Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
SUALLER - CEVABLAR

"Lukata" kelimesi için sonuçlar gösterilmektedir
Sual:
Denizin çekilmesiyle kıyıyı terk eden sahil sularından geride kalan toprak parçası kime aittir?

Cevap;
Fıkıhta kaidedir, bir toprak parçasının maliki, bu toprağın harimine de maliktir. Yani etrafında kimsenin giremeyeceği bir yer vardır. Sahiller böyledir. Su çekilirse, tabii olarak burada bitişik toprağın maliki mülkiyet kurabilir. Buna ihya denir. Kaldı ki sahiller zaten bitişik karanın mülkiyetine dâhildir.

Sual:
Sahipsiz bir eşya veya mal bulduğumuz zaman ne yapmalıyız ya da eşyanın üzerinde ismi yazıyorsa ne yapmalıyız?

Cevap;
Sahipsiz eşya bulanındır. Sahibi bilinmeyen eşya ise lukatadır. Bulan ilan eder. Üzerinde ismi yazıyorsa, arar. Sahibi çıkınca verir. Sahibi çıkmazsa fakirlere verir. Kendisi fakirse kullanır. Çok ufak bir şeyse sahibini aramasına gerek olmaksızın her halde kullanabilir.

Sual:
Yerde bulduğumuz bir şey bizim olur mu?

Cevap;
Bir-iki lira, bir mendil, tek bir hurma tanesi gibi sahibinin aramayacağı kıymetsiz bir şey değilse lukatadır. Bulanın olmaz. Yerden alması müstehabdır. İlân edip sahibini arar. Çıkmazsa fakirlere verir. Fakirse kendi de kullanabilir.

Sual:
Çöpe veya sokağa atılan, az çok değerli bir malı bulan kullanabilir mi?

Cevap;
Sahibi vazgeçmiş demektir. Sahipsiz mal olur. İhraz ile mülkiyet kazanılır.

Sual:
İşyerimde üç ay evvel altın bir kolye buldum. Bir sene saklayıp fakirlere verecektim. Kardeşim iş yerimi dekore ederken bir yere kaldırmış. Nereye koyduğunu hatırlamıyor. Bu halde ne yapmak gerekir?

Cevap;
Lukata, bulanın elinde emanettir. Sahibi çıkana kadar bekler. Çıkmazsa fakirlere verir. Kendi fakirse kullanır. Kasdı olmaksızın zayi olmuşsa, ödemesi gerekmez.

Sual:
Bana ait tarlanın içinden çıkan define kime aittir?

Cevap;
Üzerinde İslâmî işaretler varsa, lukatadır; beytülmâlin; beytülmâl yoksa, fakirlerin hakkıdır. Kendisi fakirse kullanabilir; fakir olan zevcesine, çocuklarına, akrabasına verebilir. Böyle değilse, yani İslâmî işaretler taşımıyorsa, meselâ üzerinde Roma alâmetleri varsa veya hiç alâmet yoksa, tarla sahibinindir; sahipsiz yerde bulunmuşsa, bulanındır.

Sual:
Mezarlıkta yetişen meyve yenilebilir mi?

Cevap;
Kabristanda bulunan ağaç, orası kabristan yapılmadan evvel yetişmiş ise, toprak sahibinin mülküdür. Ağacı ve meyvelerini dilediğine verir. Sahipsiz toprak olup, halk tarafından kabristan yapılmış ise, ağaçlar, meyveler ve toprak, önceden gelen âdete göre kullanılır. Ağaçlar, kabristan yapıldıktan sonra yetişmiş ise, bunları diken malûm ise, o kimsenin mülkü olurlar. Bunları ve meyvelerini fakirlere sadaka verir. Dibe düşmüş çürüyecek meyveleri sahibinin izin vermediği bilinmedikçe alıp yemek câizdir. Fakirse her halde yiyebilir. Ağaçlar, kendiliklerinden yetişmiş iseler, diken kimse bilinmiyorsa, hâkimin kararı ile amel olunur. İsterse, sattırıp, parasını kabristanın ihtiyaçlarına sarf ettirir. Vakıf kabristandaki ağaçlar, meyveler, vakfın şartına göre kullanılır. Şartı bilinmiyorsa, hâkimin kararı ile amel olunur. Bugün için şer’î hâkim olmadığından, sahipsiz toprak veya lukata gibi muamele görür. (Hindiyye-Kerâhiyyet bahsi)

Sual:
Otobüste iki kişinin akbilleri karışsa, eline geçen başkasının akbilini kullanmak kul hakkı olur mu?

Cevap;
Sahibini aramalıdır. Bulamazsa, fakir ise kullanabilir.