Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Aktüel Makaleler


8/27/2008 - ZAFERİN SIRRI HAKANA HÜRMETTE GİZLİ
Eski Türkler her zaman geleneklere hürmetkârdır. Bu prensip, asırlarca hem devletleri, hem cemiyetleri ayakta ve hayatta tutmuştur. Bu zamanlardan kalma nice hükümler, Türkler Müslüman olduktan sonra da tesirini devam ettirmiştir. Selçuklu, hatta Osmanlı devlet idaresinde bile, eski Türk devlet geleneğinin mühim izleri görülür.

8/20/2008 - TAHRAN'IN GÜÇ SEVDASI
Osmanlı, Türkistan ve Hindistan imparatorlukları ile asırlarca mücadele eden İran, bugün de teknolojik ve siyasî manevralarla Orta Doğu’da bir güç olma hayali içerisinde. Ancak bu biraz zor görünüyor.

8/13/2008 - BANKA KREDİLERİNE OSMANLI MUAMELESİ
Yerli sermayeli ilk banka Emniyet Sandığı adı altında 1863’te Midhat Paşa’nın teşebbüsü ile kuruldu. Ancak şer’î hukuka göre faizli muameleler meşru değildi. Bu sebeple “muamele satışı” denilen bir usul ile borç alma işlemleri akde bağlanırdı.

8/6/2008 - TIMARLI SİPAHİDEN KÖY AĞASINA
Fetih yoluyla ele geçirilen toprakların bir bölümü padişah, hanedan, vezirler, beylerbeyiler, sancakbeyiler ve diğer yüksek memurlara maaş olarak verilir, bir bölümü subaylara tahsis edilir, bir bölümü de tımar olarak askerlere dağıtılırdı.

7/30/2008 - YAYA KALDIN TATAR AĞASI
Osmanlıları üç kıtada altı asır yaşatan âmillerden birisi de süratli ve muntazam bir haberleşme usulüne sahip oluşudur. Posta tatarları, imparatorluğun bir ucundan öteki ucuna yılmadan haber ulaştırır, yol boyu menzillerde at değiştirir; bulamazsa valinin ahırından bile at çekip alabilirdi.

7/23/2008 - KIRILMA NOKTASI: İKİNCİ MEŞRUTİYET
Bundan tam 100 yıl önce bugün, saray meşrutiyet ilanına mecbur edilmişti. Meclis toplanmış, 23 Temmuz hürriyet bayramı günü olmuştu. Bu tarihten sonra Osmanlı Devleti’nde rejim değişti. İktidar, ordu ile bürokrasiye geçti.

7/16/2008 - ESNAF OLMAK KOLAY DEĞİLDİ
Vaktiyle her isteyen dükkân açamazdı. Her şehirdeki esnafın sayısı mahduttu. Çıraklıktan yetişip, kalfa ve usta olmadan dükkân açmak hayaldi. Osmanlı cemiyetinde esnafın mühim ve itibarlı bir mevkii vardı. Esnaf ve sanatkârlar, icabında cemiyete yön verebilen bir baskı grubuydu.

7/9/2008 - MÜHÜR KİMDEYSE SÜLEYMAN ODUR!
Meşhur bir menkıbedir: Hazret-i Süleyman’ın mührünü bir kötü cin ele geçirip, tahtına oturmuş. Kimse Hazret-i Süleyman’ı tanımamış. Derken cin mührü denize düşürmüş. Bir balık yutmuş. Hikmet-i ilahî, balığı Hazret-i Süleyman tutmuş. Mührü bulmuş. Tahtına geri dönmüş. Padişahlık mührü, en mühim saltanat alâmetidir. Osmanlı Padişahlarının bir değil, dört mührü vardı.

7/2/2008 - AVRUPA'NIN KARTAL YUVASINDA YAŞAYAN HALKI: ŞKİPETARLAR...
Kosova’nın istiklali ile ikinci bir Arnavud devleti kurulmuş oldu. Avrupa’nın bu 4. Müslüman ülkesinin anayasası da yürürlüğe girdi ama Sırpların itirazı hâlâ sürüyor

6/18/2008 - YAVUZ SULTAN SELİM'İN KÜPESİ
Zamanın en güçlü devletlerinden biri olan Venedik’in sefiri Antonio Iustiniani bir defasında Yavuz Sultan Selim Han’ın huzuruna çıkacaktı. Vezirler elçiyi etkilemek bakımından padişahın ihtişamlı giyinmesini istiyordu.

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 >>