Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
BEDBAHT ŞEHZÂDE’YE PAPA’NIN DEHŞETLİ TEKLİFİ

15 Ocak 2018 Pazartesi

Kaybettiği taht mücadelesinin ardından gurbette esaret hayatı yaşayan Cem Sultan, Papa’nın kendisine yaptığı teklif karşısında dehşete düşmüştü.

Yıllar evvel Fransa’da soy ismi Djem (Cem) olan biriyle tanışmıştım. Kendisinin Cem Sultan’ın soyundan geldiğini ciddi ciddi söylüyordu. Osmanlı tarihinin en meşhur ve en bahtsız şahsiyetlerinden Şehzâde Cem, ömrünün nice senesini Avrupa’da gurbet/esaret hayatı yaşayarak geçirdiğine göre, çok da yabana atılacak olmasa gerektir.


Cem Sultan

Sultan Fatih 1481’de vefat ettiğinde, geride iki oğlu kalmıştı: Amasya sancakbeyi 33 yaşındaki Bayezid ve Konya sancakbeyi 22 yaşındaki Cem. Vezirler, büyük şehzâde Bayezid’e haber uçurdular; Cem’i tutan veziriazam Karamanî Mehmed Paşa da gizlice Cem Sultan’a.

Bir geline iki damat?
Şehzâde Bayezid İstanbul’a erken vararak tahta çıktı. Cem Sultan da, Bursa üzerine yürüdü; İstanbul’dan üzerine gönderilen birlikleri de mağlup etti. Burada hükümdarlığını ilan edip, adına hutbe okutarak para bastırttı.

Bazıları Fatih Kanunnâmesi’nde şehzâde unvanları bahsinde Şehzâde Cem için Vâris-i Mülk-i Süleymanî tabirinin kullanılmasını, babasının kendisini tahta tercih ettiği şeklinde tefsir eder. Bazıları ise yine aynı kanunnamede tanzim edilen kardeş katline uğramamak için böyle yaptığını söyler. Vezirler, Cem’e; harbden usanan askerler ise Bayezid’e taraftardı.


Cem Sultan'ın çocukluğu

Cem Sultan, halası Selçuk Sultan’ı ağabeyine gönderip memleketi paylaşmayı teklif etti ise de, millî birliğin ehemmiyetini takdir eden Sultan Bayezid halasını iyi karşıladı; ama “Anadolu, iki damadı kabul etmez bir namuslu gelindir” diyerek arabuluculuğunu reddetti. Nitekim bölünen devletlerin, güç kaybettiğini tarih kaydetmektedir.

Birlikleri Yenişehir’de yenilen Cem Sultan, aile ve maiyetiyle beraber Suriye’ye kaçıp Memlûk Sultanı Kayıtbay’a sığındı. Kâhire’de parlak bir merasimle karşılandı. Hacca gitti ki, Osmanlı ailesinden hacca gidebilen yegâne erkektir. Sultan, kendisini teselli ettiyse de, Osmanlılarla arasını bozmamak için şehzâdeyi nezâret altında tuttu.


Cem Sultanın tılsımlı gömleği.jpg

Affedilmez hata

Taraftarlarından gelen haberler üzerine tekrar Anadolu üzerine yürüdü. İlki mazur görülse bile, bu inatçı hareketi affedilmez bir hatadır. Ağabeyinden daha üstün bir taht namzedi olmadığını gösterir. Akrabası olan Karamanoğlu Kâsım Bey ile ittifak edip, Konya ve Ankara’yı kuşattı. Ağabeyine yazdığı manzum mektuplarda şöyle der:

Sen pister-i gülde (gülden yastıkta) yatasın şevk ile handan (gülerek)

Ben kül döşenem külhan-ı mihnette (sıkıntı ocağında) sebeb ne?

Onun kadar usta bir şair olan Sultan Bayezid de, hacca giden birinin dünya saltanatını bu kadar istemesini kınar; onu kadere rızaya davet eder:

Çün rûz-i ezel kısmet olunmuş bize devlet

Takdire rıza vermeyesin böyle sebeb ne?
Hâccü’l-Haremeynim deyüben da’vâ kılarsın
Bu saltanatı dünyeviye bunca sebeb ne?

Sultan Bayezid, kardeşine ömür boyu tahsisat alıp Kudüs’te oturmasını teklif etti ise de dinlemedi. Ağabeyinin üzerine yürümesi üzerine, geri çekildi; Mısır’a gitmek üzere Rodos şövalyelerine iltica etti. Ahlâksız şövalyeler sözlerinde durmayıp, kendisini Fransa’ya sürgüne gönderdiler (1482). Biraderinin Hristiyanların eline geçerek Avrupa’ya götürülmesi, Sultan Bayezid’i çok müşkil vaziyette bıraktı.

Cem Kulesi

Cem Sultan’ın hayatının en bedbaht yılları böyle başladı. Ağabeyine acıklı bir mektup yazdı; esir-i küffâr olduğunu söyleyerek kendisini kurtarması için yalvardı ise de artık iş işten geçmişti. Nice’de 4 ay hüsnü kabul gördü. Fransızların hafifmeşrepliğine çok şaşıran şehzâde,

“Acaib bir şehir imiş bu şehr-i Nitse

Ki kalır yanına her kim nitse” beytini söylemekten kendisini alamadı.

6 sene şatodan şatoya nakledilen bu şehla bakışlı, mavi gözlü, sarışın, uzun boylu, kartal burunlu, kalın dudaklı, yakışıklı ve kültürlü prens, asiller arasında çok büyük sükse yaptı. Rivayete göre, Sassenage baronunun kendisine âşık olan güzel kızı Philippine-Hélène ile gizlice evlenmiştir. Bu aşk, romanlara, piyeslere mevzu olmuştur. Bourgenauf’da 2 sene kaldığı şatonun kulesine Tour de Zizim (Cem Kulesi) denmiştir.

Saltanat bâki değil

Bu arada Cem Sultan, mühim bir milletlerarası mesele oldu. Papa, Fransa, Macar ve Napoli Kralları, Venedikliler, hatta Memlûk sultanı, hep kendisini ele geçirip lehlerine kullanmak istiyordu. Genç Savoia Dükü Charles, görüştüğü Şehzâde’nin vaziyetinden o kadar müteessir oldu ki, kendisini kurtarmaya teşebbüs etti; şövalyeler zor bela engellediler; maiyetini dağıtarak kendisini sıkı nezârete aldılar. Cem Sultan, ağabeyine yazdığı bir mektupta,

“Yürü var ey Bayezid sen süregör devranını

Saltanat bâki kalır derlerse ol yalandır” beyitini söyleyecek kadar saltanattan ümidini kesmiştir.


Papa VIII. Innocentus

Şövalyeler, bu şahane misafirin masraflarını ağabeyinden muntazaman tahsilde ihmal göstermediler. Nihayet her taraftan gelen tehditlerden bezip, Şehzâde’yi Papa VIII.Innocentus’a teslim ettiler. Roma’da bugün ayaktaki Castel d’Angelo kalesinde, Cem Sultan’ın hatıraları yaşamaktadır.

Hristiyan fukarasına sadaka verişi, onun Hristiyanlığa meylettiği şeklinde tefsir edildi. Bundan ümitlenen Papa, kendisine vaftiz olmasını, hatta Mısır’daki oğluna kardinallik vermeyi teklif etti. Bunun üzerine dehşete düşen dini-bütün Şehzâde’nin, “İslâmiyetten başka bütün dinler bâtıldır. Dünyanın mülkünü verseler, dinimden dönmem!” diyerek reddettiği,  meşhurdur.

Cem Sultan’ın bundan sonraki hayatı daha da hazin bir hikâyedir. Onu da inşallah başka bir yazıda ele alalım…


Rodos Şövalyelerinin  Büyük Üstadı Pierre de Aubusson Adaya Çıkan Cem Sultan'ı karşılıyor


Rodos Şövalyelerinin Büyük Üstadı Pierre de Aubusson Cem Sultan İle yemekte


 Önceki Yazılar
13.08.2018 - BİR AVUÇ DOLAR İÇİN

06.08.2018 - Türkiye-Amerika Münasebetleri - BİR DARGIN, BİR BARIŞIK

30.07.2018 - ŞERBETİN ALTIN ÇAĞI

23.07.2018 - DAĞ FARE DOĞURDU: II. MEŞRUTİYETİN İBRETLİ HİKÂYESİ

16.07.2018 - DANIŞIKLI DÖVÜŞ: SERBEST FIRKA

09.07.2018 - SAVCILAR NECİ İDİ?

02.07.2018 - MEVLÂNÂ VE MOĞOLLAR

25.06.2018 - SÜNNET, MܒMİNLERİ BAĞLAR

18.06.2018 - BU SEÇİM, BAŞKA TÜRLÜ BİR SEÇİM

11.06.2018 - İMAM GAZÂLÎ ve İHYA'DAKİ HADÎSLER

Diğer makaleler için tıklayınız...