Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Aktüel Makaleler


11/7/2012 - AYYILDIZLI PASAPORTA ŞAPKA ÇIKARILDIĞI ZAMANLAR
Şimdi Amerikan vatandaşı olmak için insanlar yarışıyor. Vaktiyle Osmanlı vatandaşı olmak böyle itibarlıydı. İnançları, ırkları, gelenekleri sebebiyle baskıya uğrayanlar için Osmanlı vatandaşlığı bir can simidi vazifesi görürdü

10/31/2012 - KURBAN BAYRAMI HANGİ GÜNDÜR?
Kurban bayramı bitti, ama münakaşası bitmedi. Bu sene bayram İslâm memleketlerinde üç farklı tarihte kutlandı. Türkiye, Perşembe; Pakistan ve Malezya Cumartesi; diğer bütün Müslüman memleketler Cuma günü bayramı başlattı. Her sene Suudi Arabistan, bir gün evvel bayram yaparken, bu sene Türkiye onun gerisinde kaldı. Bunlar, hicrî ayların başlangıcının hesaplanmasındaki usullerin farklığından kaynaklanıyor.

10/24/2012 - Türk buluşu yoğurdun dünyayı tutan serüveni - HER YİĞİDİN BİR YOĞURT YİYİŞİ VARDIR
İlkmekteplerde çocuklara süt dağıtılıyormuş. Bazısı rahatsızlanmış. Süte alışkın olmadığı için bünyenin hassasiyet gösterdiği söylenmiş. Eskiden süt tozu dağıtılırdı. Bana sorsanız, süt yerine yoğurt dağıtsalar daha makbule geçer. Ne de olsa millî gıda. Bünye alışık olsa gerek.

10/17/2012 - OSMANLILARDA EKONOMİK HAYAT NASIL YÜRÜRDÜ?
Osmanlı ekonomik hayatına liberal prensipler hâkimdir. Ama bu başıboş bir liberalizm değildir. Millî gelirin ferdlere taksiminde sosyal adalet esastır.

10/10/2012 - DENENMİŞ BİR SADAKAT - Fevzi Çakmak’a Atatürk’ün itimadı nereden ileri geliyor?
Atatürk, cumhuriyetin ilanından sonra hep iki kişiyle beraber anılır. Bunlar İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak’tır. Çokları, esaslı mizaç ve dünya görüşü farklılığına rağmen, Ulu Önder’in Çakmak’a olan teveccühünün sebebini anlamakta güçlük çeker.

10/3/2012 - KUZU PAŞA MI, KURT PAŞA MI? - Muhafazakârlık-İnkılâpçılık çizgisi arasında Fevzi Çakmak
Fevzi Çakmak, Yunan Harbi’nin kazanılmasında, Cumhuriyet inkılâplarının yerleşmesinde, Atatürk ve İnönü’nün iktidara gelişinde tarihî roller oynamış bir şahsiyettir. Hem muhafazakâr, hem inkılâpçı görüntüsü bir tezat mıdır? Yoksa aslına her şey bir oyundan mı ibarettir?

9/26/2012 - OSMANLI ARMASININ SIRRI
Son zamanlarda ihtişamlı Osmanlı armasına her yerde rastlanıyor. İnsanlar, kaybettikleri bir maziye olan hasreti, duvarlara bu armayı asarak, kompütürlerine, hatta telefonlarına duvar kâğıdı yaparak gidermeye çalışıyor. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki kıyımdan kurtulan birkaç tanesi de eski binaların girişini süslüyor. Bu arma, zannedildiği kadar eski değildir ve meraklı bir hikâyesi vardır.

9/19/2012 - TAKSİM’DE BİR CÂMİ VARDI…
Taksim’e câmi yapılması her sağ iktidar zamanında konuşulur. Malum bir çevre buna karşı çıkar. Polemikler sürer gider. Sonra mevzu küllenir. Vaktiyle Taksim’de bir câmi vardı. Şimdi onu hatırlayan muhtemelen kalmamıştır.

9/12/2012 - ÖLÜM HAK, MİRAS HELÂL!
Önceki miras hukukumuz çok orijinaldir. Kur'an-ı kerimde en tafsilatlı hükümler mirasa dairdir. Vârisler mirası dilediği gibi taksim edebilir. Anlaşamazlarsa mahkeme Kur'an-ı kerime göre taksim yapar.

9/5/2012 - ÖMER HAYYAM: ŞARAP ŞAİRİ Mİ, İLMİN YÜZ AKI MI?
Ömer Hayyam, ölümünün ardından 9 asır geçmesine rağmen hâlâ hakkında konuşulan bir şahsiyet. Herkes kendisini şarap hakkında ve çoğu kendisine ait bile olmayan rubaileriyle tanıyor. Geçenlerde ekzantrik bir piyanistin “Hayyam bugün yaşasaydı Silivri’ye gönderilirdi” sözüyle tekrar gündeme geldi.

<<  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 >>