Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
SUALLER - CEVABLAR

"Hibe-Hediye" kelimesi için sonuçlar gösterilmektedir
Sual:
Kadın, kocasının haberi olmadan başkasına hediye verip ikramda bulunabilir mi?

Cevap;
Kadın kendi malından dilediği kimseye kocasının izni olmadan hediye verebilir, ikramda bulunabilir. Kocasının malından hediye, sadaka veremez. Ancak âdet çerçevesinde gelen misafirlere ikramda bulunması câizdir. (Berika) Eskiden kocalar kendi mallarını icabında kullanmaları için hanımlarına önceden umumî izin verirlerdi.

Sual:
Bir çocuğa mesela bir kazak hediye gelse, o kazak küçüldüğünde, bunu kardeşine veya arkadaşına hediye edebilir mi?

Cevap;
Çocuk, kendisine zararlı muameleleri bulûğa erene kadar velisi izin verse bile yapamaz. Ancak velisi bu malı o haliyle satış fiyatından satın alıp, verebilir. Çocuğa gelen hediyeler, açıkça bu çocuğa aittir denmedikçe, annenin yakınlarından gelmişse anneye, babanın yakınlarından gelmişse, babaya aittir. Baba veya anne, çocuğa bir elbise almışsa, hediyeye niyet etmeyip, âriyete niyet ederse, bu elbise çocuğun olmaz; binaenaleyh küçüldüğü zaman elbiseyi alan kişi, çocuğun kardeşine veya başkasına hediye edebilir. (Üsrüşenî, Ahkâmu's-Sıgâr)

Sual:
Bir kimse borçlu olduğu halde, bir arkadaşına hediye verse, bu hediye sahih midir?

Cevap;
Hediye sahihtir; ancak borçlu hediye verirse günaha girer. Önce borcunu ödemelidir. Alan kimse bunu bilse bile, alması câizdir.

Sual:
Patronum kurban kesmemiz şartıyla bize 500 lira hediye verdi. Bana kurban kesmek vâcib olmadığı için, bu parayı başka bir ihtiyacımda kullanabilir miyim?

Cevap;
Hibeyi, taraflardan hiçbirine faydası olmayan bir şarta bağlamak, lağvdır. Yani şart geçersizdir, ama hibeye tesir etmez. Bu parayı başka bir ihtiyaç için kullanmak câizdir.

Sual:
Tez çalışması için elimde bulunan 972 hicrî tarihli bir mahkeme ilâmında, bir kimse babasından intikal eden ve kardeşiyle ortak olan evdeki hissesini ölünceye kadar bakmak üzere birine hibe ediyor. Sonra komşusu şuf’a talebinde bulunuyor. Mahkeme bu talebi reddediyor. Bunun sebebi ne olabilir?

Cevap;
Hibede şuf’a cereyan etmez ise de burada ivazlı hibe var. Ancak şuf’anın sıhhati için, malın malum bir bedel karşılığında satılmış olması lâzımdır. Meçhul bir bedel veya mal olmayan bir bedel ile temlik edilen akarda şuf’a cereyan etmez. Ölünceye kadar bakma, bir hizmet ve menfaatten ibarettir. Binaenaleyh meselede şuf’a cereyan etmez. İkinci bir husus, satılan akarda mâlikin mülkiyet hakkının tamamen zâil olması şuf’anın sıhhati için şarttır. Meselâ muhayyerlik varsa, şuf’a cereyan etmez. Meselede de mâlik, kendisine bakma karşılığı temlik ettiği için, bu vaad yerine getirilmezse, akar, satıcının mülkiyetine dönecektir.

Sual:
Bir kimse, oturduğu evin tapusunu kendi üzerine yapsa, akabinde bu evi, samimi olarak, zevcesine hediye ettiğini söylese, fakat tapu hâlâ kendi üzerine kalsa, bu ev zevcenin olur mu?

Cevap;
Kadın o evde oturuyorsa, teslim sayılır. Ev kadınındır. Zira hükmen teslim sayılır. Kadın o evde oturmuyorsa, boşaltıp anahtarını teslim etmek lâzımdır. Tapuyu çevirmek, mülkiyet için şart değildir. Boşaltıp, anahtarını vermez, ama tapuyu çevirirse, yine ev kadının olur.

Sual:
Bir kimse bir çocuğa oynaması için, al bu telefon senin olsun dese, ama niyeti hediye etmek olmasa, bu telefon çocuğun malı olur mu?

Cevap;
Kazâen olur ise de, diyâneten olmaz. Zira latife (şaka) beyanıdır. Önceden iki şâhid tutmuşsa, kazâen de olmaz.

Sual:
Kredi kartlarından verilen bonus, puan gibi hediyeleri kullanmak doğru mudur?

Cevap;
Evet. Bankanın hediyesidir.

Sual:
Şimdi şahısların yaptırdığı Kur'an-ı kerim kursları vakıf mıdır? Buraya yapılan yardımların hükmü nedir?

Cevap;
Vakıf için gereken şartlara riayet etmiş; mesela mülk gayrımenkulünü vakfettiğini söylemişse demişse evet. Yine de İslâm hukukuna göre idare olunmayan bir düzende şer'î vakıf kurmak ve idame ettirmek çok zordur. Buraya yapılan para, çek, senet gibi menkulat veya sandalye, halı gibi vakfı câiz olan mallar, vakfı kurana veya cemiyetin reisine yapılmış şartlı hibelerdir. Hibe ahkâmına tâbidir. Maksada tahsis edilince, sadaka-i cariye olurlar.

Sual:
Arkadaşımızın çalıştığı iş yerinde bize ikram olarak çay ısmarlaması, buna hakkı olup olmadığını bilmediğimiz için caiz olur mu?

Cevap;
Caizdir. Hakkı olmasa ısmarlamaz.

Sual:
4 çocuklu bir babanın, sağ iken tüm mal varlığını sadece erkek evladına bağışlaması caiz midir?

Cevap;
Sahih ise de, diğer çocukları salih ise, bu yaptığı mekruhtur.

Sual:
Bir kadın, kendi kazancından, eşinin rızası olmasa dahi ailesine yardım edebilir mi?

Cevap;
Evet. Kadının kendi mülküdür, dilediğini yapabilir.

Sual:
Devletin yeni doğan çocuklar için babanın adına bankaya yatırdığı süt parası (Emzirme Parası) şer’en kime aittir?

Cevap;
Bu para çocuğun değil; verilen kişinindir.

Sual:
Bir kimse bir kimseden cebren hediye isteyebilir mi?

Cevap;
Cebren hediye olmaz; cebren aldıysa gasp olur. İstemek câizdir; ama makbul değildir. Bir günlük nafakası olanın dilenmesi ise câiz değildir.

Sual:
Almanya'da bir cemaate fahrî imamlık yaparak ücret alan kimse, ayrıca devletten işsizlik maaşı alabilir mi?

Cevap;
Birincisi hediye ahkâmına tâbidir. İkincisi kanunî bir alacaktır. Her ikisi de rıza ile olduğu için caizdir.

Sual:
Almanya’da bir cemaate fahrî imamlık yaparak ücret alan kimse, ayrıca devletten işsizlik maaşı alabilir mi?

Cevap;
Birincisi, hediye ahkâmına tâbidir. İkincisi, kanunî bir alacaktır. Her ikisi de rıza ile olduğu için caizdir.

Sual:
Babam bundan 11 yıl önce dedemden kalma arsanın mülkiyetini 3 halamın izniyle kendi üstüne aldı; onlara da çok düşük bir para verdi. 1 sene sonra da onlardan gizli o zamanın parasıyla 30 bin liraya sattı. Şimdi o arsa 250 bin oldu. Halamların biri o arsanın parasından 250 bin lira üzerinden hakkını istiyor. Yoksa hakkını helal etmeyeceğini söylüyor. Bunun dinen hükmü nedir?

Cevap;
Halalar, haklarını hibe etmişlerse, bir şey isteyemezler. Ama hibe etmedikleri; sadece babanıza tapu muamelesi için izin verdikleri anlaşılıyor. Şu halde, o zamanki satıştan (30 bin lira) miras hisselerine düşen gerçek kısmın, bugünki altın kıymetini ödemesi gerekir.

Sual:
Hayır işlerinde kullanmak üzere, belediyelerden, kamu örtülü ödeneğinden, resmî olmayan yollarla kamudan veya kamu baskısı ile kamuya iş yapan müteahhitlerden maddi kaynak almak caiz midir?

Cevap;
Bunun bedelini ücrete, yani halka aksettireceklerdir. Caiz olmaz.

Sual:
Kamu ihâlesine girene, git şu vakfa veya câmiye yardım et veya şuraya mektep yap demek caiz olur mu?

Cevap;
Bu çok yaygındır. Fâsid şart ve rüşvet olur. Bunun faturası dolaylı olarak halktan çıkıyor. Çok mahzurludur. Dârülharbde de hükmü böyledir.

Sual:
İki çocuğu olan bir kimse, çocuklarından birine ev alması için biraz para verse, diğerine vermese  bunun hükmü nedir?

Cevap;
Herkes malını dilediğine verir. Bunu kimse bozamaz. Ancak çocukları arasında haksız yere ayrım yapmak mekruhtur.

Sual:
Hibe ta'likî ve infisahî şarta bağlanamıyor. Buna göre birisi diğerine "Üniversiteyi birincilikle bitirirsen sana bir telefon alacağım" dese, diğeri de kabul etse, borç doğar mı?

Cevap;
Va’d, kazaî borç doğurmaz. Dinî bir borçtur. Ama hükmü müstehabdır; yani ödenmezse kul hakkı doğmaz.

Sual:
Hastahanede personel müdürü olan biri, bazı kimselere yardımcı olsa, onlar da hediye getirse, caiz olur mu?

Cevap;
Baştan şart koşulmadığı için rüşvet değil, hediyedir.

Sual:
Mektepte tertiplenen kermeste alışveriş yapanlara bilet verip sürpriz çekiliş yapmak veya ayrıca bunun için 5 liraya bilet satmak, kazananlara hediye vermek caiz midir?

Cevap;
Hayır. Garer (belirsizlik) bulunan satış bâtıldır.

Sual:
Talebenin, kazancının helâl, meşru olduğundan emin bulunmadığı bir şirketin bursundan faydalanmasında mahzur var mıdır?

Cevap;
Malının tamamı haramdan olduğu iyi bilinmedikçe bununla muamele yapmak, hediyesini almak, ikramını yemek caizdir.

Sual:
Bebeğe gelen maddi hediyeler (altın+para) kime aittir?

Cevap;
Bu çocuğundur demişlerse çocuğundur. Değilse, sorulur. Sorulamazsa, anne tarafından biri getirmişse anneye; baba tarafından biri getirmişse babaya aittir.