSTANBUL’UN KAPILARI
Eskiden şehir denince, surlar; sur denince de çeşitli isim ve biçimlerde kapılar akla gelirdi. Böylece şehri düşmana karşı korumak kolaylaşırdı. Şehre girip çıkan da bu kapılar vasıtasıyla kontrol edilirdi. Sabah, güneşle açılır, akşam güneş batınca kapanırdı.

7/27/2015 - ‘BEDELİ ÇANAKKALE’DE ÖDENECEKTİR!’ - Tarihe geçen şanlı bir kalpazanlık hikâyesi
Çanakkale’deki birliğinin ihtiyacı olan kamyon lastiklerini karaborsadan bulan, ama parası olmayan yedek subay Mehmed Muzaffer Bey, akla gelmeyecek bir plan düşünür.

7/20/2015 - ŞEYH SAİD: ÂSÎ Mİ? KAHRAMAN MI?
Resmî beyana göre İngiliz ajanı gerici ve bölücü bir hâin, Kürtlerin çoğuna göre idealleri için canını feda etmiş bir kahraman, hatta bir evliya.... Yakın tarihin bu münakaşalı şahsiyetinin idamı üzerinden 90 sene geçti. Ama mezarı bile belli değildir.

7/13/2015 - ŞEYH SAİD HÂDİSESİ: ANADOLU’DA İÇ SAVAŞ
Şeyh Said hâdisesi, basit bir zabıta vak’ası ile başlayan, yani uzun uzadıya planlanmış olmayan dinî bir isyandır. Fakat uzun zaman Kürtçü bir ayaklanma olarak lanse edilmiştir.

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 >>