Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
SUALLER - CEVABLAR

"Kurban" kelimesi için sonuçlar gösterilmektedir
Sual:
Kurban kesildikten sonra, kurbanı parçalayıp hatta misafir için de pişirilip sonra parçalanmış etler tartılarak pay ediliyor. Bu şekilde yapmak uygun mudur?

Cevap;
Kesildikten sonra tartıp  taksim edilmelidir. Bu etin bütün ortakları razı ise yemek caiz olur. İbaha sayılır.
14 Eylül 2018 Cuma

Sual:
Bir kimsenin sığırı olsa, kendisiyle beraber 5 ortak olsa, 2 hisseyi de vefat etmiş anne ve babası için niyet edebilir mi?

Cevap;
Ölü, kurban kesmez. Bir kimse, sevabı ölüye hediye edilmek üzere nafile kurban kesebilir. Bunu kim keserse, hisse de, et de onundur. Sığır zaten kendisinindir. Ancak 4 ortağa hisse satarken, yedide birini satmışsa böyledir. Yoksa beşte birini satmışsa, sonradan iki kişiyi ilave edemez. Diğer ortaklar razı olursa, caiz olur ise de, kurbanlık sığıra sonradan ortak ilave etmek mekruhtur.
14 Eylül 2018 Cuma

Sual:
Bayramın ilk iki günü seferî olup da kurbanını kesen bir kimse, üçüncü günü mukim olsa tekrar kurban kesecek midir?

Cevap;
Kesecektir. Çünki kendisine kurban vâcib olmadığı halde kesen kimsenin bu kurbanı nâfile olur. Sonra vâcib olsa, tekrar kesmesi gerekir. Ancak müteahhirîn ulemâsına göre kestiği kurban kâfi gelir. Mutemed kavil de budur. (İbn Âbidin, Kurban bahsi.) Kurban bayramının üçüncü günü fakir olacağını veya sefere çıkacağını bilen kimseye, birinci günü kurban kesmek vâcib olmaz. Üçüncü günü zengin olacağını bilenin, kurban kesmesi, Zilhicce’nin onuncu günü, yani bayramın birinci günü fecr vaktinde vâcib olur. Bayramın birinci günü zengin veya fakir ve mukim veya misâfir olmağa bakılmaz.
21 Haziran 2010 Pazartesi

Sual:
Kurbanı ikinci vekil alsa, bir başkasına kestirebilir mi?

Cevap;
Vekil, bu gibi işleri başkasına yaptırabilir. Kesen kişi üçüncü bir vekil sayılmaz. Kurbanı vekilin alması mühimdir. Yoksa müvekkilin malı olmaz. Malı olmayan bir hayvan da kurban edilemez.
21 Haziran 2010 Pazartesi

Sual:
Kurban adayan kimse, kurban bayramından sonra o kurbanı kesse, ne lâzım gelir?

Cevap;
Kurbanın etiyle diri bir kurban arasındaki farkı fakirlere tasadduk eder. Zenginse tamamını fakirlere tasadduk etse iyi olur. (İbn Âbidîn.)
21 Haziran 2010 Pazartesi

Sual:
Kurban bayramında kesmek üzere kurban alan zengin, sefere çıksa, kurbanını akikaya çevirebilir mi?

Cevap;
Çevirebilir veya satabilir. Çünki kesmesi vacib olmaz. Fakir olsaydı, adak olurdu. Kesmesi lazım gelirdi. (İbni Âbidîn, Kurban babı.)
21 Haziran 2010 Pazartesi

Sual:
Kurbanı yanlışlıkla bayramdan bir gün evvel kesenlerle ortak olan kimse, seferî olsa, kurbanını akikaya çevirebilir mi?

Cevap;
Et niyetiyle ortak olmak sadece vâcib kurbanı bozar. Akikaya tesir etmez. Kaldı ki, bilmeden arefe günü kesenin kurbanı câiz olur. Akika kesene zararı olmaz. (İbn Âbidîn, Kurban babı.)
21 Haziran 2010 Pazartesi

Sual:
Kurban hissedarlarından birisi çıkıp yerine başkası girebilir mi?

Cevap;
Satın aldığı kurbanı başkasına satıp başka kurban kesmek İmam Ebu Hanife ve İmam Muhammed’e göre câizdir. Aradaki farkı tasadduk eder. İmam Ebu Yusuf’a göre câiz değildir. Çünki kurban hayvanın aynına tealluk etmiştir. (Hindiye, Adak kurbanları bahsi.)
21 Haziran 2010 Pazartesi

Sual:
Kurban alırken fiyat konuşmadık. Câiz mi?

Cevap;
Fâsid akidle alınan hayvanı kurban etmek câizdir. (Hindiyye.) Ancak fâsid akid yapmak günahına girildiği gibi, sevab da alınamaz. Hayvanı geri verip, fiyat konuşarak tekrar sahih bir akid yapmalı, sonra kesmelidir. Kesilmiş ise, kurban olmuştur. Tövbe gerekir.
21 Haziran 2010 Pazartesi

Sual:
Bir hoca İbn Âbidîn’den delil getirerek sığırdaki vâcib kurban ile adak kurbanının bir araya gelmeyeceğini söyledi. Sığırın yedide bir hissesine adak katılabilir mi?

Cevap;

Ortakların hepsi kurbet kasdetmişse katılır. Biri Hıristiyan veya köle ise, yahud et için kesiyorsa olmaz. (İbn Âbidîn.)
1-İbn Âbidîn’de diyor ki: “Kurban hepsinin üzerine vacib olsa veya bazısının üzerine vacib olsa, ister vücub cihetleri bir olsun, ister muhtelif olsun, meselâ birisinin ki kurban, birisinin ki ihsar, birisinin ki av cezası, birisininki tıraş cezası, birisinin temettü hac kurbanı birisininki de kıran haccı kurbanı olsa, yine kurban câiz olur. İmam Züfer buna muhalefet etmiştir. Çünkü bunların hepsinin niyeti Allah'a yaklaşmaktır.” diyor. Akika ve velîme de olur diyor. Hindiyye’de ise “Ve eğer udhiyye, Kurbanını veya başka Kurbanlardan murad etmiş olsalar onlara kifayet eder. Kurbet, vacib olsun veya tatavvu' olsun veyahut bazısına vacib olsun bazısına vacib olmasın müsavidir. Ve bazısı tatavvu'; hedyine ve bazısı müt'a veya kıran Kurbanını murad etmekle kurbet ciheti ittifak etsin veyâ ihtilâf etsin müsavidir.” Diyor.
Görülüyor ki her iki eserde de sığıra kurbet niyetiyle ortak olunabileceğini söylüyor. Adak kurbanı olur demiyor ama olmaz da demiyor. Adak kurbanının -adı üstünde- kurbet olduğu bellidir. Bunların hepsinin girip de, adak kurbanının girmemesi olacak iş değildir. Burada esas maksat şunu tebarüz ettirmektir: Sığır veya deveye ortak olan yedi kişiden birisi hıristiyan veya köle ise veya sırf et için ortak olsa, onlardan hiçbirisinin kurbanı olmaz. Çünkü kan akıtmak parçalanmaz. Yoksa ibadet ve kurbet niyetiyle kesilirse olur. Adakta da Allah’a yaklaşmak kasdedilmektedir.
Geçen senenin kurbanını kesen ile ölünün emri üzerine kesen nafile olur. Kurbet olmaz. Bu sebeple etin tamamını tasadduk gerekir. Bu istisnaî bir haldir. Bunu adak ile bir tutmak kıyas-ı maalfarık olur.
2-Nezr kurbanında kan akıtmanın gerekli olmadığı, kesilmeden de etinin fakirlere verilebileceği, bu bakımdan geçen senenin kurbanına benzediği sözü de burada yersizdir. Zekâtta, fıtrada, uşrda, nezrde ve köle âzâdından başka keffâretlerde malın kendisi bulunsa bile kıymeti verilebilir. Kurban böyle değildir. Mutlaka kan akıtmak gerekir. Maamafih vâcib kurban da nahr günlerinde kesilmezse veya kesilemezse, canlı olarak veya kıymeti tasadduk edilir.
3-Üstelik bütün kitaplarda fakirin kurban kesmesi vacib olmadığı için kurban niyetiyle sığır hissesine karışmasının adak hükmünde olduğunu söyleyen âlimlerin kavli bildiriliyor. Fakirin aldığı kurban adak olunca, sığıra adak katılmasının câiz olduğu buradan da anlaşılır.
4-İbni Âbidîn’de diyor ki:  “Zengin bir kimse, kendi nefsine kurban etmek üzere aldığı bir sığıra başka altı kişiyi ortak edebilir. Fakir edemez. Çünki fakirin kurban için almış olduğu sığır, kurban için taayyün etmiştir, başkasını ortak edemez. Hâniye’ye göre fakir de edebilir. Eti taksim ettikten sonra fakirin hissesini tasadduk etmesi gerekli değildir. Ama adayan kimsenin hissesini tasadduk etmesi kesindir.” Bu ifade, sığıra adak kurbanının da ortak edilebileceğini açıkça göstermektedir.


21 Haziran 2010 Pazartesi

Sual:
Kurban bayramı süresince seferi olan biri kestiği kurbandan vacib sevabı alabilmek için kurbanı nezr etse, o kurban vâcib olmuş olur mu?

Cevap;
Buna gerek yoktur. Kurbanı sefere çıkmadan kesebilir. Nezr olan şeyin vâcib olmasıyla, kurbanın vâcib olması aynı şey değildir. Nezrin vücubu, kesilmesi mutlaka lâzım olan demektir. Sevaplarının aynı olduğu söylenemez. Vacibi yaparken ne mekruhlar, hatta ne haramlar işleniyor. Belki de kesmemek hayırlıdır. Kaç sevaptan girme günaha demişler.
21 Haziran 2010 Pazartesi

Sual:
Babamız bir sığıra ortak oldu ve kurban kesmeden öldü. Kurbanı annemiz kesebilir mi? Biz yiyebilir miyiz?

Cevap;
Kurban vârislerindir. Annelerine hediye edebilirler. Anneleri keser. Kendileri de yiyebilir. Bir bedeneye ortak olan yedi kişiden birisi ölse, varisleri diğer ortaklara, onun ve kendilerinin yerine kesmelerini söyleseler, istihsanen hepsinin yerine sahihtir. Çünkü hepsinde kurbet kastı vardır. Ortaklar vârislerden izin almadan kesseler, hiç birisine kâfi gelmez. Zira bazıları kurbet değildir. (İbn Âbidîn.) Yedide üç hissesi olan zât ölür ve bir oğlanla, küçük bir kızı mirasçı olarak bırakır; altı yüz dirhem de terekesi olur; ancak bu altı yüz dirhem, o sığırdaki hissesiyle birlikte bu miktara erişmiş bulunur; vasî de onların yerine o ineği kurban keserse; bu câiz olmaz. Çünkü kızın hissesi et olur. Zira o fakirdir. Babasından isabet eden miras onun hissesine ikiyüz dirhem olarak düşmemektedir. Şayet ölen zât, o sığırdaki hissesinin haricinde altı yüz dirhem bırakmış olsaydı, hepsinin kurbanı câiz olurdu. Çünki o zaman kız da zengin sayılırdı. (Hindiye.)
21 Haziran 2010 Pazartesi

Sual:
Kurban satıcısı kurbanınızı keserim, yüzerim, etini tartarım, ne kadar gelirse o kadar alırım diyor. Bu câiz mi?

Cevap;
Semen belli olmadan yapılan alışveriş sahih değildir. Hayvan mülk olmaz. Mülk olmayan da kurban edilemez
21 Haziran 2010 Pazartesi

Sual:
Talebe yurtlarına vekâleti verilen kurbanı, kesildikten sonra yurt idaresi satıp, yerine talebelerin gıda ihtiyaçlarını temin etse câiz midir? Vacib yerine gelmiş olur mu?

Cevap;
Umumî vekâlet verilince, yani kurbanımı kesmeye, kestirmeye, etini ve diğer yerlerini dilediğiniz yere vermeye sizi umumî vekil ettim denilince, kurbanı kesen dilediğini yapabilir.
21 Haziran 2010 Pazartesi

Sual:
Seferî olan veya nisab miktarı malı olmayan, fakat kurban günü nisab miktarı malı olacağını bilen kişi, bu durumda iken kurban vekâleti verse vâcib sevabı alır mı?

Cevap;
Kurban kendisine üçüncü günün sonunda kurban kesecek kadar bir vakitte vâcib olur. Dolayısıyla önce vekâlet verebilir. Ama kurban zengin olduktan sonra kesilmelidir. Yoksa tekrar kesmek gerekir. Gerekmez diyenler de vardır.
21 Haziran 2010 Pazartesi

Sual:
Hayızlı kadın tavaf yapabilir mi? Hoca tavaf yapın, bir davar kesin, hallolur dedi.

Cevap;
Arafat ve Müzdelife’de hayızlı veya cünüp olmanın mahzuru yoktur. Ama tavafta vâcibdir. Cünüp veya hayızlı olarak tavaf yaparsa, haram işlemiş olur; ama tavaf sahihtir, kendisinden düşer. Hayızlı kadın hayzın bitmesini bekler; sonra tavafını yapar. Hayızlı olarak tavaf ederse, hem günaha girmiş olur; hem de cinayet işlemiş olur ki, ziyaret tavafı ise bedene (sığır veya deve), veda tavafı ise şat (koyun veya keçi) kesmesi gerekir. Eğer sonradan temiz olarak tavafı iade ederse, ceza kendisinden düşer, tövbe kâfi gelir. (İbn Âbidîn, Hac bahsi.) Hacca gidecek kadınların ya ilaçla hayzını geciktirmesi; ya da bayramdan itibaren 11 gün daha orada kalacak şekilde seyahat programı yapması gerekir. Çünki hayzın azamîsi Hanefî mezhebinde 10 gündür. Böylece 11. gün farz olan ziyaret tavafını yapıp memleketine dönebilir.
21 Haziran 2010 Pazartesi

Sual:
Bir kadının altın veya parası olmayıp, elmas, inci gibi mücevherleri ile nisabı dolduruyorsa fıtra vermesi ve kurban kesmesi gerekir mi?

Cevap;
Tatarhaniyye bunun ihtilaflı olduğunu söylemektedir. O halde vermek ve kesmek de câizdir. Vermeyip kesmemek de câizdir. Ancak elinde ayrıca nakit parası olan kadın fıtra verir ve kurban keserse hilaftan kurtulmuş olur, parası olmayan da kesmeyebilir.  (İbni Abidin, Masrif babı)
08 Kasım 2010 Pazartesi

Sual:
Yedi kişi muteber bir kişiye farklı miktarlarda para verseler (300 , 350, 400 gibi), etini de bir hayır kurumuna talebelere verirsiniz deseler, hisse miktarları farklı olduğu için kurbanları olur mu?

Cevap;
Kurbanı alırken hisse sahiplerinin birbirinin rızasıyla farklı para vermesi kurbana tesir etmez. Yine yedide bir hisse sahibidirler. Hatta hiç para vermeseler, hediye edilse bile böyledir. Kurban paylaşılırken de eşit paylaşılır. Sevabı farklı olur. Çok veren daha çok sevap kazanır.
09 Kasım 2010 Salı

Sual:
Fıkıh kitaplarında: Bayramın 3. günü sefere çıkan zengin, kurban kesmese günaha girmez yazıyor. O halde zengin, kurban bayramının birinci veya ikinci günü sefere çıkarsa, seferde olduğu için üçüncü gün kurban kesmesi ona vacib olmaz, ama üçüncü günü yani kurban vacib olduktan sonra sefere çıkarsa, borçtan kurtulmuş olmaz. Demek ki, kurban bayramının üçüncü günü, imsak vaktinden sonra sefere çıkan zengin, kurban borcundan kurtulmuş olmaz, çünkü şer’i gün imsak vaktiyle başlar. Vacib olmadan, yani kurban bayramının üçüncü günü, imsak vaktinden önce sefere çıkarsa o zaman borçlu kalınmaz. Doğru mudur?

Cevap;
Burada bir yanlış anlama olduğu anlaşılıyor. Her ibadetin bir ilk, bir de son vakti bulunmaktadır. Zengine kurban üçüncü günün sonunda kurban alıp kesecek kadar bir vakitte vâcib olur. Üçüncü günü bu vakitten evvel sefere çıksa veya fakir olsa, kurban vâcib olmaz. Nitekim İbni Abidin der ki: Kurbanın kesiminin vakti, şehir dışında ise birinci gün şafağın doğumundan, şehirde ise bayram namazı kılındıktan sonradır. Sonu da üçüncü günün güneşin batımından hemen öncesidir… Kurban kesim günlerinden son gün bir çocuk doğmuş olsa, onun üzerine kurban kesmek vacibtir. Eğer kurbanın son gününde, kurban kesmeden ölürse, onun üzerine kurban vacib değildir. (Kurban bahsi). Görülüyor ki üçüncü günü doğan bir çocuğa zengin ise kurban kesmek vâcib oluyor; ölen kimseye de vâcib olmuyor. Halbuki bunlar üçüncü güneş doğduktan sonra doğmuş veya ölmüştür. Kurbanın vâcib olmasının son vakti üçüncü gün güneş doğduktan sonra olsaydı, doğan çocuğa vâcib olmaz, ölene vâcib olurdu.
09 Kasım 2010 Salı

Sual:
Kilo ile kurban satın almak câiz midir?

Cevap;
Canlı hayvanın etini tartı ile satmak bâtıldır. Canlı hayvan etini tartı ile satmak veya satın almak isteyen kimse, pazarlık yerinde hayvanı tartıp etini kilo üzerinden kendi kendine hesap edip çıkardığı fiyata göre canlı hayvanı toptan pazarlık ederse, yani satış hayvan üzerinden yapılırsa câiz olur. Kilo fiyatı bellidir. Hayvan tartılır. Bir fiyat söylenir. Bu fiyat üzerinden pazarlık yapılırsa, akid sahih ve kurban muteber olur. Eğer bazı büyük marketlerde yapıldığı gibi, kurban kesildikten sonra tartılıp fiyat tayin edilirse yine caiz değildir. Çünki satılan hayvanın fiyatı baştan belli olmalıdır. (İbni Abidin, Alışveriş bahsi). Daha önceki senelerde bilmeden bu şekilde kurban kesmiş olan kimsenin kurbanı sahihtir. Günahı için tövbe etmek gerekir.
06 Kasım 2011 Pazar

Sual:
Namaz kılmayana kız verilmez ve kestiği yenilmez deniliyor. Bu doğru mudur?

Cevap;
“Fâsığa kızını veren mel’undur” hadîs-i şeriftir. Ancak böyle kişinin kestiği yenir.
16 Kasım 2011 Çarşamba

Sual:

Hazret-i Peygamber için kurban kesmenin caiz olmadığı, Hazret-i Ali’nin Resulullah’ın ruhu için kestiği kurbanları, Hazret-i Peygamber vasiyet ettiği için kestiğini işittim. Doğru mudur?



Cevap;

Nafile kurban kesip sevabını ölülere hediye etmek caizdir. Bunun sünnette delili vardır. Bu kişi vasiyet etmişse ve para bırakmışsa, kesilmesi zaten vâcib olur. Vasiyet etmemişse nafile olur. Resulullah sağlığında ümmeti için kurban keserdi.


24 Kasım 2012 Cumartesi

Sual:
Cemiyetlere bankaya para yatırıp ismini yazdırmak suretiyle kurban vekâleti vermek sahih midir?

Cevap;
Cemiyete verilen vekâlet, cemiyetin reisine yapılmış demektir. Fâhiş olmayan cehalet vekâlette caizdir. Vekil eden ismini bilmemektedir ama cemiyetin başı bellidir. Bu kimse umumi vekildir. Ancak yalnızca bir başkasını kurbanı almak için vekil edebilir. Bu ikinci vekil, bir üçüncü birini kurban almak üzere vekil tayin edemez. Kesmek için edebilir.
24 Kasım 2012 Cumartesi

Sual:
Kurbanı keserken boynuzu kırılsa kurban olur mu?

Cevap;
Kurban keserken, kurban olmaya mâni bir hâl zuhur etse, meselâ boynuzu kırılsa, bu kurban olur. (İbni Abidin).

23 Kasım 2011 Çarşamba

Sual:
Bir hayvanı kurbanlık olarak aldık. Sonra onu kesmekten vazgeçip yerine başka kesilse, o beslense, câiz olur mu?

Cevap;
İkinci hayvanın kıymeti birinciden fazla veya ona eşit ise câiz olur. Değilse, yani daha düşükse, aradaki fark sadaka olarak verilir. (İbni Abidin)
09 Şubat 2012 Perşembe

Sual:
Kurban kesmek için bir tosun alan dört kişiye, satıcı şöyle demiş: “Bu tosunu kurban olarak kesiniz, etini tartınız, kaç kilo gelirse, kilosu 23 liradan parasını bana veriniz”. Bu şekilde bir alış-veriş câiz midir? Bu kesilen tosun kurban olarak câiz olur mu? Tosunu kesip, etini tartarak parasını verdiğimiz zaman, bu alış-veriş dinen câiz olan bir muamele olur mu?

Cevap;
İki yaşını geçmiş tosun kurban olur. Ancak semen (hayvanın bedeli) belli edilmediği için böyle bir alışveriş sahih olmaz. Kurbanı satın almış olmadılar. Kurban mülkleri olmadı. Böyle olunca kesince de kurban yerine geçmedi. Kurban, kesenin mülkü olmalıdır. Önceden mutlaka bir bedel üzerinden anlaşmalı idiler.

Dârülharbde bazı âlimlere göre bu gibi fâsid muameleler câiz olmakla beraber, günahtır. Şu halde bu âlimlere göre akid sahih, kurban kerahatla câizdir. Fâsid akid ile alınan mal alanın mülkü olur, ama kullanamaz, derhal ikale yapıp (akdi bozup malı vererek), yeniden sahih bir akid yapmak gerekir. Fâsid akid ile alınan hayvandan başka, gaspedilen, kiralanan, âriyet alınan, rehnedilen hayvanı kesmek de kurban olur. Yani kurban sahih olur. Ama bunların hepsi günahtır. Tevbe gerekir. Kurban ibâdettir. Günah olan fiille yapılamaz. Yapılırsa, borç düşer; ama sevaba nail olamaz. Ayrıca günaha girer. Bundan sonra böyle kurban almamaya dikkat etmelidir. Zira ibâdet yaparken günah işlemek çok daha mahzurludur. İbâdetin sevabını yok eder.

Bir mesele hakkında bir başında bir de sonunda olmak üzere iki fetvâ olabilir. Birisi bir işi yaptıktan sonra hükmünü sorsa, kurtarmak için bir fetvâ verilir. Baştan sorsaydı, belki aynı fetvâ verilmeyecekti. Bir kimse fâsid akidle hayvan almış, kurban diye kesmiş. Sonra hükmünü sormuş. “Kurban sahihtir. Yani vâcib borcu düşer. Ama günahtır. Sevabını da alamaz” denir.
13 Şubat 2012 Pazartesi

Sual:
Zilhicce ayının hilâli bir yerde görülse, hilâlin görülmesi ne kadar mesafedeki yerleri bağlar? Meselâ İstanbul’da hilâl görülse, Amasya’da oturanlar bayram yapabilir mi? Bu hususta tayin edici olan nedir?

Cevap;
Ramazan ayının hilâli dünyanın herhangi bir yerine görülürse, başka yerde oturanlara da Ramazan orucuna başlamak lâzım gelir. Zilhicce hilâli böyle değildir. Her yerde ayrı ayrı görülmesine itibar edilir. Şimdi dünyanın bir yerinde görülünce, takvimler Zilhicce ayını başlatıyor. Bu sebeple kurbanları ikinci gün kesmek, hacda ise ve Zilhicce hilâli takvimlerde yazdığı gün Hicaz'da görünmemişse, ertesi gün tekrar Arafat’a çıkmak lâzımdır. Hilâlin görülmesi bu zamanda çok zordur. İlânı da şer’î hâkim (kadı) tarafından yapılır. Bu ise mümkün değildir. Bu zamanda hilâlin görülebilir olması kâfidir. Nitekim fıkıhta böyle bir kavil vardır.

Hilâlin bir yerde ne zaman görülebileceği, dolayısıyla bu beldede kamerî ayın ne zaman başlayacağı internetten ecnebi zaman hesaplama sitelerinden öğrenilebilir. Diyânet’in sitesinde de hilâlin nereden görüneceği yazmaktadır.
13 Şubat 2012 Pazartesi

Sual:
Hanıma olan mehr borcunu, kurban ve zekât için nisab hesabına katmamız gerekiyor mu? Biz borç olarak katacak mıyız? Hanım alacaklı olarak katacak mı?

Cevap;
Mehr borcu nisaba katılır, yani erkek bu borcu zekât nisabından düşer. Çünki ödemekle mükelleftir. Ancak mehr alacağı kadın için nisaba katılmaz, zekâtı verilmez. Kadın bu alacağı ile zengin sayılmaz. Çünki mehr, zayıf borçtur. Alabileceği şüphelidir.
13 Şubat 2012 Pazartesi

Sual:
İlmihalde "Zengin veya fakir, mevcut koyununu veya kurban niyeti ile satın almadıkları koyunu kurban kesmek niyet etseler, kesmeleri vâcib olmaz, keserlerse, nâfile olur" diyor. Bu ne mânâya geliyor? Yani zenginin kendi sürüsünden kestiği hayvan, kurban olmuyor mu?

Cevap;
Zengin veya fakir, kendi sürüsünden bir hayvanı kurban etmeye niyet etse; sonra vazgeçse, bu kurbanı kesmesi vâcib olmaz. Başka bir hayvanı kurban edebilir. Ama eğer kurban niyeti ile satın alsaydı, bir kavle göre bunu kesmesi vâcib olurdu. Başka hayvanı keserlerse, vâcib düşer; bunu da keserlerse, nâfile olur; mutlaka kesmeleri gerekmez.
23 Şubat 2012 Perşembe

Sual:
Kurban bayramında, 23 vakitten birinde mesbuk olan bir kimse, imama tâbi olma bakımından imamın teşrik tekbirlerini okumasını bekleyip ondan sonra mı kalkar? Yani Kurban bayramında teşrik tekbirlerini imam ile beraber alır, sonra ayağa kalkıp geri kalan rek’atlerini mi tamamlar; yoksa her zaman olduğu gibi gene imamın selâmından sonra mı kalkacak?

Cevap;
Teşrik tekbirini beklemez. Bunların namazla alâkası yoktur. Kalkar, namazını tamamladıktan sonra kendisi söyler.
27 Mart 2012 Salı

Sual:
Kurban kesildiği zaman, derisini ne yapmak lâzımdır?

Cevap;
Kurban derisi ya fakire tasadduk edilir veya seccâde, su kırbası, heybe gibi kolay tükenmeyecek bir şey hâline getirilip kullanılır ya da elbise gibi devamlı faydalanılacak bir şeyle değiştirilir. Kurban etini satsa veya derisini yiyecek gibi helâk olacak bir şeyle değiştirse câiz olmaz.
Kurban etini de bedelini sadaka etmek için satmak câiz değildir. Kurban etinde ancak yemeye ve yedirmeye hak sahibidir. Ancak etini de, derisi gibi, devamlı faydalanılacak bir şeyle değiştirmek câizdir. Kurban derisinden dağarcık yaptıktan sonra bunu kiraya vermek câiz değildir. Vermişse, ücreti tasadduk eder.
Kurban eti ile yenecek bir şey satın alsa, bunu yedikten sonra kıymetini tasadduk etmek lâzım gelmez. Kurban etini para karşılığı satmışsa, bunları tasadduk eder. Bunlar zekât yerine geçmez.
Kurban eti ve derisinin satışı İmam Ebu Hanife ve Muhammed’e göre sahihtir, ancak mekruhtur. Etini veya derisini kasaba kesme ücreti olarak vermek de sahih, ancak mekruhtur. Hazret-i Peygamber, Hazret-i Ali'ye, “Kurbanın örtüsünü ve yularını tasadduk et ve kasaba ücret olarak onun etinden bir şey verme!” buyurmuştur.
Kurbanlığın sütünden de istifade edilemez. Eğer memeleri dolu ve yakında kesecekse, memelerine biraz soğuk su serpilir. Yoksa sağılır ve tasadduk edilir. (İbni Abidin)
08 Mayıs 2012 Salı

Sual:
Memesinin biri süt vermeyen inek kurban olur mu?

Cevap;
Memelerinin ucu kopan veya memeleri kuruyan hayvanlar da kurban olmaz. (İbni Abidin). Ancak burulmuş erkek hayvan veya kısır ( o sene yavrulamamış, dolayısıyla süt vermeyen) inek kurban edilebilir.
07 Ağustos 2012 Salı

Sual:
Kurban kesildiği zaman kesilen kurbanın kanı, kesenin veya aile efradından birinin alnına, yeni alınan arabaya vb. yerlere sürülüyor. Bunun hükmü nedir?

Cevap;
Dinî bir husus değildir. Eski cemiyetlerdeki kurban merâsimlerinden kalma bir âdettir. Bereket için veya nazardan korunmak üzere sürülmektedir.
12 Ağustos 2012 Pazar

Sual:
Bir hayır kurumu, "Kurumumuzun bankadaki hesabına şu kadar para yatırana kurban kesilir" diyor. Kurumun bankadaki hesabına bir kurban parası yatırmakla, dinimize uygun şekilde kurban kesilmiş olur mu?

Cevap;
O müessesenin başındaki kişiye vekâlet verilmiş olur. Bu kişi veya vekili, parayı yatıran kişi adına hayvanı alır, numaralandırır, kurban bayramında kestirir. Etini ve derisini dilediği yere sarfeder. Ancak vekâlet verilen müessese veya kişinin zâhiren emin olması şarttır. Aksi takdirde vekilin hıyaneti, müvekkili borçtan kurtarmaz.
12 Ağustos 2012 Pazar

Sual:
Geçen sene kurban bayramında İstanbul'daki kardeşim bayram kurbanını almak ve kesmek üzere beni kendisine umumi vekil tayin etti ve kurban bedelini de peşinen verdi. Fakat ben ehemmiyetsiz bazı sebeplerden kardeşimin kurbanını alıp da kesemedim. Utandığımdan kardeşime de vaziyeti bildiremedim. Şimdi ne yapmam gerekiyor?

Cevap;
Bayramda vâcib olduğu halde kurban kesilmemişse, orta halli bir koyun kıymeti fakirlere sadaka olarak verilir. Müvekkilin kurbanı kesilmemişse, bu zimmetine borç olarak kalır. Vekilin hatası sebebiyle günaha girmez. Günah, vekâletin icabına riayet etmediği için vekile aittir. İstiğfar lâzımdır.

Vekil, kurban bayramı için vekil edilmiştir. Bayram bitip de kurban kesme imkânı ortadan kalkınca, vekâlet infisah eder, bozulur. Vekil, kurban parasını müvekkiline hemen geri vermek mecburiyetindedir. Bu para elinde emânet hükmündedir. Kullanamaz, başkasına veremez. Elinde sebepsiz tuttuğu için gasb günahına girer.

Vekile vaziyeti söylemezse, vekil herhangi bir mesuliyet altında girmez. Ancak vekil bunu gizli tuttuğu her an gasb günahı artar.

Vekil, müvekkile söylemeden kurban bedelini fakirlere tasadduk ederse, vekil borçtan kurtulabilir. Nitekim bir kimse, bir başkasını borcunu onun haberi olmadan ödeyebilir. Ancak bunu vekile bildirmesi gerekir. Vekil, kabul ederse mesele yoktur. Etmezse, müvekkile tazmin etmesi icab eder.

Tasadduk, borç ödeme yanında aynı zamanda da bir ibadet olduğundan, buna da niyet icab ettiğinden, kesilmemiş kurban bedelinin vekilin haberi olmadan sadaka verilmesi câiz değildir. Nitekim zekât, fıtra, diyet gibi dinî borçlar için vekil tayini câizdir. Ama mükellefin haberi ve niyeti olmadan bir kimsenin bunları ödemesi câiz değildir. Ancak bu verdiği henüz fakirin elinde iken, harcamamışsa, mükellef niyet ederse, câiz olur. Burada da kurban bedeli fakirin elinde iken müvekkile haber verilse, o da kabul etse, câiz olur.
24 Ekim 2012 Çarşamba

Sual:
Nisab mikdarı (20 miskal, yani 96 gr altın) parası olmayan bir kimse, kurban kesmek isterse, bu kesilen kurban adak mı olur?

Cevap;
Fakir kimsenin kurban bayramında kestiği kurban, bir kavle göre adak, bir kavle göre nâfile olur. Bu kavle göre kesip etinden yiyebilir; ailesine de yedirebilir.
31 Ekim 2012 Çarşamba

Sual:
Kurbanlar kesildikten sonra veya hacılar Arafat vakfesini yaptıktan sonra bu günün yanlış olduğu anlaşılsa, kurban ve haccın vaziyeti ne olur?

Cevap;

Bayramın birinci günü, hesab ile bulunan gündür. Yahud, bir gün sonradır. Bir gün evvel olamaz. Çünki gökte ay, doğmadan önce görülemez. İhtiyatlı hareket etmiş olmak için, kurbanları, hesab ile bulunan bayramın ikinci günü kesmelidir. Kurban bayramının birinci günü de, Zilhicce ayının hilâlini görmekle anlaşılır. Zilhicce ayının dokuzuncu Arefe günü, hesabla, takvimle anlaşılan gün veya bundan bir gün sonra olur. Bundan (yani hesabla bulunandan) bir gün önce Arafat’a çıkanların vakfesi sahih olmaz. Ertesi günü Arafat’a tekrar çıkmak icab eder. Avamın bunu anlaması zor olduğundan, fukaha kurban ve haclarının sıhhatine istihsanen cevaz vermiştir. Nitekim fıkıh kitaplarında mevzuyla alakalı diyor ki:
Bir cemaat bayram namazını kılıp kurbanlarını kesseler, sonra da o günün arefe olduğu ortaya çıksa, o namazları da, kurbanları da yeterli olur. Zira bu gibi hatalardan korunmak güçtür. O zaman müslümanların ibadetlerinin korunması için cevazına hükmedilir. (İbni Abidin, Kurban bahsi, Cild: 5, Sahife: 279.)
Hacılar Arefe gününü şaşırarak vakfe yapsalar; sonra bunun bayram günü olduğu anlaşılsa caiz olur. (İbni Abidin, Haccın farz ve vacibleri bahsi, Cilt: 2, Sahife: 155)
Şâhidler, vakfe yapıldıktan sonra, hacıların vakfeyi vakti geçtikten sonra yaptıklarına şâhidlik etseler, bu şahâdetleri kabul edilmez. İstihsanen vakfe sahihtir. Hattâ şâhidlerin haccı da sahihtir. Çünkü bunda şiddetle güçlük vardır. Vakfeyi vaktinden evvel yaptıklarına şâhidlik ederlerse, geceleyin çoğunluklarıyla birlikte tedariki mümkün olduğu takdirde kabul edilir. Aksi takdirde kabul edilmez. Nitekim hacıların terviye günü vakfe yaptıklarına arefe günü şahitlik etseler, bu gün tekrar vakfe yapmak mümkün olduğundan kabul edilir. Bayram günü söyleseler kabul edilmez. Çünki tedarik mümkün değildir. (İbni Abidin, Hedy bahsi, Cilt: 2, Sahife: 258-259)
Hacıların Arafat’ta vukuflarından sonra vakfeleri vaktinden sonra oldu diye bazı kimseler şahadet etseler şahidlikleri makbule olmaz. Ol kadar hüccacın haclarının fevtini mucib olub, belki kıylü kalin kesretini ve fitneyi mûris olduğundan imam merkumların şahadetini istima’ etmez ve harac-ı şedid olduğundan istihsanen vukuf sahihdir. Hatta şahidlerin dahi haccı sahihdir. Amma kıyas mezburların şahadetlerinin kabulüdür. Vukuf bir zamana hâs ibadet olduğundan, onsuz ibadet olmadığından, vakfe vaktinden mukaddem oldu diye şahadet ederlerse, nâsın ekseriyle geceleyin vukufu tedarik mümkün olursa şahadetleri makbule olur, yoksa olmaz. (Hâşiyetü Tahtavî ale’d-Dürri’l-Muhtâr, Cinâyât bahsi, Cilt: 3, Sahife: 127)


31 Ekim 2012 Çarşamba

Sual:
Bir evde kesilen kurbana, evin hanımı ve yetişkin çocukları da ortak mıdır?

Cevap;
İbâdetlerde herkes kendinden mesuldür. Serveti olan kurban keser. Hanım ve yetişkin çocuk kurban nisâbına mâlik ise, kurban keser. Her kurban, kesene aittir.
06 Aralık 2012 Perşembe

Sual:
Kurban etini hiç dağıtmamak da caiz midir?

Cevap;
Kurban etinin dağıtılıp dağıtılmaması kurbanın sıhhatine tesir etmez. Kurbanı kesenin malî vaziyetine göre değişir. Zengin hepsini tasadduk etse; orta halli üçte birini eve ayırıp, üçte birini akraba ve komşulara verse, üçte birini fakirlere tasadduk etse; fakir de hepsini kavurma yapıp çoluk çocuğuna yedirse uygundur.
02 Şubat 2013 Cumartesi

Sual:
Hazret-i İbrahim’e indirilen koçun eti ne olmuştur?

Cevap;
Ciğerini közleyip yediler, gerisini fakirlere dağıttılar. (Meâricü’n-Nübüvve)
22 Şubat 2013 Cuma

Sual:
Yedi kişinin ortaklaşa kurban olarak kestiği sığırın eti nasıl paylaşılır?

Cevap;
Fâiz olmaması için, eti tartarak, eşit ağırlıkta olarak paylaşmaları lâzımdır. Et ribâ (fâiz) cereyân edebilen mallardandır. Tartmadan bölüşüp helâllaşmak câiz olmaz. Çünki helâllaşmak hediye vermek gibi hallerde olur. Taksimi mümkün olan bir şeyde ortak olanların hisselerini ayırmadan önce hiç kimseye hediye etmeleri câiz değildir. Eti göz kararı yediye taksim edip, altı kişiye et ile birlikte deri veya bacak da verilirse tartmadan paylaşmaları câiz olur. Başı da, derisi gibidir. Böylece dört parça ayaklı, biri derili, biri başlı, biri de tek başına ettir. Hepsi ayrı olunca, tartmadan, rıza veya kura ile paylaşmak câiz olur. Veya ortakların hepsi bir kişiye hayvanı kestirmek ve etini dilediği gibi dağıtmak üzere umumi vekil yaparsa, bu kişi tartmadan, göz kararı taksim edip, ortaklara dağıtabilir. Şürünbulâlî’ye göre tahminen taksim etmek muteber değildir; ama taksim edilirse, haram da değildir. Taksimin doğru yapılmaması, kurbanın sıhhatine tesir etmez; kurban şartlarına uygun kesilmişse, kurban olarak kâfi gelir. (İbni Abidin, Kurban bahsi)
10 Mayıs 2013 Cuma

Sual:
Kurban kesilmeden önce, yününden, sütünden istifâdenin câiz olmaması; yünü kırkılmış hayvanı kurban etmenin mekruh olmasının hikmeti nedir?

Cevap;
Kurbana ayrıldıktan sonra, o hayvan artık Allah’a adanmış demektir.
28 Temmuz 2013 Pazar

Sual:
Evde kullanılan süs eşyası da kurban nisabına dâhil edilecek midir?

Cevap;
Kullanılan eşya, süs eşyası değildir; ihtiyaç eşyası sayılır ve nisaba dâhil edilmez.
28 Temmuz 2013 Pazar

Sual:
Sanat ve ticaret âletleri, kurban nisâbında ihtiyaç eşyası sayılır mı?

Cevap;
Sanat ve ticaret âletleri, ihtiyaç eşyası sayılır; nisâba katılmaz. Kullanılmıyorsa, kurban nisâbına katılır.
28 Temmuz 2013 Pazar

Sual:
Koç kesmek mi koyun kesmek mi daha sevabdır?

Cevap;
Koç kesmek, koyun kesmekten efdaldir.
28 Temmuz 2013 Pazar

Sual:
Şaşı olan hayvanı kurban etmek caiz olur mu?

Cevap;
Evet. (İbni Abidin)
28 Temmuz 2013 Pazar

Sual:
Kurbanlık olarak alınan koyun kaybolsa veya çalınsa, yerine başka bir koyun alsa, sonra kaybolanı veya çalınanı bulsa, nasıl hareket eder?

Cevap;
Kurbanlık olarak aldığı koyun kaybolsa veya çalınsa, diğer bir koyun alsa, sonra kaybolanı veya çalınanı bulsa, efdal olan ikisini de kesmektir. Eğer birincisini keserse sahihtir. İkincisinin kıymeti, birinciye eşit veya daha yüksek olursa, yalnız onun kesilmesi de sahihtir. Eğer ikinci koyunun kıymeti birinci koyundan düşük ise, onu kestiği takdirde birinci koyunun kıymetinin fazlasını tazmin eder. Yani o fazlalığı tasadduk eder. Bu mevzuda zengin ile fakir arasında fark yoktur. (İbni Abidin)
28 Temmuz 2013 Pazar

Sual:
Şehirde kurban kesecek olanın, bayram namazının arkasından hatibin hutbesini bitirmesini beklemesi şart mıdır?

Cevap;
Hutbeden evvel kurban kesilebilir. Ama imam hutbeyi bitirmeden kurbanını keserse mekruhtur. (İbni Abidin)
28 Temmuz 2013 Pazar

Sual:
Bir kimse fakirken kurban kesse, bayramın üçüncü günü zenginleşse tekrar kurban kesmesi gerekir mi?

Cevap;
Her ne kadar kurbanın vâcib olma zamanı bayramın üçüncü günü, akşamdan evvel bir kurban satın alıp kesecek kadar zaman ise de, ilk günü kesen fakir sonradan zenginleşirse, tekrar kurban kesmesi istihsanen gerekmez.
24 Ağustos 2013 Cumartesi

Sual:
Patronum kurban kesmemiz şartıyla bize 500 lira hediye verdi. Bana kurban kesmek vâcib olmadığı için, bu parayı başka bir ihtiyacımda kullanabilir miyim?

Cevap;
Hibeyi, taraflardan hiçbirine faydası olmayan bir şarta bağlamak, lağvdır. Yani şart geçersizdir, ama hibeye tesir etmez. Bu parayı başka bir ihtiyaç için kullanmak câizdir.
12 Ekim 2013 Cumartesi

Sual:
Bir kurban vekili, kendi hayvanını müvekkiline satabilir mi?

Cevap;
Vekil, kendi malını müvekkile satamaz. Bunun yolu şudur: Bu hayvanı, güvendiği birine satar; sonra ondan satın alıp kurbanı keser veya eğer umumi vekil ise bu kişiyi kurbanı kesmek üzere vekil eder.
12 Ekim 2013 Cumartesi

Sual:
Zilhicce hilâli, ilk gün başka ülkede görülüp de, kendi memleketimizde görülemezse, Zilhicce ayı bir gün sonra mı başlar?

Cevap;

Hesab da, rüyet de ayın başlaması için birer kriterdir. Kamerî aylar, ayın dünya etrafında bir defa dolaşıp yeniden doğuşu ile başlar. Oruç, kurban ve hac, kamerî ayın başlamasına göre ifa edilen ibadetlerdir. Kamerî ay doğar; ama o beldede görülmeyebilir. Bu sebeple dolunaydan itibaren 14 gece sayılıp 29. gece hilâl güneş batarken garb semasında gözetlenir. Görülürse, yeni ay başlar; herhangi bir sebeple görülmezse, içinde bulunulan ay 30 güne tamamlanır. Buna tekmil-i selâsin denir ve hadîs-i şerif ile emrolunmuştur. Yeni ay hesaba göre o gün doğsa bile, ay otuza tamamlanır ve ertesi gün yeni ayın 1’i olur. Bu sene olduğu gibi, bir ay hesaba göre başka, rü’yete göre başka gün başlayabilir. İbâdetlerde ise, esah kavle göre hesab değil, rü’yet esastır. Osmanlılar zamanında kamerî aylar hesab ile değil, rü’yet ile başladığından, çoğu zaman bu tekmil-i selâsin muamelesi yapılır ve bu, hükümet ve taşrada kadılar marifetiyle ilan edilirdi. Bu bakımdan Osmanlı vilâyetlerinin birinde Zilhicce ayı başlamışken, diğerinde daha 30 Zilka'de hüküm sürüyor olabilirdi. Hatta bu sebeple tarihî hâdiselerin çoğu milâdî güne çevrilirken bir gün kayma olabilmektedir. Zilka’de ayının 29.unu 30’a bağlayan gece Türkiye ve Hicaz’da Zilhicce hilâli görülemediği için, eğer Osmanlı Devleti zamanında olsaydı, bu sene (hicrî 1434) Zilka’de 30’a tamamlanıp, ertesi günü (yani 7 Ekim 2013 Pazartesi günü) Zilhicce’nin 1’i sayılıp, Kurban Bayramı da 16 Ekim Çarşamba günü başlayacaktı. Zilka’de 30 gün olsaydı; 29. gece hilâl görülemediği için, zaten 30’a tamamlanacak ve ertesi günü hilâl gözetlenmeyecekti. Zira kamerî aylar 31 gün olamaz.

Ramazan hilâli, dünyanın her hangi bir yerinde şer’î esaslara muvafık bir şekilde görülürse, Hanefî mezhebine göre diğer beldelerde de Ramazan ayı başlamış olur. Şâfiî’de her belde kendi gördüğü ile amel eder. Osmanlılar zamanında Bursa veya Edirne’de hilâlin görüldüğü sonradan sâbit olur ve haber alınırsa, İstanbul’da da Ramazan ayı o gün başlamış sayılırdı. Zilhicce hilâli ise böyle değildir. Bunda her beldede ayrı ayrı şer’î esaslara göre görülmüş olması aranır. Bir beldede görülünce, esah kavle göre, başka beldede de Zilhicce ayının başlaması lâzım gelmez. Rü’yet yapılamadığı için kamerî ayın şer’î bir şekilde başlamadığı memleketlerde, kurbanların ihtiyaten ertesi günü kesilmesi, Ramazan’dan sonra da iki gün ihtiyaten oruç tutulması ile mesele hallolmaktadır.


14 Ekim 2013 Pazartesi

Sual:
Kestiğimiz kurbanın akciğerinin yarısı eksikti. Veteriner hayvanın veremli olduğunu ve etini yemememiz gerektiğini söyledi. 1-Kurban sahih oldu mu? 2-Akdi bozup, satıcıdan paramızı isteyebilir miyiz?

Cevap;
1-Kurban sahihtir. Zira bu hastalık, hayvanın kurban olmasına engel kusurlarından değildir. 2-Ayıp muhayyerliği ile akdi bozup, yeni bir hayvan veya paranızı geri alma hakkı vardır. Et ve deri mevcut ise, satıcıya iade edilir. Satılmışsa, bedeli semenden düşülür. Bu yeni hayvanı kurban etmek lâzım değildir. Zira muhayyerlik kullanılınca, akid fâsid olur. Fâsid akidde mülkiyet hükümleri cereyan eder. Binaenaleyh kurban kesildiği zaman için kesenlerin mülküdür.
25 Ekim 2013 Cuma

Sual:
Kurbanımı kesmesi için babama vekâlet vermiştim. Ben de kurban kesilirken burada bulunabilir miyim?

Cevap;
Vekâlet, kurbanın alınması ile alâkalıdır. Vekil, hayvanı alırken de, kestirirken de müvekkilin orada bulunması câizdir. Vekâlete, akde ve kesilmeye zarar vermez.
25 Ekim 2013 Cuma

Sual:
Bir kimse büyüdüğü zaman kendisi için akika kesebilir mi?

Cevap;
Hazret-i Peygamber yetişkin yaşında kendisi için akika kesmiştir. Kız için bir, erkek için bir veya iki tane kesilir. Müstehabdır. Etini kesen ve kestiren yiyebilir. Ancak kemiklerini mümkün mertebe kırmadan etini alıp gömmek iyi olur. Bir koyun veya sığırın yedide bir hisessi akika niyetiyle kesilebilir.
30 Aralık 2013 Pazartesi

Sual:
Ben öldükten sonra bana yılda bir kez kurban kesin deyip parasını miras yoluyla bırakan bir kimse için kesilen kurbandan ailesi yiyebilir mi?

Cevap;
Evet.
30 Aralık 2013 Pazartesi

Sual:
Kurban alırken satıcı hayvanı tartsa; meselâ 200 kg net et çıkar dese; kilosu 18 liradan 3600 lira üzerine pazarlık yapılsa caiz olur mu?

Cevap;
Hayvanı tartı üzerinden ne çıkarsa diye alıp, kestikten sonra tartarak parasını vermek fâsid olur. Zira satış akdinde fiyat başta belli olmak lâzımdır. Ama başta tartıp, bir fiyatta anlaşılırsa, satış câiz olur.
20 Ağustos 2014 Çarşamba

Sual:
Kurbanı kestikten sonra etini tartıp parasını ona göre ödemek caiz midir?

Cevap;
Kurbanı fiyatını baştan belli edip satın aldıktan sonra paralı verirlerse olur; fiyat belli değilken alıp keserlerse, sonra tartıp kilosuna göre bir fiyat keserlerse, hem alışveriş, hem de kurban olmaz.
20 Ekim 2014 Pazartesi

Sual:
Kurban bayramı dışında et ihtiyacı için hayvan keserken hayvanda yaş sınırı aranır mı?

Cevap;
Hayır. Ancak kurbanda davarın 1, sığırın iki yaşında olması şarttır. 6 ayı geçmiş, ama 1 yaşında gözüken davar da kurban olur.
16 Ağustos 2015 Pazar

Sual:
Teşrik günlerinde zuhr-i âhir namazından sonra teşrik tekbiri gerekir mi?

Cevap;
Hayır. Cumanın farzından sonra getirilir.
06 Eylül 2015 Pazar

Sual:
Bir besmele ile 20 koyun kesmek caiz midir?

Cevap;
Hayır. Her biri için kesen tarafından bizzat ayrı ayrı söylenmesi gerekir.
06 Eylül 2015 Pazar

Sual:
Fıkıh kitaplarında geçen, "Et ihtiyacını karşılamak niyeti ile kurban kesmek câiz olmaz. Allahü teâlâ için ve bir insan için birlikte niyet ederek kurban kesmek câiz değildir. Allahü teâlânın rızâsı için olmayıp, yalnız hacdan, gazâdan gelen için ve gelen emîri, reisi karşılamak için kesilen hayvan leş olur. Kesmesi ve yemesi haram olur"  ifâdesini nasıl anlamak gerekir?

Cevap;
Kurbanda mutlaka Allah rızası niyeti olmalıdır. Et niyetiyle kesen, bunu yiyebilir; ama buna kurban denmez. Kişiye hürmet için kesmek hiç caiz olmaz. Yolcusu geldiği için şükür niyeti ile veya misafire ikram etmek için kesebilir.
17 Eylül 2015 Perşembe

Sual:
Bankadan çektiği kredi nisabı doldursa, kurban kesmesi ve zekât vermesi lâzım olur mu?

Cevap;
Bu para, ödenmesi gereken borçtur. Nisabdan düşülür; kendisi nisabı teşkil edemez.
17 Eylül 2015 Perşembe

Sual:
Bankadan aldığı kredi ile kurban kesmek caiz midir?

Cevap;
Kurban sahih olur. Ancak sevabını alamaz. Muamelenin kendisi caiz değildir.
17 Eylül 2015 Perşembe

Sual:
İki kişi bir kurban alsa, sonra biri, diğeriyle ortak kesmemek için, hissesini başkasına verse ya da satsa, kurbana halel gelir mi?

Cevap;
İki kişi bir kurbanı kesemez. Ancak bir kurbanlık koyunu iki kişi almışsa, onlardan bir tanesi diğerinin hissesini satın alır veya ona hediye eder. O zaman kurban sahih olur. eğer bu bir sığır ise, hissesini başkasına satması kerahatle de olsa caizdir. Kurbana halel gelmez.
14 Ağustos 2017 Pazartesi

Sual:
Kurban eti ve derisi satılır mı?

Cevap;
Kurban etinden yenilir. Kesen, zengin de olsa, ondan yiyebilir ve onu evi için alıkoyabilir. Üçte birini eşe-dosta ve üçte birini de fakirlere sadaka verse iyidir. Zenginse hepsini tasadduk etse, efdaldir. Kurban etini satmak caiz değildir. Kurban etini satsa, kurban sahih olup; aldığı parayı fakirlere verir ve kurban sevabından mahrum kalır. Sadece üzerinden vâcib düşer. İmam Ebu Yusuf'tan kurbanın etinin veya derisinin satışının bâtıl olduğu rivayet edilmiştir. Çünkü kurban vakıf gibidir.
Kurbanın derisi tasadduk edilir (fakire verilir) veya post, kova, çarık, su tulumu, sofra örtüsü, kalbur olarak kullanılır veya helak olmayacak şeyle değiştirilir. Kurban derisi satılamaz. Satılırsa veya yiyecek gibi helak olacak bir şeyle değiştirilirse, onun semeni tasadduk edilir. Kurbanı kesen kasabın ücreti de etten verilmez. Zira o satım akdi gibidir. Bu hüküm Peygamber aleyhisselamın, “Kim kurbanın derisini satarsa, kurban kesmemiş gibidir” hadisine dayanır.
14 Ağustos 2017 Pazartesi

Sual:
Kadın, babasından kalan ve annesinin oturduğu bir evdeki miras hissesi ile kurban nisabına ulaşmış sayılır mı?

Cevap;
Za’feranî ve Ali er-Râzî gibi âlimler, akârın (gayrı menkulün) kıymetine itibar ettiler. Ebu Ali Dekkâk ve başkaları ise bu akârın vâridâtına, gelirine itibar ettiler. Dekkâk der ki, bir kimsenin sahip olduğu akârın geliri, bir yıllık nafakayı getiriyorsa ona kurban düşer. Bazıları da bir aylık nafakayı getiriyorsa ve 200 dirhemi de varsa bu şahsa kurban düşer dediler. Bu âlimlere göre bir kimsenin akârı (evi, tarlası) olup, gelir getirmese ve ayrıca 200 dirhemi de olmasa, ona kurban düşmez. (Hindiyye)
14 Ağustos 2017 Pazartesi

Sual:
Dilinin çoğu kesik olan hayvandan kurban olur mu?

Cevap;
3’de 1’inden fazlası kesikse, kurban olmaya manidir. (İbni Abidin)
02 Eylül 2017 Cumartesi

Sual:
Teşrik tekbirlerinin üç defa söylenmesi müstehab mıdır?

Cevap;
Teşrik tekbiri ki, teşrik günleri tekbîri demektir, vaciptir. ‘Sayılı günlerde Allahı Zikredin’ âyet-i kerimesi ile (Bakara: 184) meşru olmuştur. Arefe günü sabah namazından itibaren, bayramın son günü ki, Zilhiccenin on üçüncü günüdür, ikindi namazına değin her farz akîbinde alınır. Yani, zikrolunan müddet içindeki yirmi üç vakit namazı müteakip, birer kere: «Allahu ekber allahu ekber lâ ilâhe illâllahü vellâhu ekber allahu ekber ve lillâhil-hamd» denilir. Teşrik tekbiri, Hanefî’de tehlîlden evvel iki ve tehlilden sonra yine iki tekbir ile bir hamdeleden ibarettir. Şâfiî’de tehlilden evvel üç tekbirdir. Yalnız kılan, cemaatle kılan, imam, imama uyan ve yalnız kılan, şehirli ve köylü, mukim ve seferî, erkek ve kadın hep alır. Erkekler yüksek sesle, hanımlar kısık sesle alırlar. Bunlar İmameyn’e göredir ve fetvâ da böyledir. İmam Ebu Hanife’ye göre, teşrîk tekbîrleri, Arefe günü ile bayramın birinci günü ikindi namazına kadar sekiz vakit namazın ardından cemaatle kılana mahsustur. Mesbuk dahi lâhik gibi, kılamadığı rek’atleri kazâ ettikten sonra tekbir alır. Mesbuk tekbiri imam ile dahi alsa, namazı fâsid olmaz. İmam üzerinde, secde-i sehv var ise, evvelâ onu îfa edip, sonra teşrik tekbîrini, alır. Teşrik tekbîrini, zikrolunan, teşrik günleri vakitlerinde, kılınan namazların edâ ve kazâlarında vâcib olduğundan, teşrik günleri namazları, vakitlerinde edâ edilmeyerek, diğer günlerde kazâ olunacak olursa, tekbirler kazâ olunmaz. Teşrik tekbirini unutan, hatırladığı anda getirmesi gerekmez. (Nimet-i İslâm)
02 Eylül 2017 Cumartesi

Sual:
İmsaktan sonra bir şey yemeyip, kurban eti ile yemek yemek müstehap mıdır?

Cevap;
Herkes için müstehabdır. Bazı âlimler kurban kesene müstehabdır demiştir. (İbni Abidin)
02 Eylül 2017 Cumartesi

Sual:
Kurbana bir kişi et niyeti ile girse, bu diğer ortakların kurbanına tesir eder mi?

Cevap;
Evet. Hiçbirinin kurbanı olmaz. Zengin ise mutlaka tekrar kesmelidir. Fakirse bir kavilde tekrar kesmesi gerekmez. Bir kavilde adaktır; yeniden kesmelidir.
02 Eylül 2017 Cumartesi

Sual:
Bir büyük baş kurbana iki kişi ortak giriyor. Ancak taraflardan birine alınan kurbanın fiyatı ağır geliyor. Bunu hafifletmek için kendisine ayrılan 3 hissenin bir hissesini kurban alındıktan sonra bir başkasına kurban olarak satıyor. Bu muamele caiz midir?

Cevap;
Evet ama başta bunu niyet etmediği için mekruhtur.
17 Aralık 2015 Perşembe

Sual:
Aynı isimde çokça kişinin olduğu düşünülürse, tanımadığımız bir kişinin ismini söyleyerek kurban vekâleti verebilir miyiz?

Cevap;
Kim olduğu bellidir. O müessese için cehalet mevzubahis değildir. Bu sebeple caizdir.
17 Aralık 2015 Perşembe

Sual:
Geçmiş yıllara ait kurban borcumuzu, o yıla göre mi yoksa şu ana göre mi hesaplarız?

Cevap;
Verdiğiniz zamana göre hesaplarsınız.
26 Nisan 2016 Salı

Sual:
Kurbanları yıllardır bir yere bağışlayan, sonradan bu kurbanların kesilmediğini öğrense, tekrar kesmesi gerekir mi?

Cevap;
Bedellerini sadaka verir.
12 Haziran 2016 Pazar

Sual:
Üzerine kurban vâcib olan kimse, sefere çıkmadan birine vekâlet verse, vâcib sevabı alır mı?

Cevap;
Sefere çıktıktan sonra vâciblik üzerinden düşer; vekil mukim bile olsa, kesilen hayvan nafile kurban olur. Sefere çıkmadan kurban günleri girer de kesip çıkarsa, vâcib sevabı alır. Vekâletin seferde iken verilip verilmemesi mühim değildir. Yani vekâlet verildiği değil, hayvan kesilirken sahibinin vaziyeti mühimdir.
07 Aralık 2016 Çarşamba

Sual:
Nisab mikdarı malı olan, ama vadeli borcu da olan kimse kurban kesebilir mi?

Cevap;
Kesemez. Önce borç ödenmelidir. Keserse, nafile sevabı alır. Borç vadesiz olsaydı, ayrıca borcu geciktirme günahına da girerdi.
07 Aralık 2016 Çarşamba

Sual:
Kurban adağı için vereceğimiz vekâleti, adak diyerek mi, kurban diyerek mi vermek lazım gelir? Fark eder mi?

Cevap;
Adak diye verilir. Söylerken şaşırsa bile, müvekkilin kasıt ve niyeti mühimdir.
07 Aralık 2016 Çarşamba

Sual:
Kurban nisabında ikinci ev ihtiyaç eşyası dışında sayılıyor. Bunun kıymeti mi, kirası mı esastır?

Cevap;
Kıymeti esastır. Ancak geçim kaynağı bu ikinci evin kirası ise ve ancak geçiniyorsa, nisaba katılmaz ve kurban kesmesi gerekmez.
07 Aralık 2016 Çarşamba

Sual:
Kurban kesilirken hayvanlara çok acıyorum. Bunun için günaha girer miyim?

Cevap;
Allah onlara acı duyurmaz.
07 Aralık 2016 Çarşamba

Sual:
Bir kimse "eğer şu kişiyle evlenirsem kurban keseceğim" diye adakta bulunup da, nikâhtan sonra buna yetecek paraya sahip olmazsa ne yapması icab eder?

Cevap;
Söylediği zaman parası varsa, kesmesi gerekir. Yoksa gerekmez.
07 Aralık 2016 Çarşamba

Sual:
Akika kurbanından usul ve füru yiyebilir mi?

Cevap;
Çocuk için şükür kurbanı manasına gelen akikanın etini, kesen de, ailesi de yiyebilir.
02 Eylül 2017 Cumartesi

Sual:
Akika, kurban, adak etlerinden kalan kemikleri köpeklere, kedilere vermek caiz midir?

Cevap;
Akikanın kemikleri kırılmaz, gömülür.
02 Eylül 2017 Cumartesi

Sual:
Babam biriyle ortak kurbana girdi. Hisselerde boşluk olduğu için benimle annemi de hissedar yaptı. Parasını da kendi ödedi. Caiz midir?

Cevap;
Siz ve anneniz kabul ve kurbana niyet edince olur. Kurbanın, kesenin mülkü olması kâfidir. Para vermeden de mülk olabilir. Burada hediye ettiği anlaşılıyor.
02 Eylül 2017 Cumartesi

Sual:
Zengin olmayan borçlu kişi, başkasından borç alarak kurban kesebilir mi?

Cevap;
Vâcib olmamıştır. Keserse nafile olur. Ama vadesiz borcunu ödemeyip nafile ibadete kalkıştığı için, sevab alamaz. Önce borcunu ödemelidir.
02 Eylül 2017 Cumartesi

Sual:
Karı ve kocanın müşterek 4 katlı evi olsa, 4. kat inşaat halinde olup oturulmasa, 3. katta kendileri otursalar, 2. kat 300 liraya kirada olsa, 1. kat ise boş olsa, başka malları da olmasa, kocanın kurban kesecek parası olup, kadının olmasa ikisine de kurban vacip midir?

Cevap;
İmam Ebu Hanife’ye göre ikisi de keser. İmameyne’e göre ikisi de kesmeyebilir.
02 Eylül 2017 Cumartesi

Sual:
5 kişi büyük başa eşit nisbette para vererek ortak oluyorlar. Bunların 2’si ayrı, 3’ü de ayrı iki grup yapıyor. Kesim neticesinde hayvanın yarısını iki kişilik grup, diğer yarısını da 3 kişilik grup alacak. Böyle hisse paylaşmak caiz olur mu?

Cevap;
Rızaî taksim, hepsinin rızasıyla caiz olur. İçlerinden birini vekil ederler. O da bu şekilde taksim eder.
02 Eylül 2017 Cumartesi

Sual:
300 kilo gelen bir büyük başın fiyatı 6 bin lira olsa, 3 kişi ikişer bin lire verse; ama hayvan kesildikten sonra yarısını bir kişi, diğer yarısını da iki kişi alsa caiz olur mu?

Cevap;
Hepsinin rızası ile mümkündür. Aksi halde eşit bölünmelidir. Para ile hissenin alakası yoktur. Biri hiç para vermeden de hissedar olabilir. Hediye edilir mesela.
02 Eylül 2017 Cumartesi

Sual:
Miladi 2 yaşını dolmamış, ancak hicri olarak 2 seneyi doldurmuş dana kurban olarak kesilebilir mi?

Cevap;
Dinî meselelerde her zaman hicri/kamerî yıl esastır.
02 Eylül 2017 Cumartesi

Sual:
Kurban boğazlandıktan kaç dakika sonra iliği alınmalıdır?

Cevap;
Kurban keserken bıçak boyun kemiğinin içindeki murdar iliği kesecek kadar aşağı indirilmez. Bir müddet beklenir. Kan iyice boşaldıktan ve hayvandan hareket kesildikten sonra, boyun kemiği içindeki murdar ilik kesilir. Kurbanın başını geriye kanırtarak (çekerek) hayvana eziyet vermek yanlıştır. Kan iyice boşalıp hareket kesilmeden, murdar iliğe bıçak vurmak, hayvana acı vereceğinden son derece mahzurludur. Murdar ilik hemen kesilirse hayvan aniden ve acı çekerek ölür. Şimdi bazı acemi kasaplar veya bir an evvel işi bitirmekte acele edenler yapıyor ise de mani olmalıdır. Ölen hayvan hareketsiz kalacağından vücudundaki kanlar yeteri kadar boşalamaz. Bu da münasip olmaz.
02 Eylül 2017 Cumartesi

Sual:
Kesimden önce kusuru görülmeyen bir hayvanın, kurban edildikten sonra hasta olduğu anlaşılırsa, kurban sahih olur mu?

Cevap;
Hastalığı açık hayvan kurban olmaz. (İbni Abidin) Ancak ayıplı olduğu kesildikten sonra ortaya çıkmışsa, kurban sahihtir.
02 Eylül 2017 Cumartesi

Sual:
Erkek çocuk için akika kurbanını maddî sebeplerden dolayı iki tane kesemiyoruz, bir tanesini kesip diğerini daha sonra kesebilir miyiz?

Cevap;
İki tane kesmek şart değil, bir tane de kesilebilir. Bir tanesi şimdi, bir tanesi sonra da kesilebilir. Zaten bunu zengin olanlar keser, fakir olan akika kesmez.

Sual:
Kadın zekâta ehilse, kurbanı kendisi mi keser, zevci adına da kesilse olur mu?

Cevap;
Kurban zenginliğiyle zekât zenginliği birbirinden farklı şeylerdir. Bir kimse kurban kesmesi gereken servete sahipse kurban kesmelidir. Eşimin adına diye birşey İslâmiyette yoktur. Servet ayrılığı vardır. Kim mükellefse, kurbanı o keser. Sizin eğer asli hacetinizden yani oturduğunuz ev ve eşyasından başka ve borçlarınızdan ayrı 96 gram altın veya bunun karşılığı para veya bunun karşılığı ev, dükkân, arazi varsa, sizin kurban kesmeniz lâzımdır. Zekât vermeye ehil olan biri, kurbana haydi haydi ehildir. Ama kurbana ehil olan birisi, zekâta ehil olmayabilir. Evleri, arsaları vardır, ama 96 gram altını veya parası yoktur mesela.

Sual:
10 bin lira parası ve 3 bin lira bireysel emekliliği olan, çalışmayan birisi fıtra verip kurban keser mi?

Cevap;
Kurban nisabına dâhil başka malı (ikinci ev; arsa vs) yoksa, aslî ihtiyaçları dışında bu kadar parası olan kimsenin fıtra vermesi ve kurban kesmesi lâzım değildir. Zekât da alabilir.
12 Ağustos 2018 Pazar

Sual:
2 yaşına girmemiş büyük baş hayvan kurban edilemediği halde etinin yeniyor olması acaba ne gibi bir hikmete dayanmış olabilir? 

Cevap;
Teşriî hükümlerde hikmete bakılmaz. Kurban ayrı bir meseledir. Bir ibadettir. Başka hayvanlar, mesela geyik veya tavuk yeniyor; ama kurban olmuyor. 
19 Ağustos 2018 Pazar

Sual:
Marketlerde kurbanlık için kampanyalı ekonomik fırsat sunuluyor. Bunlar kurban yerine geçer mi?

Cevap;
Şer'i şartlara uygunsa geçer. Markete gidip mümessiline mutlak ve umumi kurban vekâleti verilir. O da  müşterinin adına kurbanı alır veya aldırır. Araya üçüncü biri giremez. Bu belli kurbanı nahr günlerinde (Kurban bayramı günlerinde) isterse üçüncü bir kişiye kestirir. Parçalatır. Tamamını müşteriye teslim eder. Hayvana verdiği paraya kesim masrafları ve vekâlet ücretini de ilave ederek müşteriden ister. Başta fiyat konuşulursa, bu fiyata hayvanın bedeli ve kesim vs masrafları ile vekâlet ücretinin de dâhil olduğu beyan edilir. Vekâlet mevzubahis olmaksızın muayyen hayvanlar kurbanlık diye kesilip, müşteriye rastgele satılıp teslim edilirse kurban sahih olmaz. Müşteri, dilerse derisini ve geri kalanını markette bırakabilir. Ancak market bunu sahiplenemez. Bu veya bedel, fakire sadaka verilir.
19 Ağustos 2018 Pazar

Sual:
Kurban vekili kurban günlerinde kurban almayı ve kesmeyi unutsa, ne lâzım gelir?

Cevap;
Kurbanı almışsa, diri olarak veya kıymetini fakirlere verir. Kesilmişse, etini fakirlere verir. Ancak etin kıymeti, hayvanın kıymetinden az olamaz. Az ise, aradaki farkı da tasadduk eder. Hayvanı almamışsa, parayı kurban sahibine iade eder. Kurban sahibi kasıt olmadığı için kurban kesmediğinden dolayı günaha girmez. Parayı tasadduk eder. Zira kurban vekâleti, kurban günleri içindir. Kurban günleri geçince, vekâlet de biter. (Mebsut)
14 Eylül 2018 Cuma

Sual:
Kurban vekili, akika diye vekâlet alsa, ama kasaba adak diye vekâlet verse ne lâzım gelir?

Cevap;
Müvekkil akika demiş ve vekil de böyle kabul etmişse, kasaba ne dediğinin ehemmiyeti yoktur. Müvekkilin niyeti mühimdir.
14 Eylül 2018 Cuma

Sual:
Bayram gününün takvim ile hesab edildiği yerlerde dördüncü gün de eyyam-ı nahrdan sayılıp kurban kesilebilir mi?

Cevap;
Hayır. Ama bir zaruret sebebiyle kurban kesilememişse, Şâfiî mezhebi taklid edilerek dördüncü günü de kesilebilir.
14 Eylül 2018 Cuma