Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
SUALLER - CEVABLAR

"Cinler" kelimesi için sonuçlar gösterilmektedir
Sual:
Yiyecek ve içecek kaplarının ağzı devamlı kapalı mı tutulmalıdır?

Cevap;
Hadis-i şerifte, “Kapların üzerini örtün; kapatırken de besmele söyleyin” buyuruldu. Kapak bulunamazsa, tahta veya başka bir şeyle besmele çekerek kapatmalıdır. Yoksa cinler faydalanır. Mikrop ve bakteri üreyebilir; hayvan veya pislik düşebilir. (Şir’atü’l-İslâm)

Sual:
Evde gece çöp bekletilmemeli; en fazla akşam dışarıdaki çöpe dökülmeli, deniyor. Doğru mudur?

Cevap;
Gece evde çöp ve bulaşık kap bekletmek doğru değildir. Çöpü akşamdan evvel dökmek, akşamdan sonra dökmek gerekirse, cinlerin zarar vermemesi için destur diye hafifçe seslenmek âdettir.

Sual:
Gece bahçeye sıcak su serpmek cinnilerin ölmesine yol açar deniyor, doğru mudur?

Cevap;
Böyle bir rivayet yaygındır. Gece cinnîlerin yayıldığı; bu sebeple gece olunca kapıların kapanması, çocukların eve gelmiş olması gerektiği hadis-i şerif ile sâbittir. Dökmemeli; dökmek zorunda ise destur deyip dökmelidir. (Şir’atü’l-İslâm)

Sual:
Cinler tuvalette necasete bakana zarar verir mi?

Cevap;
Helâda necasete bakmak uygun değildir. Hadis-i şerifte “Cin ve şeytanlar helâda insanlara ifsad ve eziyet için beklerler. Sizden biriniz helâya girerken (Eûzü billahi mine’l-hubûsi ve’l-habâis) (ikisi de peltek se ile) desin” buyuruldu. Hubûs, habîsin çokluk hâlidir. Kötü cinler kasdedilmiştir. Habâis (habîseler) bunların dişileridir. (Şir’atü’l-İslâm)

Sual:
Cinler ne yeyip içerler?

Cevap;
Hadis-i şerifte, tezek ve kemiğin cinlerin yiyeceği olduğu rivâyet olundu (Tirmizî). Bunlar kemikte taze et, tezekte ise hurma bulurlar (Ebû Ya'lâ).

Sual:
Gece çöp atmanın, bebek bezi atmanın bir mahzuru var mıdır?

Cevap;
Gece çöp atmanın cinlere zarar verdiğine dair bir kanaat vardır. Bu sebeple atılırsa, destur deyip öyle atmalıdır.

Sual:
Halk arasında “Karabasan” diye bilinen şey nedir?

Cevap;
Kâbustur. Kötü cinler insanlara uykuda sıkıntı verebilir. Psikolojik veya ârizî sıkıntılar sebebiyle de karabasan görülür.

Sual:
Bazı medyumlar, kaybolan şeylerin yerini söylüyorlar. Bunlara gitmek caiz midir?

Cevap;
Kaybolan şeyin yeri kaybedene göre gâib ise de, başkalarına göre böyle değildir. Meselâ latif mahlûklar oldukları için cinlerin bu kaybolan şeyin yerini bilmeleri ve medyumlara, cinci hocalara haber vermeleri mümkündür. Medyumun bunu bilmesi, gaybı bilmek demek değildir.

Sual:
Cin ile şeytan arasındaki fark nedir?

Cevap;
Şeytan, cin taifesindendir. Cinler de, iyi ve kötü olmak üzere iki kısımdır. Kötü cinler, şeytanlardır. İkisi ayrı diyenler de vardır.

Sual:
Yeni doğan çocuğun kırkıncı günü diye birşey var mıdır?

Cevap;
Yeni doğan çocuk ve annesi bu 40 gün içinde bünye itibariyle zayıf olduğu için, hastalık, nazar, büyü, cinnin daha fazla tesir edebileceği endişesiyle âdeten dışarı çıkmamaktadır.

Sual:
Cin tasallutundan kurtulmak için nasıl bir tedbir almak lâzımdır?

Cevap;
Bu hususta muteber eserlerde hülâsaten şu bilgiler bulunmaktadır: Cinden kurtulmak için en iyi on çâre şunlardır: 1- E’ûzü Besmele ile Fâtiha sûresi okumalıdır. 2- E’ûzü Besmele ile iki Kul-e’ûzüyü okumalıdır. 3- E’ûzü Besmele ile Bekara sûresini okumalıdır. 4- E’ûzü Besmele ile Âyetelkürsî okumalıdır. 5- E’ûzü Besmele ile Bekara sûresinin son âyetini okumalıdır. 6- E’ûzü Besmele ile Ha-Mîm Mü’mîn sûresinin başından masîr’e kadar ve Âyetelkürsî okumalıdır. 7- (Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr) okumalıdır. 8- Çok (Allah) demelidir. 9- Hep abdestli bulunmalı, farzları ve sünnetleri hiç terk etmemelidir. 10- Namahreme bakmaktan, çok konuşmaktan, çok yemekten ve kalabalıktan sakınmalıdır. Âyet-el-kürsî, İhlâs, Mu’avvizeteyn ve Fâtiha sûrelerini sıksık okumak da, insanı cinden muhâfaza eder. Bu âyet-i kerîmeleri okumakla ve bu mektûbu taşımakla ve şifâ âyetlerini okumakla ve yazıp suyunu içmekle fâidelenmek isteyenlerin doğru ve temiz bir imana sahip bulunması ve büyük günahlardan kaçınması lâzımdır. Yoksa fâidesini görülmez. İmâm Rabbânî, “Cinden korunmak için, (Lâ havle velâ kuvvete illâ billah-il-aliyyil’azîm) okumalıdır diyor. Buna Kelime-i temcid denir. Resulullah aleyhisselâmın Ebu Dücane’ye yazdırdığı cin mektubunu evde ve üzerinde taşımalıdır. Bu mektup, Teshîlü’l-Menâfi’ kitâbının sonunda yazılıdır. Bu kitap Hakîkat Kitâbevi’nde satılmaktadır. Cin ve şeytân şerrinden kurtulmak için ve sar’a hastalığına ve sihre karşı Teshîlü’l-Menâfi’ kitabının sonundaki âyât-ı hırzı (hırz âyetlerini) yedi gün okumalı ve yazıp, üzerinde taşımalıdır. Bu muska Hakikat Kitabevinde vardır. Süyûtî der ki: Şeytânın vesvesesinden, sıkıntıdan kurtulmak için, hergün bu düâyı okumalıdır: Yâ Allahü’r-rakîbü’l-hafîzü’r-rahîm. Yâ Allahü’l-hayyü’l-halîmü’l-azîmü’r-raûfü’l-kerîm. Yâ Allahü’l-hayyü’l-kayyümü’l-kâimü alâ külli nefsin bimâ kesebet, hul beynî ve beyne adüvvî! Sabah ve akşam üçer defa hadîs-i şerifte bildirilen şu duayı okumalıdır: Bismillâhillezî lâ-yedurru ma’ asmihi şey’ün fil-Erd-ı velâ fissemâ ve hüves-semî’ul’alîm).

Sual:
Cinler insan kılığına girebilirler mi?

Cevap;
Evet; ama fazla vâki değildir.

Sual:
İlk insan Hazret-i Âdem olduğu gibi, ilk cin de İblis midir?

Cevap;
Hayır. Cinlerin atası Cân'dır. İblis’in, önceki ismi Azazildir. Sonra yaratılmıştır.

Sual:
Evrenin bu kadar büyük olmasının sebebi, sadece bizim için yaratılmadığını gösterir mi?  Mesela cinler evrende çeşitli gezegenlerde hayat sürdürüyor olabilir mi?  

Cevap;
Olabilir. 

Sual:
Cin mektubu denilen ve cinlerin zararına karşı Hazret-i Peygamberden nakledilen rivayetin uydurma olduğunu İbnü’l-Cevzî söylüyor. Ne dersiniz?

Cevap;
İbnü’l-Cevzî, el-Mevduat kitabında (III/169), “Bunun uydurma olduğunda hiç şüphe yoktur” diyerek değerlendirmiştir. Ancak, Hazînetü’l-Esrâr adlı kitapta, sar’a hastasının tedavisi bahsinde bu mektuptan bahsediliyor. İmâm Beyhekî Delâilü’n-Nübüvve ve İmâm Kurtubî Tezkire kitabında anlatıldığı üzere, eshab-ı kiramdan olup cin tasallutuna uğradığından endişelenen Ebû Dücâne’ye, Hazret-i Peygamber’in “Yâ Ebâ Dücâne! Allahü teâlâ, evine hayır ve bereket versin!” diye dua ediyor ve bir yazı yazdırtıyor. Ebu Dücâne, evine gittiğinde bu yazıyı başının altına koyup, uyuyor. Feryad eden bir ses, kendisini uyandırarak “Yâ Ebâ Dücâne! Bu mektupla, beni yaktın. Senin sahibin, bizden elbette çok yüksektir. Bu mektubu, karşımızdan kaldırmaktan başka, bizim için, kurtuluş yoktur. Artık, senin ve komşularının evine gelemeyeceğiz. Bu mektubun bulunduğu yerlere gelemeyiz” diyor. Sabahleyin bu hâdiseyi Hazret-i Peygamber’e anlatıyor. O da “Mektubu kaldır. Yoksa acısını kıyamete kadar çekerler!” buyuruyor. Kefevî’nin Mecmû’atü’l-Fevâid ve Demîrî’nin Hayâtü’l-Hayvan kitabında, “Bir kimse bu mektubu yanında taşısa veya evinde bulundursa, bu kimseye, eve ve etrafına cin gelmez ve dadanmış olup zarar veren cin de gider” diyor. Hakîkat Kitâbevi’nin bastırdığı arabi Teshîlü’l-Menâfi’ kitabının sonunda bu mektup vardır. İbnül-Cevzî, nice sahih rivayetlere mevzu diyen müteşeddid bir âlimdir. Bir hadis âliminin mevzu dediği rivayete, bir başka âlim mevzu demeyebilir. Bu bir ictihad meselesidir.