Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Aktüel Makaleler


6/20/2012 - AVRUPA TOLERANSI ŞARK’TAN ÖĞRENSİN!
Beraber yaşama geleneği bulunmayan Avrupa, şimdi sayısı milyonlara varan Müslümanlarla ne yapacağını düşünüyor. “Bize benzemeyenlere hayat hakkı yok” diyenler çıkıyor. Bu problem, çok övündükleri Avrupa Kültürü’nün sonunu mu getiriyor acaba?

6/13/2012 - TÜRKİYE İÇİN BAŞKANLIK SİSTEMİ
Başkanlık sistemi bizde 1960’lardan beri tartışılır. Osmanlı Devleti yıkıldığı zaman parlamenter demokratik monarşi idi. G. M. Kemal, İsmet İnönü, Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Turgut Özal ve hâlihazırda Tayyip Erdoğan gibi karizmatik liderlerin devri, fiilen başkanlık sistemini andırır.

6/6/2012 - TARİHTE ÇOCUK DÜŞÜRME VE KÜRTAJ
Babanın çocuğunu serbestçe öldürebildiği Antik Çağ’ın aksine, semavî dinler, inananlarının fazlalığını ister. Çocuk düşürme ve kürtaja cevaz vermez. Kürtaj yasağı bugün bile dünya siyaset gündeminin mühim malzemelerindendir.

5/30/2012 - BAŞKANLIK SİSTEMİNİN FAYDA ve MAHZURLARI
Amerikan Başkanlığı, aslında herkesin kaldıramayacağı bir yüktür. Nitekim yeğenine Truman’ın ismini koymak istemişler de, “Bence bir insanın başına gelebilecek en fena şey, ailesinden birinin başkan olmasıdır. Bu ismi koymam, zira bu isim çocuğun istikbaline tesir edebilir” demiştir.

5/23/2012 - NE MENEM ŞEY ŞU BAŞKANLIK SİSTEMİ?
Şöyle derler: “İngiltere kralı saltanat sürer, hükümet etmez; Amerikan başkanı hükümet eder, saltanat sürmez.” Gerçekten başkan, diktatörleri kıskandıran bir iktidarın sahibidir. Ama Amerika’nın gücü ve istikrarı da bu sayededir.

5/16/2012 - DEMOKRASİ DE ÇEŞİT ÇEŞİT…
Dünyadaki demokratik memleketler, kendisine uygun bulduğu bir usulü tatbik ediyor. Bunların tıkır tıkır işleyeni de var, ikide bir tıkananı da…

5/9/2012 - MİHRİMÂH SULTAN CÂMİİNİN SIRRI
Mihrümah Sultan, asrının en zengin ve hayırsever hanımıydı. İstanbul’un iki girişini süsleyen câmileri üzerine son zamanlarda bir de hikâye düzülmüştür.

5/2/2012 - CÂMİ SATILIR MI DEMEYİN!
1928 yılından itibaren binlerce câmi kadro dışı ilan edilip kapatıldı, yıktırıldı, satıldı veya din dışı işlerde kullanıldı. Moğol istilâsını aratmayacak bu devirleri gayet iyi hatırlayanlar az değil.

4/25/2012 - LÂLE DEVRİ
Lâle, o kadar millî bir çiçektir ki, tarihimizde Yahya Kemal’in tabiriyle “Lâle Devri” diye anılan bir devir bile vardır. Lale merakı hadde varmış; lale bahçeleri, lale müsabakaları, lale müzayedeleri, lale şiirleri herkesi alakadar eder olmuştur. Zenginlik ve sulh devresi olan bu devir, sonradan tarihçiler tarafından küçümsenmiş; haksız yere zevk ve sefayı anlatmak için kullanılan bir tabir hâlini almıştır.

4/18/2012 - HALEB ORDA İSE, ARŞIN BURDA!
Osmanlılar, şimdi İngiltere’de olduğu gibi kendine mahsus ölçüler kullanırdı. Bunlar 1931’de Fransa’ya benzeme uğruna değiştirildi. Ama tabirler ve türkülerde hâlâ yaşıyor.

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 >>