Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
SUALLER - CEVABLAR

"Temizlik" kelimesi için sonuçlar gösterilmektedir
Sual:
Elbiseye veya bir uzva hafif necaset bulaşırsa, dörtte birden az ise affedilmiştir deniyor. Burada uzuv ve elbiseden kasıt nedir?

Cevap;
Tenâsül uzvu, (erkekte) husyeler, dübür, göbekle kasık arası ve iki taraftan bunun hizası, (dizle beraber) her bir uyluk, topuklarla birlikte baldırlar, dirseklerle beraber bazular, bileklerle beraber kollar, göğüs, yanlarla beraber karın, omuzlarla beraber sırt, baş, boyun ile (kadında) göğüsler ve kulaklardır. Elbise ise, yen, kol, yaka gibi her bir parçasıdır. Fetvâ böyledir. Ayakkabı da elbise hükmündedir. Mest ve çizmenin konçtan aşağısına itibar olunur.  Bir başka sahih rivayette ise üzerinde bulunan elbisenin ister büyük, ister küçük olsun tamamının dörtte biri itibara alınır. Bu kavli ulemâdan haylisi benimsemiştir. Aksi takdirde bazen küçük bir uzuv veya elbisedeki hafif necâset bir dirhemi bile bulmayacaktır. Halbuki bu miktar galiz necâsette bile affedilmiştir. Bazıları da içinde namaz câiz olarak en basit meselâ peştemal gibi bir elbisenin dörtte birine itibar edilir demişlerdir. (İbni Âbidîn.)
Hafif necâset ile galiz necâset karışık ise, hafif galize tâbi tutulur ve hepsi bir dirhemden çok ise namaza mânidir. Her iki necâset ayrı ayrı yerlerde ve her biri yalnız başına namaza mâni değilse, galiz hafife eşit veya daha azsa, hepsi galiz sayılır. Hafif galizden daha fazla ise, hepsi hafif sayılır. (İbni Âbidin)

Sual:
Birisinden şöyle işittim: “Yatsıyı kıldıktan sonra vitri başka elbise ile kılan, yatsıyı kıldığı elbisenin necis olduğunu görse, vitri de iade eder. Çünkü vitrin vakti, yatsı namazından sonra başlar, sabaha kadar devam eder. Ancak, ben o namazı yani necasetli elbise ile kıldığım yatsı namazını Mâlikî mezhebine göre kıldım diye niyet ederse, iki namazı da iade etmesi gerekmez. Çünkü Mâlikî’de necis elbise namaza mani değildir.” Vitir namazının vakti yatsı namazını kıldıktan sonra mı başlar; yoksa yatsıdan sonra kılınması sadece efdal midir? Önce vitir, sonra yatsı kılınabilir mi?

Cevap;
Vitir namazı yatsıdan sonra ve yatsı vaktinde kılınır. Önce kılınırsa, iade lazımdır. Burada Mâlikî mezhebini taklid için bir ihtiyaç olmadığı gibi, necâsetin namaza mâni olmaması bu mezhebdeki bir kavildir. Her meselede mezhep taklidi gösterilecek olursa, Hanefî fıkıh kitaplarındaki Mâlikî mezhebinden ağır hükümleri kaldırmak lâzım olurdu. Eskilerin yapmadığını yapmamalıdır. Taklid için mutlaka ihtiyaç olması lâzımdır.

Sual:
Kumaş takım elbiseleri yıkamayın, kuru temizlemeye verin; aksi halde bozulur diyorlar. Bunları kuru temizlemeye versek, sonra üzerindeki necis yerler, mesela kan damladığını tahmin ettiğimiz yerler, üzerinden birkaç damla su akıtsak temizlenmiş olur mu?

Cevap;
Tahmin ile hüküm verilmez. Necis olduğunu iyi bildiğiniz yere hafifçe su dökersiniz, alttan akar. Şer’en temizlenmiş olur.

Sual:
Alkol karışık parfümün uçması temizlenme değil, yıkanması gerekir, deniyor. Fakat orada herhangi bir madde kalmıyor. Bu hususu anlayamadım.

Cevap;
İnsanın elbisesine idrar bulaşsa bile, sonra kuruyor. Bir şey kalmıyor. Bununla necaset geçmiş olmaz. Alkol uçucudur demek, hemen kurur demektir. Sıvı necasetin kuruması, temizlenme yollarından birisi değildir. Yıkanması şarttır. Mamafih alkol karışık parfüm ve kolonya için necis değil diyen âlimler de vardır.

Sual:
Bir banyomuz var. Hem banyo, hem de tuvalet şeklinde kullanılıyor. Banyoda konuşmamız mekruh mudur? Eğer içinde tuvalet olmasaydı vaziyet farklı olur muydu?

Cevap;
Tuvalette değil, def-i hâcet ederken konuşmak mahzurludur.

Sual:
Elbisenin veya vücudun bir yerine necâset gelse, bu yeri bulamasa, zannettiği yeri yıkasa, namazdan sonra necâset meydana çıksa, namazı iâde eder mi?

Cevap;
İbni Âbidin’de diyor ki:  Elbisenin veya bedenin bir yerine pislik bulaşıp da neresi olduğunu unutan kimsenin araştırmadan bile olsa elbisenin bir tarafını yıkaması onu temizler. Muhtar olan kavil budur. Sonradan pisliğin başka yere bulaştığı anlaşılsa tekrar yıkar mı yıkamaz mı? «Hulâsa»da evet yıkar, denilmiş; Zahiriyye’de ise muhtar kavle göre içinde bulunduğu namazdan başka hiç bir şeyin tekrarı lâzım gelmeyeceği bildirmiştir. Muhtar olan sadece içinde bulunduğu namazı kazâ etmektir. (Cilt: 1, Sayfa: 557).
Dürrü’l-Muhtar’ın Tahtavî hâşiyesinde de şöyle diyor: Kendinde bir mahalle necâset isabet edip o mahalli unuttuğu elbise veya bedenin bir tarafını yıkamakla muhtar kavle göre tâhir olur. Bir tarafını yıkadıktan sonra necâsetin başka bir tarafta olduğu anlaşılsa o halde kıldığı namazı iade eder mi? Hülâsa’daki kavle göre eder. Zahiriyye’de beyan olundu ki, muhtar olan ancak necasetin ortaya çıktığı zamanki namazı iade eder. (Cilt: 1, sayfa: 310).
Halebî-i Sagîr’de diyor ki: Elbisenin bir tarafı necâsetlense ve orayı unutsa ve araştırıp veya araştırmadan bir tarafını yıkasa, burası temiz olur. Fakat sonra necâsetten yıkanmadığını anlarsa, bu elbise ile beraber kıldığı namazı iade eder (s. 136). 
Nimet-i İslâm’da diyor ki: Görünmeyen necâsetin isabet ettiği yer unutulup da isabet ettiği şeyin araştırmaksızın bir kısmı yıkanırsa, muhtar kavle göre temizliğine hükmolunur. Lakin necaset başka yerde görülürse onunla kılınan namaz iade olunur. (s.118)
Fetâvâ-yı Hindiyye’de ise diyor ki: “Elbisenin bir tarafı pislenir ve ne tarafının pislenmiş ol¬duğu unutulursa, araştırmaksızın, her hangi bir tarafı yıkanır. Bir kimse, bu şekilde yıkanmış olan bir elbise ile bir kaç vakit namaz kılmış ve sonra da necâsetin yıkanan yerde değil de bir başka tarafta olduğu açığa çıkmış olsa; o kimse, o elbise ile kılmış olduğu namazları yeniden kılar. Hulâsa'da da böyledir. İhtiyata uygun olan, o elbisenin tamamını yıkamaktır.
Görülüyor ki, elbisesindeki necâsetin yerini bilmeyen, çok zannettiği yeri yıkar. Sonra namazını kılar. Vakit içinde necâsetin yerini hatırlarsa, burayı yıkayıp, o namazı iade eder. Ama vakit çıkmışsa, bazı âlimlere göre kıldığı namazı kazâ eder; bazı âlimlere göre etmez. Muhtar olan da kazâ etmemesidir. Zaten umumî fıkıh kaidesidir ki, namazın şartlarından birini unutarak veya hata ile terk etse, vakit içinde o namazı iade etmesi vâcib, vakit çıktıktan sonra müstehâbdır.

Sual:
Şâfiî mezhebini taklid ediyorum. Bevl ettikten sonra, zekerin üzerinde kalan bevl (idrar), tuvalet kâğıdıyla temizlense, böylece namaz kılınabilir mi? Yoksa mutlaka su ile temizlenip kurutulmalı mıdır?

Cevap;
Zekerin ucundaki bevli yıkamak gerekir. Bez veya kâğıtla silmek kâfi gelmez. Ancak toprağa sürtmek olur. Makadda necaset her zaman olmayabilir veya az olabilir. Bu takdirde yıkamayıp silerek namaz kılınabilir. Temizlemek sünnet olur. Ancak necâset fazla ise yıkamak gerekir. Şâfiî mezhebinde az necâset namaza mânidir.

Sual:
Bebeğin kusmuğu necis midir?

Cevap;
Süt çocuğunun pisliği, bevli ve ağız dolusu kusmuğu kaba necâsettir. Normal idrar, kan, alkol gibi yıkanması lâzımdır.

Sual:
Yatmadan önce saçlarıma yılan yağı ve yüzüme de zeytinyağı sürüyorum. Sabah kalktığımda namaz vakti dar olduğu için yıkamayı namazdan sonraya bırakmak zorunda kalıyorum. Bu hal, abdest ve dolayısıyla namazın sıhhatine bir mâni teşkil eder mi?

Cevap;
Zeytinyağı altına su geçirir, abdeste ve gusle mâni değildir. Yılan yağının ne olduğunu bilmiyorum. Leşin derisi dabağladıkdan sonra; ayrıca kemikleri, sinirleri, boynuzu, tüyü, kılı ve fildişi satılır ve kullanılır. Domuzdan başka eti yenmeyen hayvanlar besmele ile kesilince veya avlayınca derisi sözbirliği ile temiz olur. Eti de temiz olur denildi. Fakat yemesi haramdır. Deri ve etlerini satmak ve fâidelenmek câiz olur. Yılan yağı da bu bakımdan ihtiyaç için kullanılabilir. Altına su geçiriyorsa, abdest ve gusle de mâni teşkil etmez.

Sual:
İlmihalde “Meni sıcaktan incelerek mezi haline dönüşür” deniliyor. Bir kadında sarı renkli akıntı beyaza döner mi? Bu şekilde inceldiğinde nasıl ayırt edilir?

Cevap;
Bu hüküm erkek içindir. Sarı renk beyaza dönmez.

Sual:
Şâfiî mezhebinde etil alkol dışındaki alkoller, mesela metil alkol, propil alkol vs necis midir?

Cevap;
Necis olan etil alkoldür. Diğerlerinin ismi alkol ise de, hamr (şarap) hükmünde değildir. Bu bakımdan bunların bulunduğu parfüm, jel gibi şeyleri kullanmanın mahzuru yoktur.

Sual:
Temiz ve necâsetli sıvı karışımların temiz kabul edildiğini okudum. Buna göre alkol ihtiva eden parfümler sürülü halde namaz kılmak uygun olur mu? Olursa sevabı azalır mı?

Cevap;
Hanefî mezhebinde kan, idrar, şarap, ispirto kaba necâsettir. Küçük havuza damlayınca, suyun hepsi kaba necâset olur. Bulaştıkları yer, avuç içindeki suyun yüzeyinden az ise, namaz sahih olur. Su ile toprak karıştırıldığı zaman, bu ikisinden biri temiz ise, meydana gelen çamurun temiz olacağı ve bu kavlin sahîh olduğu ve fetvânın da böyle olduğu muteber fıkıh kitaplarında yazılıdır. Bu söze zaîf diyenler de var ise de, harac, meşakkat olunca, zaîf kavl ile amel olunur. Fıkıh âlimlerinin bu sözlerinden, ihtiyacı karşılamak için yapılan kolonya, ilaç, vernik ve boya gibi ispirtolu karışımların temiz kabul edilecekleri anlaşılmaktadır. (İbni Âbidîn) Şâfiî ve Mâlikî mezhebinde de böyledir, (Ma’füvât). İspirtolu ilaçların temiz kabul edilmeleri, bunları içmenin câiz olacağını göstermez. Zaruret olmadıkça, yenmeleri ve içilmeleri yine câiz olmaz. Alkollü içkiler, ihtiyaç değildir. Necâset olmaları, bu kavle göre de, afv edilmez. Görülüyor ki, temiz ve necis sıvı karışımlarının necis veya temiz olduğu hususunda iki sahih kavil vardır. Dolayısıyla, kolonya, alkollü parfüm süründükten sonra, dirhem mikdarından fazla ise namaza durmadan burayı yıkamak takvâ; yıkamadan namazı kılmak ise fetvâdır.

Sual:
İlmihalde “Abdestte veya guslde kullanılan su (mâ-i müstamel), İmâm-ı a'zama göre kaba necâsettir. Ebû Yûsuf’a göre, hafif necâsettir. İmâm-ı Muhammed’e göre temizdir” deniyor. Başka bir yerde ise “Mâ-i müstamel, yani abdestte veya guslde kullanılan yahud kurbet olarak kullanılan su, meselâ, yemekten önce ve sonra, sünnet olduğu için el yıkamakta kullanılan su, yıkanan uzuvdan ayrılınca necis olur. Bazı âlimlere göre, başka uzva, elbiseye, yere düştükten sonra necis olur. İlk düştüğü yeri kirletmez” deniyor. Yani temiz diyen İmam-ı Muhammed’e göre de yerden sıçrayıp elbiseye değen abdest suyu necis midir?

Cevap;
Abdest ve gusülde kullanılan su mâ-i müstameldir; ama müftâbih kavle göre necis değildir. Bu su yıkandığı uzuvdan ayrılınca veya lavaboya, leğene aktıktan sonra mâ-i müstamel sayılır. Binaenaleyh yıkandığı uzuvdan ayrıldıktan sonra yere, elbiseye bulaşsa, İmam Muhammed’e göre necis olmaz. Fetvâ da böyledir.

Sual:
"Mâ-i müstamel, peştemala, elbiseye, kurnaya sıçrarsa ve necâset temizlemekte kullanılan her su, iğne ucu kadar sıçrarsa, kabı ve elbiseyi pisletmez" deniyor. Daha fazlası pisletir mi denilmek isteniyor?

Cevap;
İğne uçları kadarından korunmak mümkün değildir.

Sual:
Başkasının abdest alırken ıslattığı bir terliği başkası giyip de ayağı ıslansa necaset bulaşmış olur mu?

Cevap;
Hayır. Uzuvdaki su ma-i müstamel değildir. Terliğe bulaşsa bile necis olmaz.

Sual:
Evlerde, yıkama özelliği de olan makineler ile halı yıkanınca necâset temizlenmiş olur mu?

Cevap;
Halının üzerinden su döküp, alttan birkaç damla akınca halı şer’en temizlenmiş olur. Binaenaleyh bu makinelerde haydi haydi temizlenir.

Sual:
Süt çocuğunun ağız dolusu olmayan kusmuğu necaset değil midir?

Cevap;
Değildir.

Sual:
Mezi gelirse ne yapmak lâzımdır? Şortu yıkayıp abdest alınsa namaz sahih olur mu?

Cevap;
Mezi, şehvetlenildiği zaman erkekten gelen şeffaf, kokusuz ve yapışkan bir sıvıdır. Abdesti bozar. Mikdarı dirhemden (avuç içi kadardan) çok ise, donu yıkayıp namazı kılmak caiz olur. Ancak umumiyetle birkaç damladır ve mikdarı bu kadara varmaz.

Sual:
Bazı parfümlerde Fransızca “alcol dénaturé” denilen madde bulunuyor. Bu etil alkol olmaktan çıkıyor mu? Cetyl alkol gibi etil alkol sayılmayan maddelerin câiz olduğunu biliyorum. Fakat krem sürünürken, ağzımıza gelip yutmuş olsak, bunun zararı var mıdır?

Cevap;
Bildiğim kadarıyla alcol dénaturé denen maddenin kimyevî olarak etil alkolden farkı yoktur. Alcol dénaturé, etil alkolün içine başka kimyevîler karıştırarak elde edilen bir karışımdır. Umumiyetle etil alkolün içilmesini önlemek için sanayide yapılan bir muameledir. Cetyl alkolün ise yukarıdakinin aksine, etil alkol ile hiç bir alâkası yoktur. Bu bakımdan yutulması, yalanması haram değildir.

Sual:
Kitaplarda Hanbelî mezhebini cem etmek için özürler anlatılırken buyuruluyor ki: “Abdesti bozan bir özrü olan mesela ishalini veya idrarını tutamayan, çıbanından yarasından kan akan, basurdan kan, fistüllerinden göbekten akıntı çıkan, elde olmadan gelen yeli tutamayan, ağız dolusu kusan bunlar gibi abdesti bozan bir özrü olan kimsenin iki namazı cem etmesi caizdir”. Bu özürler için Mâlikî mezhebi taklid edilip namazı vaktinde kılma imkânı varken Hanbelî’yi taklid edip iki namazı cem etmek câiz olur mu? Hanbelî mezhebini abdesti bozan mezkûr özürlerden dolayı taklid eden bir kimsenin Hanbelî’de necasetin zerresi namaza mâni olduğundan; necâsete dikkat etmesi ve çamaşırını değiştirmesi gerekmiyor mu? Bu da meşakkat olacağından Mâlikî mezhebini taklid etmesi daha kolay olmaz mı? Hanefî mezhebinde olup da abdesti bozan özürlerden dolayı ihtiyaç hâlinde iki namazı cem etmek üzere Hanbelî mezhebini taklid eden bir kimse, Hanbelî’de necâsetin zerresini temizlemek lâzım olduğundan ve her namaz vakti necasetli çamaşırı değiştirmek meşakkat olacağından necaset için ayrıca ikinci mezhebi yani Mâlikî mezhebini taklid edebilir mi?

Cevap;
Her ikisi de câizdir. Mâlikî’yi taklid etmek efdaldir.

Sual:
Kadınların burna hızma, göze renkli lens veya dişe renkli taş takmaları, ziynete girer mi? Gusle mani olur mu? Hanımların sünnet niyetiyle, dışarıya çıkarken sürme sürmeleri uygun mudur?

Cevap;
Yabancı erkeklere göstermelerine din kaideleri izin vermemektedir. Sürme de böyledir. Bunlar altına su geçiriyorsa gusle mâni değildir.

Sual:
Gazete ile istinca caiz mi?

Cevap;
Câizdir.

Sual:
Taharet (istinca), su yerine ıslak mendille yapılabilir mi?

Cevap;
Suyun birkaç damla da olsa akması taharet için lazımdır.

Sual:
Alafranga tuvalette (klozette) idrar sıçratmadan ayakta bevl etmek günah mıdır?

Cevap;
Ayakta bevl etmek mekruhtur. Seferde veya hastalıkta veya avret yeri açılmasın diye câizdir. Sünnete uygun olan alaturka tuvalettir. Alafranga tuvalete zaruret olmadan oturmak uygun değildir.

Sual:
Evdeki çöp suları necis midir?

Cevap;
İçinde necâset yoksa necis değildir.

Sual:
Deride elbisede namaz kılınan yerde dirhem miktarı [4.8 gr] katı necaset bulunursa, tahrimen mekruh olur ve yıkamak vacip olur. Sıvı necasetlerde ise bu miktar açık el ayasındaki suyun genişliği kadar yüzeydir buyuruluyor. Bir kisme elbisesine veya bir uzvuna necaset bulaşsa bunun affdelin mikdardan az veya çok olduğunu nasıl anlayacak?

Cevap;
Takribi bir kanaat kâfidir.

Sual:
Kasaptan aldığım dalak, ciğer, yürek, et vs. evde kendim parçalara bölüyorum. Bunları keserken elbiseme, vücuduma sıçrayan kanları necis midir?

Cevap;
Necistir. Kesildikten sonra damarlarda kalan kanın yenilmesi caizdir. Yoksa bu kan akar da elbiseyi dirhemden fazla kirletirse necistir. (İbni Abidin)

Sual:
Abdestte yere düşen suyun üzerine basınca ıslanan çorap necis olur mu?

Cevap;
Abdestte kullanılan su müftabih kavle göre temizdir.

Sual:
Su bulunduğu halde, elimize bulaşan kanı, şarabı, alkolü birkaç defa emip tükürmekle necaset temizlenmiş olur mu?

Cevap;
Olur. (İbni Abidin)

Sual:
Fıkıh kitaplarında “Necis boya ile boyanan kumaş ve beden üç kere yıkanınca temiz olur. Su renksiz akıncaya kadar yıkamak daha iyidir” buyuruluyor. Üzerine boya bulaşmış elbise ile namaz kılınır mı?

Cevap;
İkisi aynı mesele değildir. Birincisinde necaset mevzuu var. İkincisinde boya tene işlemediği için abdest sahih olmamaktadır. Boya yapan, tiner ile abdest uzuvlarından boyaları çıkaracaktır.

Sual:
Necaseti yıkamak nasıl olmalıdır?

Cevap;
Necaset beze veya emici bir zemine bulaşmış ile üstünden su döküp altına birkaç damla akacak şekilde yahud suya batırıp çıkarıp sıkmakla yıkanır.

Sual:
Ayakkabının herhangi bir tarafına katı necaset veya idrar, kan gibi sıvı necaset bulaşmış olsa; kuma, toprağa, yeşilliğe, ıslak bir zemine, kara veya beton bir zemine üç kere sürtmek ya da ovmakla, kazımakla necaset temizlenmiş olur mu?

Cevap;
Mest ve ayakkabı gibi deri ve deri benzeri şeyler fışkı, kan gibi cürmü olan, yani kuruduktan sonra eseri görülen necasetle üstü veya altı pislenirlerse, mümkün mertebe eseri kalmayacak şekilde oğuşturmakla (delk ile, mesti kuvvetle yere sürterek) temizlenir. Didiklemek, tırnak veya çubukla kazımak da oğuşturmak gibidir. Bunda bir sayı yoktur. İmam Ebû Yusuf'un kavline göre cürmlü pislik yaş bile olsa oğuşturmakla temizlenir. Ekser ulema bu kavli tercih etmişlerdir. Esah ve muhtar olan da budur. Nitekim Ebû Davud'un rivâyet ettiği şu hadîs mutlaktır: “Biriniz mescide geldiği vakit baksın. Ayakkabısında pislik görürse onu silsin ve o ayakkabılarıyla namazını kılsın.” Şarap ve sidik gibi cürmü olmayan necasetle pislenirse tercihen üç defa yıkamakla temizlenirler. Mest veya ayakkabına şarap sıçrar da onunla kum yahut kül üzerinde yürüyerek üzeri cürm bağlarsa, kumlar dökülecek derecede yere silmekle temiz olur. Sahih olan budur. (İbni Abidin)

Sual:
Kan aldırılan yeri nasıl temizlemek gerekir?

Cevap;
Kuru veya ıslak bez ya da el ile eseri gidinceye kadar silmekle temizlenir. İmam Ebu Yusuf’a göre, o yeri yıkamak gerekir; temiz ve yaş bez parçasıyla üç defa silmek, yıkamak yerini tutar. (İbni Abidin)

Sual:
Şâfiî mezhebinde tuvalette elimizde olmayarak idrar sıçrıyor veya elimize bulaşıp, oradan da elbisemize değebiliyor. Tuvalette giydiğimiz terlikle abdest alıyoruz. Nasıl hareket etmek gerekir?

Cevap;
İğne ucu kadar idrar damlaları elbisede ve bedende affedilmiştir. İdrar ele bulaşıp da elbiseye veya bedene bulaşırsa, yıkamak gerekir. Şafiiler, zann-ı galib ile necaset bulaştığından dolayı, ya helada kullanılan terliği abdestten evvel veya abdestte ayaklarını yıkayıp koymadann hemen evvel yıkar, ya da abdestte temiz bir terliğe basar. Abdest alınan yerde görülen veya bilinen bir necaset varsa, bu necasete ıslak ayakla basınca, ayağa bulaşır. Necaset ıslak ise, kuru ayağa da bulaşır.

Sual:
Herhangi bir özürle, meselâ idrar kaçırdığı için Mâlikî mezhebini taklid eden Hanefî, başka hususlarda, meselâ eli kanadığı zaman “Benim abdestim Mâlikî’ye göre bozulmamıştır” veya elbisesine necâset bulaştığı zaman “Mâlikî’de necâset namaza mâni değil” deyip böylece namaz kılabilir mi?

Cevap;
Mezheb taklidi ihtiyaç olunca yapılır. İhtiyaç olmadan, mecbur kalmadan sırf kolaylık için mezheb taklidi yapmak uygun değildir. Taklid ederken de o mezhebin şart ve müfsidlerine uyulur. İdrarını tutamama sebebiyle Mâlikî’yi taklid eden Hanefî, kendi mezhebinden çıkmadığı için, meselâ kan gelirse, tekrar abdest alır. Necâsetin namaza mâni olmaması Mâlikî’de de zayıf bir kavildir. Yeniden abdest alması veya necâseti temizlemesi çok zor veya imkânsız ise, bu sebep ile de taklid eder ve abdest almadan veya necâseti temizlemen kılabilir. Zorluk olmadan taklid ederse, şart ve müfsidlerine uyduğu takdirde telfik olmaz ise de, kendi mezhebini hakkı olmadan hafife aldığı ve hatalı olduğuna itikad ettiği ictihadı tatbik ettiği için mekruh işlemiş olur.

Sual:
Kâğıt ile istincâ tahrimen mekruh ise, tuvalet kâğıdı kullanmak da buna girer mi?

Cevap;
Tuvalet kâğıdı yazı yazılan kâğıt değildir. Kâğıt ile benzer olduğu için bu isim verilen bir mamuldür. Binaenaleyh hem istincâ, hem de kurulanmak için kullanılabilir.

Sual:
İdrarını yaptıktan hemen sonra abdest alınabilir mi?

Cevap;
Alınabilir. Ancak idrarın iyice kesildiğine kanaat getirmiş olmalıdır. Aksi takdirde sonradan bir damla bile gelirse, abdest bozulur.

Sual:
Hanefî mezhebinde ayaktaki mesti üzerindeki necaseti temizlemek maksadıyla yıkasak mesh yerine geçer mi?

Cevap;
Mesh yerine geçer. Mâlikîde ise abdest sırasında yapılmış ise olur.

Sual:
İdrar gibi bir necâset bulaşmış halı, halı yıkama makinesi ile yıkanınca temiz olur mu?

Cevap;
Halının tamamına (altı dahil) su verip emiyorsa, olur. Değilse üstten su döküp altına bir iki damla olsun damlaması gerekir.

Sual:
Necâset bulaşığı olmayan bir elbise ile, olan bir elbise kuru temizlemede beraberce temizlendiğinde, temiz olana necâset bulaşır mı?

Cevap;
Bulaşmaz.

Sual:
Necâset bulaşmış bir elbise, kuru temizlemeye verilse, temiz olur mu?

Cevap;
Necâsetlerin temizlenme usulleri bellidir. Bunlar arasında kuru temizleme bulunmamaktadır. Kan, şarap, idrar bulaşmış elbise, mutlaka su ile temizlenir. Bunun için suyun necâset üzerine dökülüp altına birkaç damla geçmesi yahud bu kısmın suya batırılıp çıkarılarak sıkılması gerekir.

Sual:
Kırlarda akarsular, ırmaklar üstü açık olarak akıyor. Bu sular içilir mi, böyle sular ile abdest alınır mı?

Cevap;
Deniz, nehir, dere, göl, göze, kaynak suları temizdir. Abdest alınır; çamaşır yıkanır; içilir.

Sual:
Kitaplarda ismi geçen bevâsır halkası nedir?

Cevap;
Basur memesi çıkmaması için makada yerleştirilen halkadır.

Sual:
Avrupa’da hayvan yemlerine domuz eti ve kan karıştırılmaktadır. Bu hayvanları yemek câiz midir?

Cevap;
Pislik yiyen ve bu sebeple eti kokan tavuk üç gün, koyun dört gün, sığır ve deve on gün hapsedilir. Sonra yenebilir. Böyle hapsetmeden etini yemek ve sütünü içmek tenzihen mekruhtur. Koku yoksa yemek câizdir. Şarap içen veya domuz sütü ile beslenen hayvan da hemen kesilirse etini yemek böyle mekruhtur. Serbest gezen ve her çeşit şeyi yiyen tavuğu yemeden önce hapsetmek (yani kümese alıp temiz yem yedirmek) müstehabdır. Bazı âlimlere göre koku gidene kadar hapsedilir. (İbni Abidin, Necâset Bahsi; Hazer ve İbâha Bahsi) Hayvan yemlerine haram karıştırıldığı görülmedikçe veya etiketinde okunmadıkça haram denilemez.

Sual:
Makat etrafındaki kılları gidermek câiz midir?

Cevap;
Kasık kıllarını 15 günde bir temizlemek sünnet, kırk günden sonraya bırakmak tahrimen mekruhtur. Dübürdeki, yani makat etrafındaki kılları gidermek ise müstehabdır.

Sual:
Necaset bahsinde iğne ucu kadar idrarın affedileceği hükmü vardır. İğne ucu ne kadardır?

Cevap;
İdrar helâ taşına çarpınca etrafa sıçrayan idrar damlaları iğne ucu kadardır.

Sual:
Sıvı yağa necâset düşerse ne yapmak gerekir?

Cevap;
Su ile çalkalayıp, üste ayrılan yağ alınır. Meselâ yağı çömleğe koyarak üzerine bir misli su döker ve çalkalar. Biraz durunca yağ suyun üstüne çıkar. Ve çömleği altından delerek suyu akıtır veya üstteki suyu bir yere ayırıp suyu döker. Bunu üç defa tekrarlayınca yağ temizlenir. Necâset karışmış sütü, balı, pekmezi temizlemek için, biraz su ile karıştırıp, su uçuncaya kadar kaynatılır. Bu suyun mikdarı için İbni Abidin’de bir misli kadar diyor.

Sual:
İş elbisesi tozlu veya kirli olan, bu elbiseyle namaz kılabilir mi?

Cevap;
Başka elbisesi varsa veya temizleme imkânı varsa böyle tozlu veya kirli elbise ile namaz kılmak mekruhtur.

Sual:
Köpekten gelen necaseti temizlemek için bir Şâfiî toprak yerine sabun kullansa kâfi gelir mi?

Cevap;
Şâfiî mezhebinde köpekten gelen necâset (salya, idrar, gaita ve tüylerindeki ıslaklık), yedi defa yıkanır. Birinde suya toprak katılır. Hanbelî mezhebinde toprak yerine sabun kullanmak kâfidir. Hanefî ve Mâlikî mezhebinde bir defa su ile yıkamak kâfidir.

Sual:
Fıkıh kitaplarında “Necâset, dirhem mikdarından, yani bir miskalden, yani dört gram ve seksen santigramdan az ise, yıkamak sünnettir." deniliyor. Ben dirhem 3.2 gr, miskal 4.8 gr diye biliyorum. Doğrusu nedir?

Cevap;
Dirhem ve miskalin ölçüsü, altın ve gümüş için, katı mallardan farklıdır.

Sual:
Fıkıh kitaplarında şu ifadeler geçiyor: “Bedende, elbisede ve namaz kılacak yerde necâset bulunmamalıdır. Başörtüsü, başlık, sarık, mest ve ayakkabı da elbiseden sayılır.” “Mâlikî mezhebinde, bedenin, elbisenin temiz olması sünnet olduğu hâlde, mestin temiz olması farzdır.” Mest de elbiseden sayıldığına göre, diğerlerinin temiz olması sünnetken, mestin temiz olması neden farz oluyor?

Cevap;
Mâlikî’de de necâset namaza mânidir. Necâseti temizlemenin sünnet oluşu Mâlikî’de zayıf bir kavildir. Buna rağmen bu ruhsat, meste şâmil kılınmamıştır.

Sual:
Cenaze namazında ayakkabıları çıkarmak gerekir mi?

Cevap;
Hiçbir namaz için ayakkabıları çıkarmak gerekmez. Ayakkabı ile namaz kılmak sünnettir. Ancak ayakkabıda necâset olduğu kat’i biliniyorsa, çıkarılır. Necâset ayakkabının altında ise, çıkarılıp üstüne basılır. Ancak ayakkabının altına bevl, şarap gibi necâset bulaştığı iyi bilinir ve bir müddet yürünmüşse, delk ile temiz olur. (Berika, Bid’at ve Vesvese bahsi). Şehir yerlerinde ayakkabıya necâset bulaşması ihtimali pek mevcut değildir. Zira sokaklar şer’en temizdir.

Sual:
Nasıl istibrâ yapmak daha doğrudur?

Cevap;
İdrar kesilince, zeker süt sağılır gibi birkaç defa sağılır; sallanır; hafifçe öksürülür; vücud sol tarafa meyledilir. Zekerin ucu soğuk suyla yıkanır. İdrarın kesildiğine kanaat getirince kalkılır. Biraz yürüdükten sonra abdest alınır.

Sual:
Bahçedeki köpeğimiz, bazen elbisemi kokluyor. Elbisem necis olur mu?

Cevap;
Köpeğin sidiği, kakası ve salyası necistir. Koklaması zarar etmez.

Sual:
Bir toprağa necaset bulaşıp kurusa temiz olur mu?

Cevap;
Resulullah buyurdu ki, “Toprağın temizlenmesi kuruma iledir”. Binaenaleyh necaset bulaşan bir toprak kuruduğu zaman temiz olur. Hayvan da böyledir. Ağaç ve otlarda ihtilaf vardır. (Berika, Bid’at ve Vesvese bahsi).

Sual:
İstibrâdan sonra su olmadığı için zeker yıkanmazsa, bu halde abdest alıp namaz kılınabilir mi?

Cevap;
İdrar, çıktığı yerin etrafına namaza mâni olacak kadar yayılmamışsa, yıkanması şart değildir. Soğuk su ile yıkanması istibra sırasında idrarın kesilmesine yardımcı olur.

Sual:
Abdest aldıktan sonra uzuvlardaki yaşlığın silindiği mendil üzerinde iken namaz kılmak câiz midir?

Cevap;
Abdestte kullanılan su (mâ-i müsta’mel), İmam-ı A’zam’a göre kaba, Ebu Yusuf’a göre hafif necasettir. İmam Muhammed’e göre temizdir. Fetva da böyledir. Uzuvların silindiği bez, İmam-ı A’zam’a göre de necis olmaz. Zira vücudu yıkadıktan sonra kendiliğinden ayrılan su kaba necasettir.

Sual:
Necâset bulaşan yeri üç defa yıkamak şart mıdır?

Cevap;
Necaset, mer'î [görünen] ve gayri mer'î [görünmeyen] olmak üzere ikiye ayrılır. Kuruduktan sonra iz bırakana, mer'î, yahud cirimli ve iz bırakmayana, gayri mer'î, yahud cirimsiz tâbir olunur. Mer'î necâset ile pislenmiş olan şey, necâsetin aynı ve eseri ondan kaybolunca tâhir [şer’en temiz] olur. Giderme yolu, her ne olursa olsun, yani gerek yıkama veya mesih (elle silme), yahud delk (sürtme) ve ferk (kazıma) olsun, farketmez. Yıkama suretinde dahi, gerek akar suya, gerek durgun ve çok suya konarak, yahud da üzerine su dökülerek veyahud leğen gibi bir kap içinde bir defa veya birçok defa yıkanarak olsun yine farketmez. Renk ve kokudan ibaret eserin kalması, gidermesi meşakkatli ise zarar vermez. Sudan ve su yerine geçen sıvılardan başkasına, meselâ sabun ve sodaya muhtaç olmak ve hatta suyu ısıtmağa kalkışmak meşakkattir. Meselâ kana bulanmış olan veya üzerine şarap dökülen veyahud necis boya ile boyanan bez, gayri mer'î [görünmeyen] necâset yeri gibi, üç defa veya suyu sâfi oluncaya kadar yıkanarak tâhir olur. Boyanın rengi ve kanın veya şarabın lekesi onda kalabilir. (Nimet-i İslâm)
Görünmeyen necâsetler, meselâ ispirto ve idrâr bulaşan eşya, leğende, çamaşır makinesinde, ayrı sular ile temizlendiği zan edilinceye kadar yıkanır. Bir kere yıkamakla temizlenirse, kâfî olur. Yıkarken makinedeki su ve diğer eşyâ necis olmaz. Vesvese, şüphe edenlerin üç kere yıkaması ve hepsinde sıkması lâzımdır. Herkesin, kendi kuvveti kadar sıkması kâfîdir. Çürük, ince veya büyük olduğu için sıkılmayan eşya, meselâ halı, beden, deri gibi necâseti emen şeyler, her üç yıkayışta kurutulur. Yani su damlaması kesilinceye kadar beklenir. Testi, çanak ve bakır gibi necâseti emmeyen şeyleri ve denizde, derede, muslukta yıkanan herşeyi sıkmak ve kurutmak lâzım değildir. Akan su, necâseti götürür.

Sual:
Evde koltuk üzerine sıvı necâset bulaşsa ve koltuk da necâseti emse, nasıl temizlenir?

Cevap;
Üstten su dökülür, alttan birkaç damla akar, temizlenmiş olur. Veya suyla ıslatılır, sıkılır, suyu akar. Halı yıkama makinesi varsa, bununla yıkanır. Bu, suyu verip, tekrar emdiği için, temiz olur.

Sual:
Klozet kullanmanın mahzuru var mıdır ?

Cevap;
Edebe, sünnete muvafik olan yere çömelerek def-i hacet etmektir. Bir zarureti olanın klozet kullanmasında mahzur yoktur. Zaruretsiz kullanmak da caizdir, ama edebe muvafık değildir.

Sual:
Helâya ve banyoya başka bir terlikle girmek şart mıdır?

Cevap;
Helâlarda, hele asrî (alafranga) helâlar, açık bir necâset görülmedikçe temizdir. Ev terliği veya çıplak ayakla girip çıkmak câizdir. Ayağa necâset bulaşırsa yıkanır. Ama her zaman ayrı bir terlikle girmek iyi olur.

Sual:
Yağmurlu bir günde köpeğin bastığı su birikintisinden üzerine su sıçrasa, elbise necis olur mu?

Cevap;
Olmaz. Umumi belvâdır. Üstelik köpeğin teması suyu necis yapmaz. Hanefî’de köpeğin salyası necistir.

Sual:
Namaz kılanın odasının perdesinde kan damlası olsa, bu namazı mekruh eder mi?

Cevap;
Hayır. Elbisede olsa, mahzurludur.

Sual:
Güneşe ve aya karşı abdest bozmanın mekruh oluşu, evde de cari midir?

Cevap;
Sahra için mevzubahistir.

Sual:
İlmihalde “Küçük havuza, mâyi [sıvı] hâlinde bir temiz cisim karışınca, bu sıvının üç sıfatı da suya benzemiyorsa, karışımın iki sıfatı bozulursa, mukayyed su olur.” Buna göre Aşırı sıvı klor yüklenmiş çeşme suyu ile abdest ve gusl nasıl caiz olur?  Zira suyun üç sıfatı da değişiyor.

Cevap;
O küçük havuz içindir. Klor, çok büyük miktardaki suya katılıyor. Renginde de bir değişiklik yok. O beyazlık suyun köpürmesinden kaynaklanıyor. Su durulunca şeffaflaşıyor.

Sual:
Telefonun camına necaset bulaşsa, kuru bir bezle silinse, temizlenmiş olur mu?

Cevap;
Cam, mermer, cilalı taş gibi parlak zeminlerdeki sıvı necaset silinmekle temizlenir. Bez, necis olur.

Sual:
Kuru necaseti, kuru bezle silince bez necis olur mu?

Cevap;
Hayır.

Sual:
Çamaşır makinesinin sıkma programı bozulsa, çamaşırlar ıslak çıkarılıp öylece asılsa ve kurutulsa, şer’en temiz olur mu?

Cevap;
Çarparak yıkıyor ve suyu dışarı veriyor. Temiz olur. Usul, necis çamaşırı akan suyun altına bir müddet tutup üzerinden birkaç damla olsun su akıtmak veya durgun suya sokup çıkarıp dışarıda sıkmak ve birkaç damlanın akmasıdır.

Sual:
Bir kimse bir kuyuda ölmüş kurbağa görse bu kuyudan su içmek ya da abdest almak caiz olur mu?

Cevap;
Suda yaşayan balık, yengeç, su kurbağası, suda ölünce, bu su ile abdest ve gusl caizdir. Toprak kurbağası ve yılanından, akıcı kanı olmayanları da, suda ölünce caiz olur. Bütün bunlar, sudan çıkarılıp, ölünce, ölüleri suya düşerse, yine caiz olur. Kurbağa, suda parçalanırsa, yine caiz olur. Fakat içilmez. Çünkü, eti haramdır. Ördek, kaz gibi karada doğup, suda yaşayan hayvan ölünce, küçük havuz, necis olur.

Sual:
Takım elbisenin ceketine necaset bulaştığında nasıl temizlenir?

Cevap;
Musluğa tutup necasetin üstünden birkaç damla aşağı akıtılırsa temiz olur. Sonra kuru temizlemeye verilebilir. Yalnızca kuru temizleme şer’î temizlik temin etmez.

Sual:
Geceleri tırnak kesmenin bir mahzuru var mıdır?

Cevap;
Hayır. Halk inanışıdır. Eskiden ışık az olduğu için, insanın elini kesme tehlikesi vardı. muhtemeldir ki bundan dolayı öyle söylenirdi. İmam Ebu Yusuf’a bu sual sorulduğunda caiz demiş; delilini sorana, hayırlı işi geciktirmemek lazımdır buyurmuştur.