Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Aktüel Makaleler


12/9/2009 - HERKESİN MİNÂRESİ KENDİNE
Ekonomik krizler, Avrupa’da ulus devletleri tehdit ettiğinde, sağ partiler demokrasinin darbe alması pahasına milliyetçi propagandalarla oy kazanmaya bakarlar. İsviçre’deki durum da bundan farklı bir şey değil. Minârelerin asırlarca Müslüman hâkimiyetinin göklere yükselen sembolü olduğu düşünülürse, Avrupalılar minâreden ürkmekte haksız sayılmaz. Bu gibi meselelerin ileride yaşanmaması için Müslümanların da kendilerine verilen saldırgan imajı silmeye çalışmaları uygun olacaktır.

12/2/2009 - VÂLİNİ SEÇ, VERGİNİ ÖDE, GEREKTİĞİNDE ASKER VER!
Osmanlı döneminde; Kırım, Eflak-Boğdan ve Erdel gibi imtiyazlı eyâletler neredeyse federe devlet gibiydi. Bu yapı, farklı ırk ve dinlere mensup halkları barındıran imparatorluğun uzun müddet yaşamasına imkân verdi

11/25/2009 - DERSİM BİR DAĞ İÇİNDE...
Günlerdir konuşula konuşula Tunceli’nin eski ismi Dersim de herkesin malumu oldu. Kim derdi ki bu küllenmiş hâdise yeniden dillere düşecek...

11/18/2009 - AH ŞU DİYÂNET BÜTÇESİ!
Osmanlılarda devlet, dini korumakla mükellefti. Halkın dinî ihtiyaçları ise yine kendileri tarafından karşılanır; devlet kimseye bu hususta müdahale etmezdi...

11/11/2009 - BABASININ GÖLGESİNDE KALAN PADİŞAH: SULTAN II. SELİM
Büyük insanların çocukları çoğu zaman ne kadar meziyetleri olursa olsun, babalarının göl-gesinde kalmaya mahkûmdur. Sultan II. Selim de kıymetli bir hükümdar olmasına rağmen, Kanunî Sultan Süleyman gibi muhteşem bir hükümdar olan babasının gölgesinde kalmıştır

11/4/2009 - 360 DERECE DÖNMEK: SABETAYCILIK VE DÖNMELER
Osmanlılar Müslüman olan herkese muhtedi (hidayete eren) dediği halde, bir gruptan bu isim esirgenmiş; bunlar avdetî (dönme) diye anılmıştır. Dönmeler, sayıca az olmakla beraber, pozisyonları itibariyle Osmanlı sosyal ve politik hayatında çok mühim bir yer işgal etmiş; uzun yıllar iktidarı ellerinde tutmaya muvaffak olmuştur.

10/28/2009 - SANA SELÂM EY OSMANLI SANCAĞI!...
Osmanlılarda padişahın bulunduğu yerde, hânedanı temsilen kırmızı (al) ve devleti temsilen de beyaz (ak) sancak açılırdı. Selçuklu sultanının Osman Gâzi’ye gönderdiği bayrak beyaz idi. Sultan III. Selim’den itibaren her ikisi birleşerek kırmızı zemin üzerine beyaz hilâl ve yıldız resmi bayrak oldu.

10/21/2009 - ANADOLU'DA ABBASÎLER
Yavuz Sultan Selim, Mısır’ı fethedince, Kahire’deki Abbasî halifesi ailesiyle Osmanlı hizmetine girdi ve Hakkâri Sancakbeyliği’ne tayin olundu. Soyundan gelenler arasında çok sayıda ilim ve devlet adamı yetişti. Şarkî Anadolu’da kurulan beyliği, 330 sene hüküm sürdü.

10/14/2009 - ERMENİ AÇILIMI: İMPARATORLUK MİRASINA SAHİP ÇIKMALI
Bugün İttihatçıların kirli ve kanlı işlerini savunarak bu mevzuda resmî bir ideoloji inşa etmek yerine, imparatorluk mirasına sahip çıkmak daha doğru olacaktır. Böylece Türkiye için yurt dışında mühim bir lobi kazanılabilir.

10/7/2009 - ANADOLU'NUN İSTANBUL'U...
Fethedildiği yıllarda nüfusu 50 bini bile bulmayan İstanbul, Anadolu’dan göçler sayesinde büyüdü. Bursalılar Eyüp Sultan’a, Gelibolulular Tersâne’ye, Samsunlular Tophâne’ye, Eğirdirliler Eğrikapı’ya, Konyalılar Aksaray’a yerleşti

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 >>