Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
SUALLER - CEVABLAR

"Mest" kelimesi için sonuçlar gösterilmektedir
Sual:
Mâlikî mezhebinde mest üzerine giyilen çoraba mesh edilebilir mi?

Cevap;
İmam Mâlik çoraba mesh olmaz; ancak altı ve üstü deri kaplanmışsa ve bu deri topuk kemiklerine kadar uzanıyorsa câizdir demiştir. Çorap çok ince olup su altına intikal ediyorsa câizdir. Mestin üzerinde çamur gibi bir hâil varsa, meshe manidir. Ayağa giyilen çorabın altı deri kaplanmışsa, buna da mesh câizdir diyenler var. (Muhtasarı Halil Şerhi Mevâhib).

Sual:
Fıkıh kitaplarında şöyle diyor: "Bir veyâ iki ayağı mestden çıkınca, abdesti, o ânda bozulmaz. Abdestin bozulması şimdi ayaklara sirâyet eder. Yalnız ayaklarını yıkasa, mesh ederek almış olduğu abdesti temâmlamış olur. Mesh müddeti bitince de, yalnız ayaklarını yıkar. Fekat, her iki sûretde de, yeniden abdest almak dahâ iyi olur denildi. Çünki, muvâlât hanefîde sünnet, mâlikî mezhebinde ise farzdır." Burada mesh çıkar çıkmaz yıkamak kastedilmeyip, aradan zaman geçmesi durumunu kastederek tekrar abdest almak iyi olur mu denilmek isteniyor? Çünkü ayaktan meshi çıkardığı gibi ayaklarını yıkasa abdest sahihtir. Eğer anladığım kastediliyorsa o halde abdest ibadetini belli bir zaman diliminde yapmasak da abdest almış olacağımız anlamı çıkmıyor mu? Bir kişi ayaklar hariç bütün abdest azalarını yıkasa, aradan 1 saat geçse sonra ayaklarını yıkasa bu kişi Hanefî'de abdest almış olur mu?

Cevap;
Bir kimse bütün azalarını yıkayıp, mesela ayaklarını bir saat sonra yıkasa abdesti sahihtir. Ancak muvalat sünnetini terk etmiş olur. Şâfiî de Hanefî gibidir. Mâlikî’de ancak unutmuşsa, hatırladığı zaman hemen yıkarsa sahih olur.

Sual:
"Mâlikî mezhebinde mestin deriden olması şarttır" deniyor. Mâlikî mezhebini taklid eden bir Hanefî, deri olmayan şeye, meselâ asker botuna mesh edebilir mi?

Cevap;
Mâlikî mezhebinde mestin deriden olması; bu derinin eti yenen hayvanların derisi olması ve tutkalla değil, dikişle imal edilmiş bulunması şarttır. Deri dışındaki keten, keçe, pamuk; yünden ve lastik, kauçuk, kalın çorap, hatta piyasada “dört mezhebe uygun mest çorabı” diye satılan mamullerden mest olmaz. Asker botu deridir. İçi de deridir. Yalnızca altı lastiktir. Buna meshetmek Mâlikî mezhebinde câizdir. Zira mestin üzerine meshetmek şarttır. Altını meshetmek ise müstehabdır. Bazılarına göre vâcibdir. Mestin elle meshedilmesi müstehabdır. Binaenaleyh asker botunu suya tutsa, mesh için kâfi gelir. (el-Muhtasar li-Halîl, Mevâhibü’l-Celîl, et-Tâc ve’l-Iklîl (üçü beraber) I/466; Tenûhî ve Zerrûk’un İbnü Ebî Zeyd’in Risâlesine şerhleri; el-Fıkhu ale’l-Mezâhibi’l-Erbaa).

Sual:
Ayaklardan çıkarıldığında normal çoraplardan biraz farklı olarak daha dik ve sert kalabilen ve epey yaş elle üzerine mesh edildiğinde çorabın üstünden ayaklara yaşlık nüfuz etmeyen kalın çoraplara mesh câiz midir?

Cevap;
Birkaç mil yürümeye elverişli ise câizdir.

Sual:
Sabah abdest aldım, sonra ayak tırnaklarımı kesip mest giydim. Gün boyu bir iki kere abdest yeniledim. Mest üzerine mesh ettim. Gece yatmadan önce mesti çıkardım. Baktım ayak parmağımın ucu kanamış ve kan biraz yayılmış. Ne zaman kanadığını bilmiyorum. Abdestiz namaz kılmış olur muyum? Namazlar kazaya kaldı mı?

Cevap;
Görüldüğü anda kanamış sayılır. “Bir emr-i hâdisin akreb-i evkâtına izâfeti asıldır” (mecelle 11)

Sual:
Abdest âzâlarından çift olanların solunu, sağından önce yıkamak câiz midir?

Cevap;
Abdest alırken çift abdest âzâlarından önce sağdakini yıkamak müstehabdır. Şakakları ve burun içini yıkarken, kulaklara ve mestlere mesh ederken müstehab değildir. (İbni Abidin)

Sual:
Başından veya ensesinden kalan yaşlıkla mest üzerine mesh eden kimsenin abdesti sahih midir?

Cevap;
Bir uzvu yıkadıktan sonra, elde kalan yaşlıkla, mest üzerine mesh edilir. Başı veya enseyi meshden kalan yaşlıkla mesh edilmez. Çünki başı meshedenin elindeki yaşlık müstamel olur. Yıkayanın ise elinde kalan değil, akıp giden su müstameldir. (İbni Abidin)

Sual:
Abdest alıp, mest giymiş kimse, yeniden abdest alıp, mesh etmeyerek, mestli ayaklarını suya soksa câiz olur mu?

Cevap;
Bir ayağı veya yarıdan fazlası ıslanmazsa, mesh yerine geçer. İçine su girip, ayağı ıslanırsa, mestleri çıkarıp, ayaklarını da yıkamak lâzım olur. Yani meste mesh etmek yerine ayağını suya soksa, mestin içine de su girip ayak ıslanırsa, şu halde artık mesti çıkarıp ayağını yıkaması gerekiyor. (İbni Abidin)

Sual:
Hanefî mezhebinde mestte yırtık olabilir mi?

Cevap;
Ayağın üç parmağı girecek kadar yırtığı bulunan bir mest üzerine mesh etmek câiz değildir. Burada ölçü parmakların en büyük üç tanesi olabilir. (İbni Abidin)

Sual:
Yaş ot üzerinde yürümek mest üzerine mesh yerine geçer mi?

Cevap;
Yaş ot üstünde yürüyerek veya yağmur ile mestlerin üstü ıslanırsa, mesh yerine geçer ve niyet lâzım olmaz. Yani mest üzerine meshi düşünmese bile mesh yerine geçer.

Sual:
Hanefî mezhebinde elin hangi parmakları ile mest üzerine mesh edilir?

Cevap;
Şart olan mesh mikdarı, elin küçük parmaklarından üç parmak mikdarıdır. Ancak parmak değmesi farz için şart değildir; yıkasa bile mekruh olmakla beraber farz yerine gelir. Çünki mesti yıkamak değil, meshetmek esastır. Sünnet olan sağ elin parmaklarını sağ, sol elin parmaklarını sol mestin ayak parmak kenarından konca kadar çekilmesidir. Mestin tamamının, yani alt ve üstünün meshedilmesi Mâlikî mezhebinde farz olduğu için, hilâftan çıkmak üzere tamamını meshetmek müstehab olur.

Sual:
Mesti kaç kere mesh etmek gerekir?

Cevap;
Abdestte baş, ense, kulaklar ve mestler bir defa meshedilir. Üç defa meshetmek hakkında ulemâ bid’at veya mekruh veya mübah demiştir. Şu halde kaçınmak gerekir.

Sual:
Hanefî mezhebinde ayaktaki mesti üzerindeki necaseti temizlemek maksadıyla yıkasak mesh yerine geçer mi?

Cevap;
Mesh yerine geçer. Mâlikîde ise abdest sırasında yapılmış ise olur.

Sual:
Mestim üç küçük parmak görünecek kadar yırtıldığı gibi, astarı da yırtıldı. Ama çorap olduğu için ayağım gözükmedi. Mesh bozulmuş mudur?

Cevap;
Mestin içinde deriden veya bezden dikişli astarı bulunursa yüz kısmındaki yırtık meshe mani olmaz. Çorap yok hükmündedir. Zira meste bitişik değildir.

Sual:
Mestlerden biri kazara ayaktan çıkarsa, ne yapmak gerekir?

Cevap;
Mestin birinin çıkması mesti bozar. Eğer abdest alınıp mest giyildikten sonra abdesti bozan bir şey yapılmamışsa iki ayağı da yeniden yıkamak gerekir. Yapılmışsa yeniden abdest almak lâzımdır.

Sual:
Mestin üzerine giydiğim ince çoraba meshedip, sonra bu çorabı çıkarırsam, mest bozulur mu?

Cevap;
Çok ince olup altına su geçirmedikçe çoraba meshedilmez. İnce ise, çıksa bile mesh devam eder. Çünki çoraba değil, altındaki meste mesh edilmiş demektir. İnce çorap mest olmaz.

Sual:
Mest üzerine ikinci bir ayakkabı giyip, henüz abdest bozulmadan, dıştaki ayakkabı çıksa, mest bozulur mu?

Cevap;
Abdest bozulmaz. Üstteki mest hükmünde ise ve abdest bozulup buna meshedilmişse, bu çıkınca abdest bozulur.

Sual:
Bir kimsenin, mestleri üzerine giydigi çizme, bot genis olsa da o kimse, elini çizmenin içine sokarak, mestlerinin üzerine meshetse bu caiz olur mu?

Cevap;
Evet. Ama sünnete uygun mesh yapamaz.

Sual:
Mest üzerine meshederken, niyet etmek şart mıdır?

Cevap;
Hayır. Şarttır diyen kavil zayıftır.

Sual:
Ayağına giydiği mesti bol olan bir kimsenin ayağı, mestin içinde kaldırınca, topuk yerinden çıksa; fakat ayağı basınca ayak topuğu yerine dönse, bu halde, o mestin üzerine meshetmek câiz olur mu?

Cevap;
Ayağın ekserisinin konçtan çıkması, meshi bozar.

Sual:
Ayağın üç parmağı sığacak kadar yırtığı bulunan bir mest üzerine mesh etmek câiz olmadığına göre, burada ayak parmağının ölçüsü nedir?

Cevap;
Ayak parmağının küçüğü ile hesaplanır. Ama meselâ baş ve yanındaki parmak görünse, hesapça üç parmak olduğu halde meshe zarar vermez. (Ni’met-i İslâm)

Sual:
Yırtık, sökük mestin boğaz kısmında bulunursa, meshin cevazına mâni olur mu?

Cevap;
Yırtık, üç küçük parmak gözükecek kadar büyük olup, mestin topuk kemiğinden aşağıda olursa meshe mâni olur.

Sual:
Dışı açılmış olan mestin, iç kısmında dikilmiş deri veya bez astar bulunsa, bu şekildeki yırtık meshe mâni olur mu?

Cevap;
Mestin içinde deriden veya bezden dikişli astarı bulunursa yüz kısmındaki yırtık meshe mâni olmaz.

Sual:
Bir kimse, abdestli iken mestini çıkardığı zaman, yeniden abdest alması gerekir mi? Bunun için mesh müddeti nazara alınır mı?

Cevap;
Mesh bozulmaz. Bu kimsenin, sadece ayaklarını yıkaması kâfidir. Bunun mesh müddeti ile alâkası yoktur. Yani, mesh müddetinin sonuna az kala çıkarsa, ayaklarını yıkaması mesh müddeti dolduktan sonra olsa câizdir.

Sual:
Mestlerini çıkardığı zaman, ayaklarının soğuktan donacağından veya hasta olacağından yahud hastalığının artmasından korkan bir kimse, mesh müddetine riayet edecek midir?

Cevap;
Bu korku bitene kadar mest müddeti uzar (Ni’met-i İslâm). Bu takdirde abdest alırken mestin tamamına mesheder. Zira sargı hükmüne geçer. Dilerse mesh müddeti hiç aramayan Mâlikî mezhebini taklid eder.

Sual:
Ayağım topuk kemiğinden kesik olduğu için protez kullanıyorum. Protezi giyip çıkarmam zordur. Protezin üzerinden mesh etmek için bu özür olur mu?

Cevap;
Evet. Cebire (sargı) hükmündedir.

Sual:
Ayak parmaklarından ne kadarı yaradılışta mevcut olmalı ki mesh yerinden farz olan miktar tahakkuk etsin?

Cevap;
Mestin sıhhati için her ayakta, ön taraftan, elin en küçük parmağı ile en az üç parmak mikdarı yerin yaradılıştan mevcut olması lazımdır. Ayağının ön tarafı bulunmayan kimse, her ne kadar, ökçe tarafı bulunsa da, meste mesh edemez; ayağını yıkaması lâzım gelir (Nimet-i İslam).

Sual:
Bir ilmihalde şöyle diyor: “Mâlikîde mest üzerine mesh müddeti sonsuzdur. Mest üzerine, birinci abdest bozulmadan önce, ikinci bir mest, çizme, plâstik, naylon, lâstik ayakkabı giyse, dıştaki su geçirmezse, bunun üzerine mesh edebilir. Suyu çok geçirirse yine edebilir. Çünki, içteki ıslanarak, içtekine mesh etmiş olur”. Bundan Mâlikî mezhebinde deri mest üzerine giyilen ve deri olmayan bir mest üzerine mesh edileceği mânâsı çıkmıyor mu?

Cevap;
Bahsettiğiniz ifadedeki ilk cümle Mâlikî mezhebinin hükmünü; sonrakiler Hanefî hükmünü bildiriyor. Mâlikî mezhebinde mestin deri ve dikişli olması şarttır. Böyle mestin üzerine giyilen ikinci mest de deri ve dikişli olacaktır. Mâlikîde derinin üzerine giyilen deriden başka su geçirmez ayakkabı üzerine mest sahih olmaz.

Sual:
Ayaklarımdan birisi bir hastalık sebebiyle sargıda. Sargılı olan ayağımı sargı üzerinden mesh ettim. Sağlam olan ayağımı yıkadım. Bundan sonra da her iki ayağıma mestlerimi giydim. Abdestim bozulunca mestlerime mesh etmem caiz olur mu?

Cevap;
Bir kimsenin, ayaklarının birinde cerahat (yara) olsa da, onu yıkamaya ve meshetmeye gücü yetmese, bu kimsenin diğer ayağına meshetmesi caizdir (Hindiyye).

Sual:
Semavi özürden dolayi Mâlikî mezhebini taklid eden Hanefî, özürlü olduğu hallerde Mâlikî mezhebine uyarak mest giyip, bir vakitden fazla mestlerine mesh edebilir mi?

Cevap;
Özür sahibi olan kimse, tam abdest alıp, özür akmadan önce, mestlerini giyerse, sonra abdesti özürle bozulsa da, 24 saat mesh edebilir. Özrü aktıktan sonra giyerse, yalnız o namaz vakti içinde mesh edebilir. Mâlikî mezhebinde mesh için bir müddet olmayıp, gusl için çıkarana kadar mest üzerine meshedebilir. Mâlikî’yi taklid eden kimse, bir başka meşakkat olmadıkça, kendi mezhebinin şartlarına da uymalıdır.

Sual:
Sabah namazında abdest alıp, sonra mest giyen birisi, iki saat sonra mesti çıkarsa, abdesti bozulur mu?

Cevap;
Abdesti bozan bir şey olmamışsa, bozulmaz. Mesti giydikten sonra abdest bozulmuş, yeniden abdest alınmışsa, mest çıkarılınca sadece ayakları yıkamak kâfidir.

Sual:
Şâfiî mezhebinde abdestte tertib farz olduğundan, mestler abdestten hemen sonra ve sıra ile mi giyilir?

Cevap;
İlk giyişte mestlerin tertib ile alakası yoktur. Abdest alınır; çıplak ayakla veya çorapla gezilir. Abdest bozulmadan mest giyilir. İsterse solu önce giyer. Ama sağı önce giymek müstehabdır. Sonra abdesti bozulunca, yeni abdest alırken bunlara meshedebilir.

Sual:
Fıkıh kitaplarında şöyle bir ifade geçiyor: “Sünnet üzere mesh etmek için, el ayaları meste değdirilmez. Meshin üç el parmağı eninde ve boyunda olması farzdır. Bunun için de üç parmağı veya yaş olup suyu damlamakta olan parmak uçları veya parmaklarla birlikte el ayasını veya yalnız el ayasını mest ucuna koyup, bacağa doğru çekmek yetişir.” El ayası değdirilir mi, değdirilmez mi?

Cevap;
Sünnet olan meshde değdirilmez. Değdirilirse mesh yerine gelir, ama sünnet vechiyle yapılmamış olur.

Sual:
Fıkıh kitaplarında şöyle bir ifade geçiyor: “Mestin altına veya topukların yanlarına veya bacak tarafına mesh caiz değildir. Mâlikîde, sağ eli ıslatıp, parmak dipleri sağ mestin üst ucuna konur. Başparmak ucu sol, diğer üç parmak uçları sağ kenarında olarak, ağzına kadar çekmek ve sol eli altına böyle koyup, topuğa ve buradan ağzına kadar çekmek ve sonra sol eli sol mestin üstüne, sağ eli altına koyup çekmek vâcibdir.” Mestin altına mesh etmek câiz değildir diyor; hem de sol eli altına koyup topuğa doğru çekmek vâcibdir diyor. Mestin altı mesh edilir mi, edilmez mi?

Cevap;
Yalnız altına meshedilirse, mesh sahih olmaz. Hepsine meshedilirse sahih olur. Mâlikî’de üste mesh farz, alta mesh ise müstehabdır.

Sual:
Mest üzerine mesh müddeti ne zaman başlar?

Cevap;
Mest üzerine mesh müddeti 24 saattir. Seferde 72 saattir. Ne abdest alınca, ne de mestleri giyince başlar. Abdest alıp mestleri giydikten sonra, abdesti bozan bir şey olunca başlar.

Sual:
Fıkıh kitaplarında şöyle bir ifade geçiyor: “Abdest alıp, mest giymiş bir kimse, yeniden abdest alıp, mesh etmeyerek, mestli ayaklarını suya soksa, bir ayağı veya yarıdan fazlası ıslanmazsa, mesh yerine geçer.” Neyin yarıdan fazlası kast ediliyor? Bir ayağı veya iki ayağının yarıdan fazlası kuru kalsa bile mesh sahih mi oluyor?

Cevap;
Islanınca ayağını yıkamış değil de, giydiği mesti meshetmiş oluyor.

Sual:
Mest üzerine mesh müddeti bitmeden mestin birini veya ikisini ayağından çıkarınca abdest bozulmuş olur mu?

Cevap;
Bir veya iki ayağı mestten çıkınca veya mesh müddeti bitince abdestin bozulması ayaklara sirâyet eder. Yalnız ayaklarını yıkasa, mesh ederek almış olduğu abdesti tamamlamış olur. Fakat her iki surette de, yeniden abdest almak daha iyi olur denildi. Çünki muvâlât Hanefî’de sünnet, Mâlikî mezhebinde ise farzdır. Burada kast edilen mest çıktıktan hemen sonra ayağın yıkanmaması hâlidir. Zira Mâliki’de mesti çıkarınca hemen yıkaması şarttır. Hanefî’de hemen yıkaması sünnettir.

Sual:
Mâlikî mezhebinde, yalnız ayağı yıkama zahmetinden dolayı mest üzerine mesh etmek câiz olmuyor. Bir kimse hem sünnet uymağa niyet etse, hem de ayağı yıkama zahmetinden dolayı meshe niyet etse câiz midir?

Cevap;
Evet. Mâlikî mezhebine göre abdestte ayakları yıkama zahmetinden kurtulmak için mest giymek câiz değildir. Hastalık, sefer, soğuk sebebiyle ve yalnızca sünnete uymak niyetiyle giyilebilir.

Sual:
Mestlerin su geçirmez olması şart mıdır?

Cevap;
Mest, su geçirmez ayakkabı demektir. Ama bir mil yürünebilecek kadar kalın çoraba mest caizdir.

Sual:
Mestler ayağı sıkıp acıttığı için bunlarla yürümek mümkün olmasa mesh câiz midir?

Cevap;
Evet. Zira yürüyebilmek sağlamlık bakımındandır.

Sual:
Mest ayaktan çıkarıldığı anda abdest bozulur mu?

Cevap;
Eğer mest ayağında iken, abdesti bozacak bir şey yapmadıysa bozulmaz. Değilse, birini çıkardığı anda bozulur.

Sual:
Asker, abdest alacağı zaman botlarını çıkarmak ve giymekte zorlanacak olsa, bunların üzerine mesh edebilir mi?

Cevap;
Abdestli giyilmişse üzerine mesh edilir ve bu botlarla namaz kılınır.

Sual:
Resulullah aleyhisselam, mest için kalın ya da ince çorap ayrımı yapmamışken, şimdiki kimselerin yapması doğru mudur?

Cevap;
Resulullah zamanında çorap yoktu. Konçlu deri ayakkabı vardı. Buna mesh vermek caizdir. Kalın, su geçirmez ve yola dayanıklı çoraptan mest olur.